İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/871 E. 2022/689 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/871
- Karar No
- 2022/689
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/871 Esas - 2022/689 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/871 Esas KARAR NO : 2022/689 BAŞKAN :. ÜYE :. ÜYE : . KATİP : . DAVACI : . VEKİLİ : Av. . DAVALILAR : 1- . 2- . DAVA :Bankacılık işleminden kaynaklanan itirazın iptali DAVA TARİHİ : 09/11/2021 KARAR TARİHİ : 05/07/2022 YAZIM TARİHİ :. Mahkememizde görülmekte olan bankacılık işleminden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ... .......... San ve Tic.ltd. Şti ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ... bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak katıldıklarını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Adana 7. Noterliği'nden 25/12/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçluların Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnşaat. Oto. San ve Tic. Ltd. Şti arasında 18/06/2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalılar ... ve ... bu sözleşmeye kefil olarak katılmışlardır. Davalıların kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli ... ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalılar, şirket ortağı olduğundan, eş rızası gerekmemektedir. Kefaletleri geçerli olup, kendilerini bağlamaktadır. Bu sözleşme gereğince, 26/03/2019 tarihinde yıllık %25.08 akdi faiz oranıyla 976.796,00 TL tutarında 828680 numaralı (783765 nolu kredinin yapılandırılmasına ilişkin) taksitli ticari kredi kullandırılmıştır. Bu kredi için her hangi bir ödeme yapılmamıştır. Hesap 22/12/2019 tarihinde kat edilerek Adana 7. Noterliği'nden 25/12/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş, borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalılar ..., ... ile asıl borçluya gönderilen ihtarnameler tebliğ edilemeden iade edilmiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; "...... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. Bu nedenle davalı kefillerin takip tarihinde temerrüte düştükleri kabul edilmiştir. Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında alacaklı davacı, borçlu davalılar ve asıl borçlu hakkında 08/01/2020 tarihinde 1.184.790,52 TL asıl alacak, 28.073,87 TL işlemiş faiz, 1.403,69 TL BSMV olmak üzere toplam 1.214.268,08 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda davalılar yönünden takip tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerekmektedir. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Genel Kredi Sözleşmesi'nin 10/5.maddesinde; temerrüt halinde, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankanın BCH şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzeri temerrüt faizi oranı %48 olarak tespit edilmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ...'in ibraz ettiği raporda özetle; asıl borçlunun temerrüte düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ve BSMV ana paraya ilave edilerek kapitalize edilen alacağa takip tarihine kadar akdi faiz uygulandığında; davalıların takip tarihi itibariyle 1.176.863,36 TL asıl alacak, 6.559.05 TL işlemiş faiz, 327,95 TL BSMV olmak üzere toplam 1.183.750,36 TL'den sorumlu oldukları beyan edilmiştir. Rapor toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı ... İnşaat. Oto. San ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan ve davalıların kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, davalıları bağladığı, davalıların takip tarihi itibariyle 1.176.863,36 TL asıl alacak, 6.559,08 TL işlemiş faiz, 327,95TL BSMV olmak üzere toplam 1.183.750,39 TL den sorumlu oldukları anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalıların Adana 13. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın; 1.176.863,36 TL asıl alacak, 6.559,08 TL işlemiş faiz, 327,95TL BSMV olmak üzere toplam 1.183.750,39 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında hesaplanan 236.750,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 80.861,98-TL karar harcından, peşin alınan 14.665,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 66.196,65-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 14.665,33 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 74.231,26-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.720,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.676,77TL nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan bakiyenin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2022 Başkan.. E-imza Üye. E-imza Üye . E-imza Katip . E-imza