İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/597 E. 2022/811 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/597
- Karar No
- 2022/811
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/597 Esas KARAR NO : 2022/811 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... .. DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/09/2019 KARAR TARİHİ : 06/10/2022 YAZIM TARİHİ :.. Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından dolayı dosya borçlusu hakkında icra takibinde bulunulduğunu, dosya borçlusu vekili aracılığı ile gerek dava konusu senetteki imzaya gerekse de herhangi bir borçlarının bulunmadığı iddiası ile borca itiraz ederek takibi durdurduklarını, yapılan itiraz üzerine yasa gereği zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, senetteki imzanın davalıya ait olduğunu ve davalının borcunu ödemediğini belirterek, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın görevsiz mahkemede açıldığını, borcun ve senedin zaman aşımına uğradığını, müvekkili ile davacının hiçbir bireysel ya da ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafı müvekkilinin tanımadığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun olmadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, tamamen sahte olduğunu bu nedenle de davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini, takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, 08/07/2019 tarihli, 200.000,00 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının 02/07/2016 tanzim tarihli ve 200.000,00 TL tutarlı senedin oluşturduğu anlaşılmıştır. İİK 67. maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Davacının davasını süresi içinde açmış olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Dosyamızda, davalı taraf takip dosyasına yaptığı 07/08/2019 tarihli itirazında, senetteki imzanın davalıya ait olmadığını, senedin davalı tarafından düzenlenmediğini, senedin sahte olduğunu beyan etmiş, cevap dilekçesinde de; davacı ile aralarında hiçbir bireysel ya da ticari ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafı tanımadığını, davacıya hiçbir borcunun olmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, davacı taraf ise senetteki imzanın davalıya ait olduğunu, senedin vade tarihinde sehven hata yapılmış olduğunu belirtmiştir. Buna göre öncelikle senedin farklı vade tarihleri içermesi sebebiyle kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığı hususunun incelenmesi ve tartışılması açısından mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyada mevcut bono incelendiğinde; 01/08/2016 ve 15 Ağustos 2016 şeklinde iki farklı vade tarihinin bulunduğu görülmüş, bonoda çift vade tarihi mevcut olduğundan takibe konu bononun kambiyo vasfı taşımadığının kabulü gerekmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-276 Esas, 2020/695 Karar sayılı, 24/12/2020 Tarihli ilamı vb.) Her ne kadar davalı taraf senedin zamanaşımına uğradığını iddia etmiş ise de; takip tarihinde senet henüz vade tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığından bu iddia yerinde görülmemiş, senedin adi senet hükmünde olduğu değerlendirilmiştir. Buna göre, senet üzerindeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının davacı tarafça ispat edilmesi, senetteki imzanın davalının eli ürünü olduğu ispat edildiği takdirde, davalının davacıya borcunun bulunmadığının davalı tarafça yazılı delille ispatının gerektiği kabul edilmiştir. Dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, dosya kapsamında bulunan imza örnekleri ve senet aslı incelenmek suretiyle davaya konu senetteki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığına ilişkin raporda; 'inceleme konusu senette borçluya atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu' belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu raporuna karşı taraf vekillerinin itirazları üzerine dosya İstanbul ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na gönderilerek grofoloji uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi heyet raporunda, inceleme konusu borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 01/08/2016 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, 01/07/2016 düzenlenme tarihli senet aslında, ...'a atfen atılmış borçlu imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında tespit edilen uygunluk ve benzerliklere nazaran ...'ın eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davacının davaya konu borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 01/08/2016 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, 01/07/2016 düzenlenme tarihli senet nedeniyle, davalıya karşı Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış olduğu, davalının gerek dava konusu senetteki imzaya gerekse de herhangi bir borçlarının bulunmadığı iddiası ile borca itiraz ederek takibi durdurduğu, dosyaya alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen raporda, inceleme konusu senette borçluya atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiği, dosyaya ibraz edilen 11/04/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ...'a atfen atılmış borçlu imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında tespit edilen uygunluk ve benzerliklere nazaran ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiği anlaşılmış, buna göre senet üzerindeki imzanın davalının eli ürünü olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalının davacıya borçlu olmadığı iddiasına dayanak olarak dosyaya herhangi bir yazılı delil de sunmamış olduğu görülmekle, davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmış, açılan davanın kabulü ile; davalının Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin toplam 200.000,00 TL üzerinden takip şartlarında devamına, alacak likit olduğundan (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/7177 Esas, 2015/16420 Karar sayılı ilamı vb. gereği) hükmolunan alacağın % 20'si olan 40.000,00 TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KABULÜ İle; Davalının Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin toplam 200.000,00 TL üzerinden takip şartlarında devamına, Hükmolunan alacağın % 20'si olan 40.000,00 TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 13.662,00 TL karar harcının, peşin alınan 2.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.246,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 31.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.415,50 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 960,00 TL Adli Tıp ücreti, 121,20 TL davetiye gideri, 1.903,65 TL posta gideri ve 27,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.811,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.