Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/7039, 11.12.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2013/7039
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ŞABAN YEŞİL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/7039)

Karar Tarihi: 11/12/2014

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, miras bırakan İsmet YEŞİL tarafından terör

olayları nedeniyle ikamet ettiği yerleşim yerini terk etmek zorunda kaldığından

bahisle uğradığı zararların karşılanması talebinin reddi üzerine açtığı davanın

reddedilmesi nedeniyle özel hayatın korunması, kişi özgürlüğü ve güvenliği,

yaşam, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile işkence, kötü muamele ve

ayrımcılık yasaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuşlardır.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 9/9/2013 tarihinde Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 8/5/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 9/6/2014 tarihli

yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAYLAR VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular, 11/6/2007 tarihinde vefat eden İsmet

Yeşil’in çocuklarıdır.

8. Başvurucular murisi, Diyarbakır ili Bismil ilçesi Alibey köyünde ikamet etmekte iken köyden göç etmiştir.

9. Murisin, ikamet ettiği yerleşim yerini terk etmesi

sebebiyle zarara uğradığından bahisle, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör

ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun

hükümlerinden yararlandırılması yönündeki 26/7/2005 tarihli talebi, Batman

Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun 6/3/2006 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

Muris, bu işlemin iptali için dava açmıştır.

10. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 24/6/2008 tarih ve

E.2006/1690, K.2008/1023 sayılı kararıyla, murisin terör olayları nedeniyle

köyünü terk ettiğinin anlaşıldığı, idarece 5233 sayılı Kanun uyarınca herhangi

bir zararının olup olmadığı araştırılmadan talebinin reddedilmesinin hukuka

aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.

11. Danıştay Onbeşinci Dairesinin

20/9/2011 tarihli kararıyla, Alibey köyüne ait

dosyaların birlikte incelenmesinden, Köyün terör olayları nedeniyle boşaltılan

yerlerden olmadığı, köydeki arazilerin sahibi olan M. A. tarafından Köy

Hizmetleri Genel Müdürlüğüne satılması sonucu murisin köyden göç ettiğinin

anlaşılmasından dolayı zararın 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece

karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi

kararı bozulmuştur.

12. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi bozma kararına uymuş ve

27/12/2011 tarih ve E.2011/2179, K.2011/3249 sayılı kararıyla davayı

reddetmiştir. Söz konusu karar, Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 11/12/2012 tarih ve E.2012/4699, K.2012/13678 sayılı kararıyla

onanmıştır.

13. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu da aynı

Dairenin 20/6/2013 tarih ve E.2013/8328, K.2013/4803 sayılı kararıyla

reddedilmiş, karar başvurucular vekiline 29/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucular 9/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yapmışlardır.

B. İlgili Hukuk

15. B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§15-27.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 11/12/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 9/9/2013 tarih ve 2013/7039 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucular, murislerinin terör olayları nedeniyle

ikamet ettikleri köylerini terk etmek zorunda kaldığını, murislerinin açtığı

davayı derece mahkemelerinin yeterli inceleme yapmadan reddettiğini, köyün terk

edilmesinin sebebinin 1991-1993 yıllarında köyde pek çok terör olayının meydana

gelmesi olduğunu, malvarlıklarına ulaşamamaktan dolayı maddi zararlarının

oluştuğunu ve başvurunun karara bağlanmasının makul olmayacak şekilde uzun

sürdüğünü, bu nedenle özel hayatın korunması, kişi özgürlüğü ve güvenliği,

yaşam, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile işkence, kötü muamele ve ayrımcılık

yasaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki tavsifi ile bağlı değildir. Başvurucuların söz konusu haklara

dayanarak doğrudan murislerine yönelen eylemlere ilişkin bir ihlal iddiası

bulunmamakta olup, ileri sürülen iddiaların köyün güvenlik nedeniyle boşaldığı

ve bu nedenle murislerinin maruz kaldığı zararların 5233 sayılı Kanun

kapsamında karşılanması gerektiği ile yargılamanın uzun sürdüğünü ortaya koymak

adına yapıldığı görülmektedir. Başvurucuların iddiaları yargılamanın sonucuna

ve makul sürede bitirilmemesine ilişkin olup diğer haklar kapsamında bir

değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

19. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır.”

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

21. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler

tarafından yapılabilir.

22. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 sayılı

Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca, Anayasa’da güvence

altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

(AİHS) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi

birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır (B. No: 2012/22,

25/12/2012, § 24).

23. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” başlıklı 46. maddesinde kimlerin

bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup, anılan maddenin (1) numaralı

fıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu

önkoşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü

eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı, başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, bu

ihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak”

ve “doğrudan” etkilenmiş olması

ve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur”

olduğunu ileri sürmesi gerekir (B. No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24).

24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme’nin 34.

maddesinde yer alan“mağdur” kelimesi ile ihtilaf konusu eylem ya da

ihmalden doğrudan etkilenen kişinin kast edildiğini belirtmektedir (Brumarescu/Romanya [BD], B. No: 28342/95,

28/10/1999, § 50).

25. Başvuru konusu olayda başvurucular, murislerinin, terör

eylemi nedeniyle köyünü terk ettiğinden bahisle uğradığı zararın tazmini

istemiyle açtığı davanın reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler

ise de, başvuru formu ve ekli mahkeme kararları incelendiğinde, 11/6/2007

tarihinde vefat eden muris tarafından 31/7/2006 tarihinde açılan davanın hiçbir

safhasında başvurucuların davaya müdahil olmadığı veya davayı takip etme

talebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.

26. Başvurucuların, murislerinin açtığı davanın devamı

süresince davaya katılmadıklarından veya davayı takip talebinde

bulunmadıklarından dolayı yargılamanın sonucu ve uzun sürmesi nedeniyle güncel

ve kişisel haklarının doğrudan zarara uğradığından söz etmeye imkân

bulunmamaktır.

27. Bu durumda, başvurucuların güncel ve kişisel haklarının

doğrudan etkilenmediği anlaşıldığından, mağdur statüsüne sahip olmadıkları

sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların, mağdur statüsü

bulunmadığından, başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin “kişi yönünden yetkisizlik”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle, başvurunun, başvurucuların mağdur statüsü bulunmadığından “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama

giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına, 11/12/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN

Zühtü ARSLAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Bahadır YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Şaban YEŞİL

Mehmet Tahir YEŞİL

Mehmet Can YEŞİL

Abdussemet

YEŞİL

İzzettin YEŞİL

Vekilleri

:

Av. Zeki ÇELİK

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/7039, T. 11.12.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2013-7039-basvuru-11-12-2014-47718116a60c