İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/773 E. 2022/505 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/773
Karar No
2022/505
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/773 Esas - 2022/505 "TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/773 Esas KARAR NO : 2022/505

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : 1- ....LTD.ŞTİ. -

VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 3- ... - ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/10/2021 KARAR TARİHİ : 26/05/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde işçilik alacağı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 26/07/2019 tarihinde 10.000,00 TL, 07/08/2019 tarihinde 15.597,14 ve 07/08/2019 tarihinde1.676,42 TL olmak üzere toplam 27.273,56 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 14.644,82 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 14.644,82 TL' tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil yönünden öncelikle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacının haksız davasının reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, tarafların dosyaya cevap dilekçesi sunmamış oldukları anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'un davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 14.644,82 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 13/03/2022 tarihli raporunda; 19/08/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, .... A.Ş tam sorumluluk, 718,65 TL, .... Ltd. Şti. Tam sorumluluk 4.150,82 TL, .... A.Ş tam sorumluluk 9.800,88 TL olmak üzere toplam 14.670,35 TL , bulunduğu, davanın 14.644,82 TL üzerinden açıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunup bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı, dosya içerisinde davacı kurum ile iş bu davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını iş bu yüklenicilere rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır. Öte yandan dosya kapsamı incelendiğinde davalılardan ... Ve .... şirketleri ile davacı arasında imzalanan sözleşmede işçi alacaklarının muhatabına yönelik hüküm bulunmadığı görülmekle, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının 26/07/2019 tarihli 10.000,00 TL, 07/08/2019 tarihli 15.597,15TL'lik ödeme nedeniyle, .... A.Ş tam sorumluluk, 718,65 TL, .... Ltd. Şti. Tam sorumluluk 4.150,82 TL, .... A.Ş tam sorumluluk 9.800,88 TL olmak üzere toplam 14.670,35 TL, bulunduğu, davanın 14.644,82 TL üzerinden açıldığı, davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, dava 14.644,82 TL ödeme yapılmış olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden açılmış, ödenen miktarca rücu hakkı doğacağından ödenen miktara göre bilirkişice hesaplanan miktarlardan mahkememizce eşit oranlarda tenzilat yapılmış, buna göre açılan davanın kabulü ile, 710,14 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 4.142,31 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 9.792,37 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ İle, * 710,14 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, * 4.142,31 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, * 9.792,37 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.000,38 TL karar harcının, peşin alınan 250,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 750,28 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (davalılardan .... 'nin sorumluluğunun 37,51 TL ile sınırlı, davalı ... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 210,08 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 502,69 TL ile sınırlı tutulmasına) 3-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, (davalılardan .... 'nin sorumluluğunun 66,00 TL ile sınırlı, davalı ... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 369,60 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 884,40 TL ile sınırlı tutulmasına) 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan .... 'nin sorumluluğunun 255,00 TL ile sınırlı, davalı ... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 1.428,00 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 3.417,00 TL ile sınırlı tutulmasına) 5-Davacı tarafından yapılan 250,10 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan .... 'nin sorumluluğunun 12,50 TL ile sınırlı, davalı ... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 70,03 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 167,57 TL ile sınırlı tutulmasına) 6-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 185,50 TL davetiye gideri ve 1,80 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 787,30 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan .... 'nin sorumluluğunun 39,37 TL ile sınırlı, davalı ...ayi İmalat... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 220,44 TL ile sınırlı, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 527,49 TL ile sınırlı tutulmasına) 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... A.Ş. Vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Şirketi vekilinin ve diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.26/05/2022

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/773, K. 2022/505, T. 26.05.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-773-e-2022-505-k-b8bfb34bef5f