İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/23 E. 2022/462 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/23
- Karar No
- 2022/462
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/23 Esas - 2022/462 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/23 Esas KARAR NO : 2022/462 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... : 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2021 KARAR TARİHİ : 17/05/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10/09/2019 tarihinde satın aldığı ve ... koduyla şirket demirbaş listesine ekleterek şirket adına kullandığı ... Marka, ... plakalı, ... Şasi Nolu, ... Motor Nolu, 2017 model, 2018 trafiğe çıkışlı otomobili, garanti süresi içerisinde arızalanması dolayısıyla Adana ... bayiliğini yapan davalı ... A.Ş’ye, 26/11/2019 tarihinde kusurların tespiti için bıraktığını, bu teslime ilişkin İş Emrinin 05/12/2019 tarihinde düzenlendiğini, davalı ... yetkili servisinin araçtaki kusurun motor kısmında olduğunu, garanti kapsamında tamir yapılacağını belirterek aracın biraz serviste kalacağını belirttiğini ancak söz konusu aracın yaklaşık olarak 70 gün boyunca serviste tamir için bekletilmiş olup bu süre içerisinde tamiri yapılıp müvekkiline tesliminin sağlanmadığını ve ne zaman teslim edileceğine ilişkin bir raporlama ve net bir tarih verilerek açıklamada bulunulmadığını, 3-4 ay süren parçaların yurt dışından geliyor denilerek müvekkilinin geçiştirildiğini, müvekkilinim davaya konu aracı satın aldıktan sonra ortaya çıkan ayıp dolayısıyla araçtan yararlanamamasının süreklilik arzetmesi ve aracın arızasının motor kısmında olması, aracın teslimden itibaren yaklaşık 70 gün geçmiş olmasına rağmen ne zaman müvekkiline geri teslim edileceğinin belli olmaması gibi nedenlerle Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 14. Maddesi “Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur.” hükmü gereği aracın teslim edildiği yetkili servis istasyonu (...) ve satıcı-ithalatçı (... Otomotiv) muhatap şirketlere, satın alınan ve yetkili servis istasyonuna teslim edilen aracın 70 gündür tamir edilememesi, yönetmelikte öngörülen azami tamir sürelerinin çokça aşılmış olduğu ve maldan yararlanamamanın süreklilik arzetmesi sebepleriyle aynı marka aynı model, aynı özelliklerdeki malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ikame araç bedelini talep ettiğini, davalıların müvekkilin misliyle değişim talebine yanaşmaması ve müvekkilin dava konusu araçtan faydalanamamasının süreklilik arzetmesi dolayısıyla; müvekkilinin ayıplı aracı 70 gündür tamir için bekleyen davalı ... Yetkili servisinden teslim alarak düşük fiyata satmak zorunda kaldığını, ayıp dolayısıyla dava konusu aracın hem piyasa rayiç değerinden çok daha aşağı fiyata satılmış hemde aracın tamir için davalı ... yetkili servise teslim edildiği (30/11/2019) tarihinden aracı teslim aldığı tarihe kadar 70 gün boyunca aracını hiç kullanamadığını ve faydalanamadığını, haliyle aracın misli ile değişim talebinin, müvekkilin aracı ayıplı olarak satmak zorunda kalması dolayısıyla; yüksek mahkeme içtihatları ve çoğun içinde azda vardır kuralı gereği ayıp oranında bedel indirimi talebine dönüşmüş ve araçtan mahrum kalınan dönem için ise ikame araç bedeli talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu, haklı davanın kabulü ile HMK 107. md gereği ileride artılırıp eksiltilmek üzere; bilirkişi tarafından hesaplanacak ayıp oranında bedel indirimi (ayıp dolayısıyla araçta meydana gelen değer kaybı) miktarının 1.000,00 TL' sinin ve araçtan mahrum kalınan döneme ilişkin bilirkişi tarafından hesaplanacak ikame araç bedelinin 1.000,00 TL'sinin, temerrüt tarihinden (31/01/2020) itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacı vekili 28/02/2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 1.000,00 TL ikame araç bedeli talebini 15.200,00 TL arttırarak 16.200,00 TL bedelin davalıların her ikisinin de temerrüt tarihi olan 08.02.2020 tarihinden itibaren (dava öncesinde temerrüt gerçekleştiğinden ) işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise zamanaşımı def’i ve hak düşürücü süre yönünden itirazlarının dikkate alınmasına, neticede esasa girilmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil yönünden aleyhine açılan davada, davacının talep ve iddialarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olması sebebiyle, davanın usul ve esas yönden reddine karar verilmesini, Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ticari satımdan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından davalılardan satın alınan ... Marka, ... plakalı, ... Şasi Nolu, ... Motor Nolu, 2017 model aracın ayıplı olduğu iddiasıyla ayıp oranında bedel indirimi ve ikame araç bedelinin davalılardan temerrüt tarihi olan 08.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesi talep edilmiştir. Davalı vekilleri davanın zamanaşımına uğradığını iddia ederek, davanın usulden reddini talep etmişlerdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesinde, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerektiği, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlardada Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı" belirtilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2.maddesinde, "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesinin gerektiği, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı" belirtilmiş olup, aynı yasanın 231.maddesinde ise, "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı" hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamında davacının dava konusu aracı satın aldığı tarih 10/09/2019 olup, davanın süresi içinde açıldığı kanaatine varılmakla davalı vekillerinin talepleri yerinde görülmemiştir. Yargılama sırasında taraflarca sunulan belgeler ve tüm deliller dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf tanıklarının beyanları tespit edilmiştir. Davacı Tanığı (Davacı şirket yetkilisi) ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..ben davacı şirketin yönetim kurulu başkanıyım, bu sebeple dava konusu hakkında bilgi sahibiyim, aracı bir yıllık kullanımı sonrası henüz garanti kapsamındayken ikinci el olarak aldık, yaklaşık 7 ay kullandıktan sonra şanzıman arızası vermeye başladı, araçtan devamlı sesler geliyordu, otomotik bir araçtı, davalı servise müracaat ettik, 20 gün tamir sürecinin olacağını beyan ettiler , tarafımıza ikame araç teklifi yapılmadı, yurtdışından parça gelmesi beklendi, ancak bu parça gelmeden yirmi güne aşkın bir süre sonra araç onarıldı diyerek bize teslim edildi, ancak araçta aynı sıkıntı devam ettiği için servise verdik, yaklaşık 2-3 ay araç tamiri için serviste kaldı, bize verilmedi, yaklaşık bir haftalık bir süre için ikame araç verildi, sonrasında araç bize teslim edildi, halen aynı sıkıntısı devam ediyordu, davalı şirket değerinin çok altında takas için bir fiyat teklif etti, reel fiyatının % 18- % 20 aşağısında bir fiyata başka birine sattık, olay bu şekilde gerçekleşti, dava konusu aracı alış fiyatımızı hatırlamıyorum, aldığımdan daha düşük bir fiyata sattığımı hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..ben davacı şirkette inşaat mühendisi olarak çalışmaktayım, araçta kronik bir ses problemi vardı, sonra aracı ... servisine bıraktık, oradaki usta bize sıkıntının şanzımandan kaynaklı olduğunu, parça değişerek sıkıntının giderilebileceğini söyledi, parça sipariş edeceğiz dedi, ancak aracın ne kadar süre serviste kalacağına yönelik bir beyanda bulunamadı, araç yaklaşık iki buçuk ay serviste kaldı, daha sonra iki buçuk ay sonra aracı teslim aldık, teslim aldıktan sonra araçta yine aynı şanzıman sesi geliyordu, ayrıca korna da çalışmıyordu, ertesi gün tekrar aracı servise teslim ettik, iki buçuk ay boyunca talep ettiğimiz halde bize ikame bir araç verilmedi, ikinci kez aracı servise götürdükten sonra bir haftalık süreç için bize ikame araç verdiler, bir hafta sonra tüm parçaları değiştirdiklerini ve tüm sıkıntıyı giderdiklerini söyleyerek aracı verdiler, ancak sıkıntı giderilmemişti, bu sebeple aracı satma kararı aldık, aracı değerinin çok altında bir şekilde 340.000,00 TL sattık, daha doğrusu takas ettik, ... bize aracı 275.000,00 TL 'ye alabilecekleri yönünde bize teklifte bulunmuşlardı, rakamı komik bulduğumuz için reddettik, davacı şirket yetkilisi benim babam olur, ancak benim şirkette herhangi bir ortaklığım ve hisse payım yoktur, aracı götürdüğümüzde ikame araç konusunu orada yüz yüze görüştük, bize müsait araçları olmadığını söylediler, sonrasında bu konuda taraflar arasında telefon görüşmesi olmadı, ikinci arızada ikame aracı ben teslim aldım, hatırladığım kadarıyla bir hafta kadar kullanıp tekrar ben iade ettim, hatta bana verilen ikame aracın sahibi varmış, onu alarak tekrar bana ikame araç verdiler" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... Tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..ben davalı ... şirketinde tamirat bölümünde servis şefi olarak halen çalışmaktayım, dava konusu aracın ses şikayeti olduğu söylenilerek araç bize tevdi edildi, arıza tespitleri yapıldı, araçtaki arızalı kısmı tespit ettikten sonra İstanbul 'daki şirkete ait teknik birimle yazılı olarak irtibata geçip yapılması gerekenler konusunda görüş birliğine vardıktan sonra parça siparişi verdik, parça İstanbul 'da varsa iki gün Almanya 'da gelecekse 10-15 günde geliyor, bu araca ait parça Almanya'dan geldi, ilk defasında iki ay kadar araç bizde kaldı, parça bekledik, araç çok sık rastladığımız bir model olmadığı için parça tedariki olması gerekenden biraz uzun sürüyor, aracı tamir edip teslim ettik, bir iki hafta sonra ses şikayeti ile ancak farklı bir yerden kaynaklı olarak araç tekrar bize geldi, ilk tamirattaki şanzıman kaynaklı idi ve onu onardık, ancak ikinci teslimat stabilizatör dediğimiz bağlantı demirlerinden kaynaklı ses şikayeti idi, bir hafta kadar tamirat bölümünde kaldı ve tamiratı yapıldı, bir hafta da satışa çıkacak araçlar bölümünde bekledi. İlk tamiratta şanzımana yönelik sese ilişkin tespitler yapılarak istenen parça araca takıldı, ancak araçta şanzıman dışında bir kaç yerden kaynaklı yine ses şikayeti vardı, korna şikayeti vardı, buna ilişkin de tespitler yapılarak parçalar istendi, ancak araç çalışır vaziyette olduğunda müşteri talep ettiği takdirde araç teslim edilip diğer parçalar geldiğinde tekrar müşteri davet edilir, kornaya ilişkin parça beklenirken şanzımana ilişkin sorun giderildiğinden davacı taraf talep ettiği için aracı teslim ettik, daha sonra korna parçası geldiğinde tekrar davet edeceğimizi söyledik, biz aracı teknik servis olarak tamir edip teslim ederiz, aracın satışı için beklenip beklenmeyeceği konusunda taraflar müşteri danışmanı ile görüşerek bu hususu belirler, o kısmı ben bilemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..davalı ... Şirketinde otomobil servis danışmanı olarak halen çalışmaktayım, araç tamir bölümümüze geldiğinde davacı firma çalışanı ... beyle görüşerek ikame araç teklifinde bulundum, kabul edilmedi, daha sonra ... bey şirketi aradı, müşteri ilişkileri sorumlusu ile görüştü, o da kendisine benim ikame araç teklifinde bulunduğunu, kendisinin reddettiğini, ancak talep ettiğinde her zaman verilebileceğini söyledi, servise bir kaç defa geldi. İkame araç sağladık, ikame araç temin süresini ve davacı tarafça ikame aracın kullanım sürecini bilemiyorum, ancak buna ilişkin aracı teslim ettiğimize ve aldığımıza yönelik belge imzalarız, bunlar dosyadadır, ikame aracın amacı müşteriyi araçsız bırakmamaktır, davacının ikame aracın segmentine yönelik talebi olmadı, olduğu takdirde üst segmentten araç temini yapabiliyoruz, ... bey ile görüştüğümüzde şu an ikame araca ihtiyacımız yoktur, diyerek benim teklifimi reddetmişti." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..ben davalı ... şirketinde müşteri ilişkileri bünyesinde çalışıyorum,ikame araç görüşmesi ilk etapta diğer çalışanımız ... hanımla davacı yetkilileri arasında olmuş, ikame araç istenmediğini biliyorum, olaya ben müdahil olduğumda bu konuyu hem şirket sahibi hem de oğlu ... Bey ile hem yüzyüze hem de telefonda görüştük, kendileri ikame araç istemediklerini söylediler, istedikleri takdirde hazır olduğunu , kendilerine ilettim hatta onlar için bir araç hazırlattım, ilk etapta ihtiyaçları olmadığı için ikame araç almadılar, daha sonra istediklerinde ikame aracı kendilerine teslim ettim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... vekilince dosyaya sunulan flash bellek dökümünün yapılması için 30/11/2021 tarihli duruşma ara kararı uyarınca resen belirlenen bilgi işlemci bir bilirkişiye dosya tevdi istenilmiş olup, dosyaya ibraz edilen 12/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda, incelenen Flash-bellekte yer alan; İkame ses kaydı.wav isim ve uzantılı ses kaydının telefonla bir erkek şahsın (...) bir kadın yetkili (... A.Ş. – ... Hanım) ile yaptığı görüşme kaydı olduğu, ses kaydının çözümünün yapıldığı belirtilmiştir. Dosyaya ibraz edilen 09/02/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu ... plakalı 2017 model ... Marka ... tipi, otomobil cinsi ve “...” şasi nolu araçla ilgili olarak varılan bilgiye göre, dava konusu araçta davaya konu olan arızalarının meydana geldiği tarihten öncesine ait kaza kaydına rastlanmadığını, davaya konu arızalı parçaların sürücünün aracı kullanımı esnasında doğrudan müdahalesinin olmayacağı kısımlar olması nedeniyle, davaya konu arızanın üretim kaynaklı olduğunu, alıcının bu durumu önceden bilmesinin mümkün olmaması nedeniyle de aracın gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, iş Emri Açılış belgesi ve İş Emri Kapanış belgesinde kayıtlı olan kilometre değerlerinin aynı olması, ses kayıtlarında geçen ifadeler ve onarım süreci sonrası aracın kilometre değişimi dikkate alındığında dava konusu aracın onarım süresi boyunca serviste kaldığı ya da kullanılamadığı kanaatine varıldığını, dava konusu aracın 24.03.2020 tarih ve ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesiyle 382.459,00 TL bedel karşılığında kasko bedeli üzerinden satıldığının tespit edildiğini, aracın kasko değerinde satıldığı dikkate alındığında ayıplı bir niteliğe sahip bir araç olarak değil normal rayiç değerinde ayıpsız bir araç olarak satıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi dava konusu aracın ayıplı olmasından dolayı ucuza satılma durumunun ve değer kaybının söz konusu olmadığını, dava konusu aracın normal rayiç değerinde satılmış olması dikkate alındığında davalı yetkili servis tarafından davaya konu olan arızaların tam ve eksiksiz bir şekilde onarıldığı hizmet ayıbının olmadığını, dava konusu aracın Türkiye'de üretilmemesi, yüksek satış rakamlarına sahip olmaması ve yaygın olarak kullanılmayan spor özelliklere bir araç olmasının yanı sıra onarımın niteliği ve yurt dışından kargo süreci değerlendirildiğinde onarım süresinin makul olduğunu, dava konusu aracın onarım sürecinde davacı tarafa 27 gün için ikame araç temin edilmemesi nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği 16.200 TL olduğunu, bu tutarın ... AŞ'den 08.02.2020 tarihinden itibaren ve ... AŞ'den ise 04.02.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte talep edilebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davacının 10/09/2019 tarihinde dava konusu aracı satın aldığı ve şirket adına kullandığı, ... Marka, ... plakalı, ... Şasi Nolu, ... Motor Nolu, 2017 model otomobili, garanti süresi içerisinde arızalanması dolayısıyla kusur tespiti ve onarım için davalı ... A.Ş’ye bıraktığı, bu teslime ilişkin aracın bir süre serviste tamir için beklemede olduğu, dava konusu aracın onarım sürecinde davacı tarafa 27 gün için ikame araç temin edilmemesi nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği ikame araç bedelinin bilirkişi heyetince 16.200 TL olarak hesaplanmış olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın ayıplı bir niteliğe sahip bir araç olarak değil normal rayiç değerinde ayıpsız bir araç olarak satıldığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi dava konusu aracın ayıplı olmasından dolayı ucuza satılma durumunun ve değer kaybının söz konusu olmadığı, dava konusu aracın normal rayiç değerinde satılmış olması dikkate alındığında davalı yetkili servis tarafından davaya konu olan arızaların tam ve eksiksiz bir şekilde onarıldığı hizmet ayıbının olmadığı belirtildiğinden davacının seçimlik haklarından aracın ücretsiz onarımı hakkını kullandığı ve aracın tam ve eksiksiz bir şekilde onarılarak teslim edildiği anlaşılmakla davacının araç değer kaybına yönelik talebi yerinde görülmemiştir. Buna göre, dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile; 16.200,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihi olan 08/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; 16.200,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihi olan 08/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Alınması gereken 1.106,62 TL karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harç ile 260,00 TL ıslah harcının mahsubu ile, bakiye 787,32 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.240,80 TL'nin karar kesinleştiğinde davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, geri kalan 79,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen kısım üzerinden AAÜT uyarınca hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 319,30 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 196,00 TL tebligat ve 23,50 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.919,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1.804,33 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.17/05/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.