Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/7042, 18.11.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2013/7042
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MESUDE KIRIKLI VE ASİL AKÇA BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/7042)

Karar Tarihi: 18/11/2015

R. G. Tarih ve Sayı: 30/12/2015-29578

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru,

muvaazalı devir iddiasıyla açılan tapu iptali ve

tescil davasının reddi nedeniyle hak arama hürriyetinin ve mülkiyet hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru,

10/9/2013 tarihinde Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır.

Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun

Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci

Bölüm İkinci Komisyonunca 30/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru

formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve

belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucular,

1/1/2005 tarihinde Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali ve

tescil davasında M.S.nin kendisinden önce ölen kızı E.nin çocukları olduklarını, M.S.nin

mal kaçırmak amacıyla İzmir ili Kesre köyünde bulunan taşınmazını bedel ödenmiş

gibi göstererek düşük bedel karşılığında satış adı altında 18/12/1970 tarihinde

oğlu davalı A.S.ye devir ve temlik ettiğini ancak asıl işlemin bağış olduğunu,

söz konusu taşınmaz üzerinde miras paylarının bulunduğunu iddia etmişler;

taşınmazdaki miras hisselerinin tapuya tesciline ve taşınmazın üçüncü kişilere

devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kayıtlarına şerh konulmasına karar

verilmesini talep etmişlerdir.

6. Menderes

Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2005/1032 sayılı dosyasında başlayan yargılamada

24/3/2006 tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazda keşif yapılmıştır.

7. Keşif

esnasında bilirkişiler hazır bulunmuş, ayrıca başvurucuların (davacılar) ve

davalı tanıklarının beyanları alınmıştır.

8. Yapılan

keşfin ardından bilirkişiler hazırladıkları raporu 20/12/2006 tarihinde

Mahkemeye ibraz etmişler, tarafların rapor hakkındaki beyanları alınmış ve

talepleri doğrultusunda ek bilirkişi raporlarının alınmasına karar verilmiştir.

9. Taraflar

ek bilirkişi raporları hakkında beyanlarını Mahkemeye sunmuşlardır.

10. Yargılama

sonunda Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi, 12/1/2011 tarihli ve E.2005/1032,

K.2011/5 sayılı kararı ile davanın reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinin

ilgili bölümleri şöyledir:

“…Dava konusu taşınmazda keşif yapılmış, tanıklar dinlenmiş

bilirkişiler raporlarını ibraz etmişlerdir.

Bilirkişiler Ş.B. ve M.G.’nin

20/12/2006 havale tarihli raporunda sonuç olarak; dava konusu taşınmazın

yerinin satış tarihinde köy olması, taşınmazın tarla vasfında olması,

yapılaşmaların olmaması ve tapu satış akitlerinde genellikle taşınmazın gerçek

değerleri üzerinden satış yapılmaması gibi etkenler düşünülse bile satışın

gerçek değerinin çok altında yapılmış olduğu görüşünde olduklarını

belirtmişlerdir.

…

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava

muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır. Tarafların müşterek murisi

M.S. dava konusu taşınmazı sağlığında ölü davalı oğlu A.S.’ye

tapuda devretmiştir. Dinlenen davalı tanıklarının beyanlarına göre muris M.S.’nin başka malvarlığı bulunmamakta herhangi bir geliri de

yoktur. Davalı A.S.’nin ise dava konusu taşınmazı

alabilecek ekonomik gücü bulunmaktadır hatta davalı A.S. dava konusu

taşınmazlara komşu daha birçok taşınmaz satın almıştır. Muris M.S. 2 kez

ameliyat olmasından dolayı paraya ihtiyacı olmuştur. Başka gelirinin olmaması

sebebiyle maddi sıkıntısını dava konusu taşınmazı satarak gidermiştir. Davacı

taraf ise dava konusu taşınmazın satışının muvazaalı olduğunu ispatlayamamıştır.

Bu durumda Muris M. S.’nin ölü davalı A.S.’ye yaptığı tasarrufun muvazaalı olduğundan bahsetmek

mümkün değildir. Açıklanan tüm bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine

karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

…”

11. İlk

Derece Mahkemesi kararı üzerine başvurucular temyiz talebinde bulunmuş; yapılan

inceleme sonucu Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 1/11/2011 tarihli ve E.2011/6217,

K.2011/11183 sayılı ilamı ile “…Dava, muris

muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup

mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda tarafların miras bırakanının

davalılara yapmış olduğu taşınmaz temliklerinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı

ve muvazaalı olmadığı kanıtlanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş

olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde davacının sair temyiz itirazları

yerinde değildir. …” gerekçesine dayanarak başvurucuların esasa

ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş ancak kararı yargılama giderleri yönünden

bozmuş, karar düzeltme istemini de 10/5/2012 tarihli ve E.2012/4280,

K.2012/5551 sayılı ilamı ile reddetmiştir.

12. Bozma

üzerine Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi 26/9/2012 tarihli ve E.2012/398,

K.2012/476 sayılı kararı ile bozma ilamında belirtilen doğrultuda yargılama

giderleri yönünden yeniden hüküm kurmuştur.

13. İlk

Derece Mahkemesinin son kararı temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay 1. Hukuk

Dairesinin 25/1/2013 tarihli ve E.2013/385, K.2013/866 sayılı ilamı ile

onanmış, karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 1/7/2013 tarihli ve

E.2013/8125, K.2013/10912 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

14. Karar

düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucu Mesude Kırıklı’ya

13/8/2013 tarihinde, başvurucu Asil Akça’ya 14/8/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucular

10/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

16. 22/11/2001

tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddesi şöyledir:

“Taşınmaz

mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde

düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.

Ölüme bağlı

tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tâbidir.”

17.

11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinin birinci

fıkrası şöyledir:

“Bir

sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında,

tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları

sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin

18/11/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların 10/9/2013 tarihli

ve 2013/7042 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

19. Başvurucular,

1/1/2005 tarihinde Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali ve

tescil davasında son duruşmadan kısa bir süre önce hâkim değişikliği

yapıldığını, yeni atanan hâkimin dosyaya vakıf olmadan ilk celsede taleplerini,

bilirkişi raporlarını ve tanık beyanlarını yok sayarak davanın reddi yönünde

karar verdiğini; alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarda uyuşmazlık konusu

taşınmazın değerinin altında bir bedelle satıldığının ortaya konulduğunu, hüküm

kurulurken davalı taraf tanıklarının beyanlarından hareket edildiğini

belirterek adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşler; yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmesini, bu talepleri kabul

görmez ise uyuşmazlık konusu taşınmazda hisselerine düştüğünü iddia ettikleri

meblağın kendilerine ödenmesine ve yargılama sonunda ödemek zorunda kaldıkları

vekâlet ücretinin iadesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

20. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."

21. Anılan

Kanun hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen

nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilir.

Niteliği itibarıyla kamu düzenine ilişkin olan bu başvuru şartını taşımayan

bireysel başvuruların incelenebilmesi mümkün değildir (Doğan Yıldırım, B. No: 2013/9831, 10/3/2015,

§ 23).

22. Anayasa

Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve

Mahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği

ilkesinin gereğidir (Zafer Öztürk, B.

No: 2012/51, 25/12/2012, § 18).

23. Somut

olaya konu yargılama sürecinin incelenmesi neticesinde başvurucuların, Menderes

Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/1/2011 tarihli kararı üzerine temyiz talebinde

bulunduğu, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 1/11/2011

tarihli ilamında“…Dava, muris muvazaası

hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece

yapılan araştırma ve inceleme sonucunda tarafların miras bırakanının davalılara

yapmış olduğu taşınmaz temliklerinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı

olmadığı kanıtlanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir

isabetsizlik yoktur. O halde davacının sair temyiz itirazları yerinde

değildir.” ifadesiyle yargılama sürecinin esasına ilişkin temyiz

itirazlarını reddettiği, aynı konuda yapılan karar düzeltme talebini ise

10/5/2012 tarihli ilam ile reddettiği (bkz. §§ 10, 11), anılan bozma ilamı

sonrası İlk Derece Mahkemesinin yalnızca yargılama giderleri hususunda yeniden

hüküm kurduğu belirlenmiştir (bkz. § 12).

24. Bu

doğrultuda başvurucunun bireysel başvuruya konu ettiği şikâyetleri yönünden

yargılamanın kesinleştiği tarihin, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisi dışında kalan, yargılamanın esasına ilişkin itirazlarına dair karar

düzeltme isteminin Yargıtay 1. Hukuk Dairesince reddedildiği 10/5/2012 tarihi

olduğu anlaşılmaktadır.

25. Açıklanan

nedenle bireysel başvuruya konu edilen şikâyetlere ilişkin yargılama sürecinin

23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurunun zaman bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

bırakılmasına

18/11/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Nuri NECİPOĞLU

Hasan Tahsin GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

1. Mesude KIRIKLI

2. Asil AKÇA

Vekili

:

Av. Ozan GÜLHAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/7042, T. 18.11.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2013-7042-basvuru-18-11-2015-b9539699640a