İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/655 E. 2022/1118 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/655
- Karar No
- 2022/1118
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/655 Esas - 2022/1118 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/655 Esas KARAR NO : 2022/1118 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI . .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2022 KARAR TARİHİ : 16/12/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Müvekkili firmanın Adana İlinde toptan PVC/Doğrama işi yaptığı, karşı tarafa 662 m² Pvc Pencere satışının yapıldığı, 10/03/2022 tarihli 43,.744,96 TL faturanın kesildiği, belirtilen malzemelerin davalı tarafın adresine teslim edildiği, ancak müvekkiline bir ödemenin yapılmadığı, bunun üzerine Adana Genel İcra Müdürlüğünün.. esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, ancak davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu, davalının itirazının haksız ve hukuksuz olduğu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği yapılmış olan satış işleminin müvekkili tarafından gerçekleştirildiği hiçbir şekilde kabul etmedikleri, böyle bir işlemin yapılmış olması halinde görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı, tüketici mahkemeleri olduğu, davalının işyerin Eskişehir olması nedeniyle yetkili mahkemelerin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, davacı şirketin icra takibini başlattığı ve ödeme emrini tebliğ ettiği adresin müvekkiline ait olmadığı, adreste kimin bulunduğunu bilmedikleri, verilmiş olan adresin tamamen uydurulmuş olduğu, müvekkilinin davacı şirket ile hiçbir alışverişinin olmadığı, böyle bir alışveriş olmadığından böyle bir borcununda bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Davalı ... hakkında Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, sicile kayıtlı olmadığı, Eskişehir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, şahsın potansiyel vergi mükellefi olduğu, buna göre TTK m.11/2 gereğince çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre yıllık alış ve satış tutarlarının VUK 177'de belirtilen hadleri aşmadığı, esnaf düzeyinde kaldığı anlaşılmakla davacının esnaf olduğu tacir olmadığı görüldü. Somut olayda bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması gerekmektedir. Dava TTK'nun 4.maddesinde sayılan istisnalardan birine de girmemektedir. Bu durumda davanın ve tarafların belirtilen niteliğine göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. ( 20 HD 2016/9416 E. 2016/8895 K.) Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır