İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/167 E. 2022/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/167
- Karar No
- 2022/596
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/167 Esas - 2022/596 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/167 Esas KARAR NO : 2022/596 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... İHBAR OLUNAN: ... - .. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/04/2016 KARAR TARİHİ : 16/06/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30/12/2015 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın geçerli bir sigortası bulunmadığından davalının sorumlu olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 1.000,00TL maddi tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ayrıca 19/06/2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 27.357,02 TL arttırarak toplam 28.357,02 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza sebebiyle müvekkili kurumun sorumluluğunun 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu madde 14 ve yönetmelik kapsamında olduğunu, kuruma karşı açılan davalarda genel yetki kurallarının geçerli olduğunu, davanın ... plakalı araç sürücüsü ...'a ihbarını, usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının tescilsiz ve ehliyetsiz olarak kullanmakta olduğu motosiklet ile birlikte kazaya karıştığını, davacının müterafik kusurlu olduğunu, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 30/12/2015 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının sakat kalması nedeniyle 28.357,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK' dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır. Kusur bilirkişisi Emniyet Amiri ...'nın mahkememize verdiği 15/07/2016 tarihli raporunda, 30/12/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, belirtmiştir. Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 20/06/2018 tarih ve ... sayılı raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu % 2.2 oranında meslekte kazanma günücünü kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de dokuz aya kadar olduğu belirtilmiştir. Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu raporunda, kusur oranına, maluliyet oranına ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 12.484,80 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 12.468,16 TL olmak üzere toplam 24.952,96.TL olduğu belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 13.05.2019 tarih ... sayılı raporunda özürlülük kavramı ile meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği dosyanın bu hali ile İkinci Üst Kurul Gündemine alınmasını gerektirecek nitelik taşımadığı belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 13.05.2019 tarih ...sayılı raporu ve dosya kapsamı gözetilerek mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 20/06/2018 tarih ve ... sayılı raporu hüküm kurmaya elverişli olarak değerlendirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu ek raporunda, davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 12.473,71 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 15.883,31 TL olmak üzere toplam 28.357,02 TL maddi tazminat talep edebileceği, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, 30/12/2015 tarihinde saat 18:00 sıralarında dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... Sokak üzerinde seyir halinde iken karşı yönden gelmekte olan davacı ...'nin kullandığı elektrikli bisiklet ile çarpışması sonucu trafik kazasının oluştuğu, bu kaza sonucu davacı ...'nin yaralandığı ve çalışma gücünün %2.2'sini kaybettiği, yine geçici iş göremezlik süresinin de 9 ay olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde, açılan davanın kabulü ile 12.473,71 TL geçici iş göremezlik, 15.883,31 TL kalıcı iş güç kaybı olmak üzere toplam 28.357,02 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; davalı ... vekili tarafından kararın İstinaf edilmesi üzerine; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 19/01/2021 tarih, 2020/... esas, 2021/... karar sayılı ilamı ile "...Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ve Dairemizin bu içtihatlar ile uyumlu olan önceki tarihli kararlarında 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasında meydana gelen kazalar için 03/08/2013 günlü resmi gazetede yayınlanan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerektiği yönünde kararlar verilmiş ise de; anılan yönetmeliğin tanımlar başılıklı 4. Maddesinde maluliyetin tanımı “Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali,” şeklinde açıklanmıştır. Aynı yönetmeliğin üçüncü bölümünde ise malul sayılmaya ilişkin usul ve esaslar belirtilerek maluliyet halinin ne şekilde belirleneceği düzenlenmiştir. Belirtilen yönetmelik hükümlerine göre yapılan maluliyetin tanımı ve maluliyetin belirlenmesine ilişkin esaslara dair hükümler dikkate alındığında anılan yönetmeliğe göre kişideki maluliyet oranının %60 ve daha fazla olması halinde maluliyet oranının tespitinin yapılabileceği , maluliyet oranının daha düşük olması halinde ise bu yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenemeyeceği açıktır. Kaldı ki Adli Tıp Kurumu ihtisas daireleri tarafından verilen bir kısım raporlar da da aynı gerekçe ile kişideki maluliyet oranının %60 oranında daha az olması nedeni ile bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenemeyeceği şeklinde görüş belirtilmiştir. Öte yandan maluliyet tespit işlemleri yönetmeliğinin 23. maddesi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmış olup bu tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ise yürürlükten kaldırılmamıştır. Anılan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 20/02/219 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında yönetmeliğin 18. Maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup bu tarihe kadar bu yönetmelik hükümleri yürürlüktedir. Bu nedenle 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasında meydana gelen kazalar için 03/08/2013 günlü resmi gazetede yayınlanan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerektiği yönündeki Dairemizin kararlarından dönülmüştür. Bu nedenlerle; Bilindiği üzere Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, -11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, - 01/09/2013 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, - 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 20.06.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. ihtisas kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 30.11.2015 tarihinde yürürlükte bulunmayan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle, hükme esas alınan maluliyet bilirkişi raporunun usulüne uygun mevzuat hükümlerine göre alınmadan karar verildiğinden, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca bu yönüyle kabulüne.." denilmek suretiyle İstinaf eden davacı vekilinin İstinaf itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen hüküm kaldırılmıştır. Bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiş, yargılamaya devam edilmiştir. Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 25/06/2021 tarih ve ... sayılı, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunda, davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu % 3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin dokuz aya kadar olduğu, 1 (bir) ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu 04/03/2022 tarihli ek raporunda, davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 12.473,71 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 33.541,00 TL, bakıcı giderlerinin 1.634,26 TL olduğunu, zararın poliçe kapsamında olduğunu belirtmiştir. Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibari ile geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmadığı, davanın ...na karşı açıldığı, kazaya karışana aracın geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmaması durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ...na başvurulabileceğinin buna göre davalının ...nın Yönetmeliğin 9. maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından müterafik kusurun uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de alınan maluliyet raporuna göre davacının yaralanmasının bacak bölgesindeki kırıktan oluştuğu, sol alt ekstremite kısalığının mevcut olduğu, bu yaralanmanın kask kullanmama ile illiyet bağı olmadığı, davacının müteraik kusurlu olduğunu ispatlar nitelikte başkaca bir durumun olduğunun da tespit edilemediği, anlatılan bu nedenlerle müterafik kusur şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Davanın TBK'nun 54. ve 55. maddeleri gereğince çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davacının 30/12/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı ve geçici işgöremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli ek raporda hesap bilirkişisi tarafından davacının geçici iş göremezlik tazminatının 12.473,71 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının 33.541,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin talebini 19/06/2019 tarihli ıslah dilekçesinde toplam 28.357,02 TL olarak belirttiği, davalının ... Yönetmeliği, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri gereği poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, belirlenen zararın limit içinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile, 28.357,02 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ İle, 12.473,71 TL geçici iş göremezlik ve 15.883,31 TL kalıcı iş güç kaybı olmak üzere toplam 28.357,02 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.937,06 TL karar harcından, peşin alınan 29,20 TL ve ıslah ile alınan 95,00 TL olmak üzere toplam 124,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.812,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan peşin harç+ıslah harcı olmak üzere toplam 124,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.377,40 TL adli tıp muayene ücreti, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 353,90 TL tebligat ve 127,30 TL müzekkere gideri, 2,50 TL pembe dosya masrafı, 1.380,00 TL hastane masrafları olmak üzere toplam 4.141,10 yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin ve ihbar olunanın yokluğunda, taraflara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/06/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.