İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/379 E. 2022/484 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/379
- Karar No
- 2022/484
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/379 Esas - 2022/484 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/379 Esas KARAR NO : 2022/484 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/10/2017 KARAR TARİHİ : 24/05/2022 YAZIM TARİHİ : ... Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30/03/2021 tarih 2020/... esas 2021/... K sayılı kaldırma kararı ile Mahkememize gelen ve görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08/06/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek 100,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 08/06/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının sakat kalması nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır. Kusur bilirkişisi Trafik Polis Memuru ...'ın mahkememize verdiği 17/04/2018 havale tarihli raporunda, 08/06/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğunu, yolcu ...'ın ise kazanın oluşumunda etken kural ihlalinin olmadığını belirtmiştir. Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 12/04/2019 tarih ve ... sayılı raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirtilmiştir. Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu raporunda, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği iyileşme-geçici iş göremezlik tazminatının 8.201,64 TL olduğunu, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir. Davalı vekilince yargılama sırasında müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği belirtildiği, TBK 52 maddesinde mağdurun zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılabileceğinin düzenlendiği, davaya konu olayda davacının araçta yolcu olarak bulunduğu, soruşturma evrakı içeriğine göre davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı, araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu bütün bu hususlar gözetildiğinde davacının emniyet kemeri takmayarak ve ehliyetsiz sürücünün aracına binerek kazanın sonucunu ağırlaştırdığı, müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından talep edilen 100,00 TL tazminattan takdiren % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 80,00 TL tazminatın dava tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilince yargılama sırasında hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği belirtilmiş ise de cevap dilekçesinde bu husus ileri sürülmediğinden, mahkememizce hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile; 80,00 TL tazminatın dava tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30/03/2021 tarih 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı kaldırma kararı ile; davacı vekilinin maluliyete yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede; "....davacı vekili istinaf dilekçesinde karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davalının maluliyetine ilişkin raporunun ATK İstanbul 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği, maluliyete ilişkin tespitin ise kaza tarihi olan 08/06/2014 tarihinde yürürlükte olmayan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" kapsamında hazırlandığı anlaşılmıştır.... İlk derece mahkemesince hükme esas alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/01/2019 tarihli maluliyet raporunun,11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, bu itibarla davacının maluliyetine ilişkin hazırlanan raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmamıştır. Buna göre mahkemesince hatalı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan ATK raporu hükme esas alınarak hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul ATK ihtisas dairesi 30/01/2019 günlü raporunda belirtildiği gibi davacının geçirmiş olduğu kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 03/08/2013 günlü resmi gazetede yayınlanan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının çalışma gücü kaybının belirlenemeyecek olması nedeni ile kaza tarihi itibari yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenecek maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin maluliyete yönelik itirazının değerlendirilerek usulüne uygun rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi nedeni ile..." mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilerek tahkikata devam edilmiştir. Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 02/11/2021 tarih ve ... sayılı raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu beden gücünün % 8'ini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de altı aya kadar olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığını, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu 19/01/2022 tarihli ek raporunda, kusur oranına, maluliyet oranına ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 4.937,76 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 216.366,22 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 1.071,00 TL olduğunu, zararın poliçe kapsamında olduğunu belirtmiştir. Dava trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, 08/06/2014 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazasının oluştuğu, bu kaza sonucu araçta yolcu konumunda bulunan davacı ...'ın yaralandığı, davacının yaralanmasının sürekli maluliyetine neden olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 13/08/2013 başlangıç ve 13/08/2014 bitiş tarihli ve ... nolu motorlu kara taşıtları zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı vekilince hükmedilecek tazminat miktarından hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği iddia edilmiştir. Davaya konu olayda davacının araçta yolcu olarak bulunduğu, araç sürücüsü ile arkadaş olduğu soruşturma evrakı içeriğinden anlaşılmış ise de hatır taşıması cevap dilekçesi süresi içerisinde ileri sürülmesi gereken bir def'i olup süresinde yapılmayan talebin reddi gerekmiştir. Öte yandan dosya kapsamından davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı, araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu anlaşılmakla bu hususlar gözetildiğinde davacının emniyet kemeri takmayarak ve ehliyetsiz sürücünün aracına binerek kazanın sonucunu ağırlaştırdığı kanaatine varılarak hükmedilen tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın TBK'nun 54. ve 55. maddeleri gereğince çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davacının 08/06/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı ve geçici işgöremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, yolcu ...'ın ise kazanın oluşumunda etken kural ihlalinin olmadığı, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının toplam zararının 222.374,98 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin talebini 15/03/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinde 4.937,76 TL geçici iş göremezlik ve 1.071,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 6.008,76 TL olarak belirttiği, davalı sigorta şirketinin, davacıda meydana gelen zarardan, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri ve ZMMS poliçesi kapsamında 250.000 TL poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, belirlenen zararın limit içinde kaldığı anlaşılmıştır. Ancak davacı her ne kadar bakıcı gideri talebinde bulunarak bu talebini ıslah dilekçesi ile artırmış ise de, dava dilekçesinde böyle bir talebinin bulunmadığı, bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde ise kalıcı ve geçici iş göremezlik miktarlarının hesaplanmasını talep ettiği görülmüştür. Diğer yandan davacı vekili geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş ve bu talebini de ıslah dilekçesi ile hesap raporu doğrultusunda artırmış, HMK'nun 177/2 maddesi gereği davacı vekilinin ıslah beyanı yerinde görülmüştür. Öte yandan davacı her ne kadar kaza tarihi itibariyle 16 yaş 8 aylık ise de, 6 aylık geçici iş göremezlik süresi sonu itibariyle gelir getiren bir işte çalıştığının ispatı halinde tazminata hak kazanabileceği, dosya kapsamında yaptırılan araştırma neticesinde davacının asgari ücretle çalışan işçi olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davacının geçici iş göremezlik talebinin kabulü gerekmiş, bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davacının bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin reddine, davacının kalıcı maluliyetine ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maluliyetine ilişkin olarak açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, (50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 4.937,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.987,76 TL maddi tazminat miktarı üzerinden % 20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle) 3.990,21 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE, A) Davacının bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin REDDİNE, B) Davacının kalıcı maluliyetine ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maluliyetine ilişkin olarak açılan maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, (50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 4.937,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.987,76 TL maddi tazminat miktarı üzerinden % 20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle) 3.990,21 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 272,57 TL karar harcından, peşin alınan 31,40 TL ve ıslah ile alınan 80,70 TL olmak üzere toplam 112,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 160,47 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 3.990,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen kısım üzerinden AAÜT uyarınca hesap olunan 1.071,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, (reddedilen 997,55 TL'lik kısım yönünden müterafik kusur nedeni ile alacaktan kanun gereği indirim yapılmış olduğundan davalı lehine bu miktar yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına), 5-Davacı tarafından yapılan 112,10 TL peşin+ıslah harcının tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan 562,00 TL adli tıp muayene ücreti, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 129,00 TL tebligat ve 65,80 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1656,80TL yargılama giderine ilaveten, bozmadan sonra yapılan 61,50 TL tebligat gideri 78,80 TL müzekkere gideri, 820,00 TL adli tıp muayene ücreti, 250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.867,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 2.362,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.24/05/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.