Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/1081, 18.04.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/1081
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İBRAHİM TOKGÖZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/1081)

Karar Tarihi: 18/4/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yakalama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 21/1/2014 ve 21/11/2014 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2014/18327 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının konu

ve kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/1081 başvuru numaralı bireysel

başvuru dosyası ile birleştirilmesine, 2014/18327 başvuru numaralı bireysel

başvuru dosyasının kapatılmasına, incelemenin 2014/1081 başvuru numaralı

bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 15/9/2013 tarihinde kasten öldürme suçundan Antalya 12.

Sulh Ceza Mahkemesince adli kontrol altına alınmıştır.

8. Başvurucu hakkında verilen adli kontrol kararının

kaldırılması ve yakalama emri düzenlenmesi amacıyla 16/9/2013 tarihindeBaşsavcılık tarafından Antalya 1. Sulh Ceza

Mahkemesine itirazda bulunulmuştur.

9. Antalya1. Sulh Ceza Mahkemesince 18/9/2013 tarihinde4/12/2004

tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 94. maddesi gereğince

başvurucu hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiştir.

10. Başvurucubu karara Antalya 6. Ağır

Ceza Mahkemesi nezdinde itirazda bulunmuş, itiraz mercince

23/9/2013 tarihinde itirazın reddine kesin olarakkarar

verilmiştir.

11. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianame ile kasten

öldürme suçundan başvurucu hakkındakamu davası

açılmıştır.

12. Başvurucu hakkındaki dava Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine

tevzi edilmiş,11/11/2013 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verilmiş ve

kovuşturma aşaması başlamıştır.

13. Aynı tarihte tensiben yapılan

inceleme sonucunda Mahkeme; başvurucu hakkında, soruşturma aşamasında verilen

yakalama kararlarının kaldırılmasına ve tutuklanmak üzere yeniden yakalama emri

çıkarılmasına karar vermiştir. Başvurucununitirazı

üzerine Antalya 3. Ceza Mahkemesinin 9/11/2013 tarihli kararıyla söz konusu

itirazın reddine karar verilmiştir.

14. Başvurucu Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 9/10/2014

tarihli duruşmasında da yakalama kararının kaldırılmasını talep etmiş ve

mahkemece bu talep reddedilmiştir.

15. Başvurucu bu karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli kararıyla itirazın reddine

karar verilmiştir.

16. Ret kararları 23/12/2013 ve 23/10/2014 tarihinde başvurucuyatebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 21/11/2014 ve 21/1/2014 tarihlerinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

18. Başvurucu 9/12/2016 tarihinde kendisi bizzat Antalya 2. Ağır

Ceza Mahkemesine gelerek ifade vereceğini beyan etmesi üzerine Mahkemece resen

duruşma açılmasınave savunmasının alınmasına karar

verilmiştir. Mahkemece "kasten öldürme

suçunu işlediğine ilişkin kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin

bulunması, müsnet suçun CMK.nun

100/3.maddesinde yer alan katalog suçlardan olması, müsnet

suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı,sanığın

tutuklu kalmadığı dikkate alındığında, tutuklama tedbirinin bu aşamada ölçülü

olması, sanığın uzun süre yargılamayakatılmayarak,

yakalama emrinin infazına engel olarak kaçması nedeniyle bu aşamada adli

kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı" gerekçeleriyle başvurucu

hakkında tutuklama kararı verilmiştir.

19. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/2/2017 tarihli

kararıyla başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Yargılama sonucunda

16/5/2017 tarihinde başvurucunun beraatine karar

verilmiştir.

20. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

istinaf aşamasında derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

21. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi" kenar

başlıklı 94. maddesi şöyledir:

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen

yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en

geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.

(2) Yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat

içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde

yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu sesli ve

görüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkeme

tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır.

22. 5271 sayılı Kanun'un "Yakalama

emri ve nedenleri" kenar başlıklı 98. maddesi şöyledir:

"(1) Soruşturma evresinde çağrı üzerine

gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi

üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca,

tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da

yakalama emri düzenlenebilir.

(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin

elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan

kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri

de yakalama emri düzenleyebilirler.

(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında

yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının

istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.

(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli,

bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği

gösterilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 18/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu; hakkında çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama

emrinin hukuki şartlarının oluşmadığını, bu kararın hürriyeti bağlayıcı bir

nitelikte olduğunu, söz konusu kararın varlığı devam ettiği müddetçe

özgürlüğünden yoksun kalma riski altında bulunduğunu, yakalama emrinin infaz

edilmeye başladığı anda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edileceğini,

diğer koruma tedbirlerinin neden yeterli olamayacağının yakalama kararının

gerekçesinde ortaya konulmadığını ve yargılama açısından tüm delillerin

toplandığını, ayrıca yakalama kararına yapılan itirazın matbu ve basmakalıp

gerekçelerle reddedildiğini belirterek etkili başvuru, kişi hürriyeti ve

güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, hukuki

şartların bulunmaması nedeniyle hakkında verilen yakalama kararının kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal edeceğine ilişkin olduğundan başvurunun

Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

26. Anayasa Mahkemesi, yakalama emirlerinin infaz edilmediği

dönemde temel hak ve hürriyetlere yönelik bazı etkileri bulunsa da bu dönemde

henüz kişilerin fiziksel özgürlükleri maddi olarak kısıtlanmamış olduğundan söz

konusu etkilerin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale

olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirtilmiştir (Galip Öğüt [GK], B. No: 2014/5863, 1/3/2017, § 41). Aynı durum infaz

edilmemiş tutuklamaya yönelik yakalama kararı için de geçerlidir.

27. Somut olayda başvurucu hakkında 18/9/2013 tarihinde

Antalya1. Sulh Ceza Mahkemesince ve 11/11/2013 tarihinde Antalya 2. Ağır Ceza

Mahkemesince verilen yakalama kararları infaz edilememiştir. Başvurucu

9/12/2016 tarihinde bizzat Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine gelerek hakkındaki

suçlamalara ilişkin olarak ifade vereceğini beyan etmesi üzerine resen duruşma

açılmış ve savunması alınmıştır. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, kuvvetli suç

şüphesinin varlığını gösteren somut olguların varlığı ve tutuklama nedenlerinin

bulunduğu gerekçesiyle başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Dolayısıyla

yakalama kararına ilişkin olarak başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkına bir müdahalede bulunulmamıştır. Başvurucunun tutuklanmasının ise

bireysel başvuruya konu edilmediği görülmektedir.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddiasına ilişkin olarak

bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

18/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu

:

İbrahim

TOKGÖZ

Vekili

:

Av. Naim

KARAKAYA

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/1081, T. 18.04.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-1081-basvuru-18-04-2018-8f38332e28d7