İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/684 E. 2022/297 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/684
- Karar No
- 2022/297
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/684 Esas KARAR NO : 2022/297 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 27/02/2018 KARAR TARİHİ : 15/03/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana 14.İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı takip dosyasında ... ve ... hakkında başlattıkları takipte borçlu ...'na ait olan bir kısım gayrimenkullerin satışına karar verildiği, tapudan gelen kayıtlar incelendiğinde gayrimenkuller üzerinde yer alan banka ipoteğinin önce ...'na, sonra borçlular ...'na, son olarakta davalıya temlik edildiğinin tespit edildiği, bu işlemlerin hileli olarak yapıldığını, ancak davalıya ipotek bedeli sorulduğunda icra müdürlüğüne satışa engel olmak amacıyla kötü niyetli olarak 1.228,000 TL alacak bildirdiğini, davalı tarafından bildirilen ipotek alacağının gerçeği yansıtmadığı için işbu davayı açtıklarını, davalının dosyaya bildirdiği alacağın yanlış ve satışa engel olma amacı taşıdığını, ipoteğin ilk olarak teminat amacıyla ve 155.000,00 TL üzerinden kurulduğunu, bu miktarın üzerindeki kısmın teminat altına alınmadığını, kaldı ki ipoteğin 102.000,00 TL' lik kısmının davalıya temlik edildiğini, temlik sözleşmesinde faiz ve masraflardan söz edilmediğini, bu nedenle davanın alacağının 102.000,00 TL olduğunu, bu bedele faiz dahi eklenemeyeceğini, faiz eklense dahi temlik tarihinden sonra yasal faiz işletilebileceğini, bununda 155.000,00 TL' yi geçemeyeceğini, bu nedenle davalı tarafından icra dairesine bildirilen alacağın bu miktarı geçemeyeceğini, her bağımsız bölüme ayrı ayrı değil, bağımsız bölümlerin tamamı için ipotek tesis edildiğini, icra müdürlüğü tarafından taleplerinin reddedildiğini, esasında davalı ve borçlu arasındaki temlik sözleşmesi mal kaçırmaya yönelik olduğu için bu husustaki dava hakları saklı kalmak üzere davalının ipotek alacağının temlik tarihi itibariyle 102.000,00 TL olarak kabul edilmesini, bu alacağa ana para temliki olduğu için faiz işletilemeyeceğinin kabulüne, yada faiz ve masraflar dahil olmak üzere teminat ipoteği olduğu için 155.000,00 TL' yi geçemeyeceğine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle açılan davanın memur muamelesini şikayet davası olduğu, bu davaya bakmak görevinin İcra Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu, dava dilekçesi içeriğinden açılan davanın ne davası olduğu anlaşılamamakla beraber tespit davası olarak değerlendirildiğini, davacının açıklama yapması gerektiğini, ipoteğe konu taşınmazlar üzerine ipotek alacaklısı ... lehine 15.11.2000 tarihinde % 69 faiz üzerinden 155.000 TI. borç miktarı için fekki bildirilinceye kadar süresiz olarak her bir taşınmaz yönünden ayrı ayrı ipotek tesis edildiğini, kuruluş tarihinden tahsil tarihine kadar faiz işletileceğini, ipoteğin alacak ve ferilerini kapsadığını, davacının ipoteğin en fazla 155.000 TI. olabileceği ve faiz işletilemeyeceği yönündeki savunmasının yasal mevzuata uymadığını, kurulan ipoteğin limit ipoteği olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı alacaklı Adana 14. İcra Dairesi' nin 2014/... E. Sayılı dosyasında; 08/12/2014 tarihinde 150.000,00 TL tutarındaki bonodan dolayı dava dışı ... ve ... hakkında asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte ....536,56 TL üzerinden icra takibi başlatmıştır. Alacaklının talebi üzerine borçlulardan ... adına kayıtlı Adana İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde 1,2,3,5,6, ve 7 numaralı bağımsız bölümler üzerine haciz konulmuştur. 15/11/2000 tarihli ... yevmiye numaralı resmi senet ile, ... ada ... parselde 1,2,3,5,6,7 ve 8 numaralı bağımsız bölümler üzerine ... lehine ipotek tesis edilmiştir. Akit tablosunda; " iş bu bağımsız bölümlerin tamamının, şirketin kredilerinin teminatını teşkil etmek üzere 155.000,00 ( 155.000.000.000 eski TL) TL bedel karşılığında birinci derecede, %69 değişken faizli ve fekki bildirilinceye kadar olmak üzere ... T.A.Ş lehine ipotek tesis edildiği " belirtilmiştir. Özel şartların 1. Maddesinde; " .... A.Ş namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesaplardan, her türlü krediler ile verilmiş ve verilecek teminat mektupları ve kontragaratilerinden .... doğmuş ve doğacak tüm borçlarından 155.000,00 ( 155.000.000.000 eski TL) TL'sine kadar olan miktarının teminatını teşkil etmek üzere yukarıda özellikleri yazılı gayrimenkuller üzerinde (müştereken) alacaklı banka lehine birinci derecede fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar süreli ipotek tesis edildiği" belirtilmiştir. Borçlu ... bu bağımsız bölümleri 03/03/2005 tarihinde satış yoluyla edinmiştir. 18/02/2005 tarih ... yevmiye numaralı akit tablosu ile, toplam 155.000,00 TL tutarındaki ipoteğin 53.000,00 TL'lik kısmı ... T.A.Ş üzerinde bırakılarak , ... ada ... parselde 1,2,3,5,6,7 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki 102.000,00 TL' lik kısmı ...'na temlik edilmiş, oda 08/05/2012 tarihli ... yevmiye numaralı akit tablosu ile aynı bağımsız bölümler üzerindeki 102.000,00 TL tutarındaki ipoteği davalı ...' a devretmiştir. İcra dosyasında taşınmazların kıymet taktiri yapılmış, 22/12/2016 tarihli ve davalıya gönderilen yazı ile; ipoteğin devam edip etmediği, borcun miktarı, ipotek bedelinin altında satışa muvafakat edilip edilmediği sorulmuştur. Davalı 02/01/2017 tarihli dilekçesi ile; her bir bağımsız bölüm üzerinde ayrı ayrı 102.000,00 TL tutarında ipotek alacağı bulunduğu, %69 faiz oranı kararlaştırıldığını, dilekçenin verildiği tarihe kadar işleyen faizle birlikte her bir bağımsız bölüm üzerinde ayrı ayrı 1.228.080,00 TL alacak bulunduğu, bu bedelinde altında satışa muvafakat etmediklerini bildirmiştir. İcra Müdürlüğü' nün 07/02/2017 tarihli kararı ile; alacaklı vekilince ileri sürülen nedenlerin yargılamayı gerektirdiği, icra müdürlüğünce bu hususta bir değerlendirme yapılamayacağından bahisle ipotek bedelinin 102.000,00 TL olarak kabul edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Alacaklı davacı vekili ... hakkında Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı 2017/... E. sayılı davada, davalının ipotek alacağının temlik tarihi itibariyle 102.000,00 TL olarak kabul edilmesine, bu alacağa ana para temliki olduğundan dolayı faiz işletilemeyeceğin kabulüne, yada faiz ve masraflar dahil olmak üzere 155.000,00 TL'yi geçemeyeceğine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 2017/... K. Sayılı 28/02/2017 tarihli kararı ile; alacaklı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu ve icra müdürlüğünün bu hususta bir değerlendirme yapamayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar vermiştir. Bu karar davacı tarafından İstinaf edilmiş Gaziantep BAM 12 HD' nin 2017/...E 2017/... K. Sayılı kararı ile; İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, süresinde temyiz talebinde bulunulmamıştır. Talep olmadığı için kesinleşme şerhi verilmediği ancak kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkememizin 2018/... E. 2019/... K. Sayılı kararı ile; davaya bakmak görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2019/... E. sayısına kaydedilen davada 07/07/2020 tarih 2020/... K. sayılı kararı ile; karşı görevsizlik kararı verilmiş, Adana BAM 4. HD' nin 2020/... E. 2020/... K. Sayılı kararı ile; ipoteğin, bankanın kredi alacağı için tesis edildiği, TTK'nın 4. maddesi gereğince Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir. Davacının uyuşmazlık hakkında dava açmakta hukuki yararı bulunduğu vede aktif husumet ehliyetinin olduğu kabul edilmiştir. Esasen dava dilekçesinde, temlikin mal kaçırmaya yönelik olduğundan dolayı bu husustaki dava açma hakkı saklı tutulduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf ipoteğin niteliği ve ne kadarlık bir borç için teminat teşkil ettiği noktasında toplanmaktadır. Bu hususun hukuki bir değerlendirmeyi gerektirdiği, icra mahkemesince karara bağlanabileceği düşünülmüş ise de, Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda açıklanan kararı, mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesi, taraflar arasındaki ihtilaf çözülmeden takibe devam edilemeyecek olması ve takibin bu noktada tıkanmış olması hususları dikkate alınarak esas hakkında bir karar vermek durumunda kalınmıştır. Taşınmaz rehni, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan kanunun 850. maddesine göre, taşınmaz rehninin ipotek veya ipotekli borç senedi ve irat senedi şeklinde kurulabileceği, başka herhangi bir şekilde kurulamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere, ipotek, taşınmaz rehninin bir türüdür ve bir borcun ödenmesinin taşınmazla teminat altına alınması hukuki ilişkisine dayanır. İpotek, taşınmaza taalluk eden haklardandır. Birden fazla taşınmazın, bir alacağın teminine tahsis edilmesi mümkündür. Bu durum toplu rehin kurulması veya rehin yükünün paylaştırılması yoluyla sağlanabilir. Toplu rehin, Türk Medeni Kanunu’nun “Taşınmaz birden çok ise” kenar başlığını taşıyan 855/1. maddesinde; “Birden çok taşınmazın aynı borç için rehnedilmesi, taşınmazların aynı malike veya borçtan müteselsilen sorumlu olan maliklere ait olmalarına bağlıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Yasa metninde de açıkça ifade edildiği gibi, bu rehin türü, "üzerinde rehin kurulmak istenen taşınmazların mülkiyetinin aynı kişiye ait olması" ya da "taşınmazlar ayrı kişilerin mülkiyetinde, yani taşınmazların malikleri farklı kimseler ise, bu kişilerin güvence altına alınmak istenen borçtan müteselsil olarak sorumlu bulunmaları" hallerinde kurulabilmektedir. Bu şartlar yoksa toplu rehin kurulamaz. Toplu rehinde, tek bir alacağın tamamı, birden fazla taşınmaz ile teminata alınmış olup, birden fazla taşınmaz üzerinde kurulu rehinler arasında hukuki bağlılık vardır ve bu bağ içerisinde, alacaklının alacağını tahsil etmesi asıldır. Rehin alacaklısının teminatı ne denli fazla olursa olsun, temelde alacağını, ancak bir kere elde edebileceğinin de unutulmaması gerekir. Böylece rehinli taşınmazlardan birisinin paraya çevrilmesi halinde, rehin alacaklısı alacağını tahsil etmişse, artık diğer taşınmaz üzerindeki rehnin konusu kalmayacak ve sona erecektir. Kısacası, alacaklı, alacağının tutarını bir kez isteyebilir. Alacağı tümüyle karşılandığında, bütün taşınmazlar hakkındaki rehin hakkının sona ermesi gerekir. 4721 Sayılı TMK'nın 873/3. maddesinde; "Aynı alacak için birden fazla gayrimenkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise, alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber, icra memuru ancak gerektiği kadarını satar" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, toplu rehin durumunda, ipotek alacaklısı, alacağı gününde ödenmemişse, açıklanan yasa hükmü gereği, üzerinde toplu (birlikte) rehin kurulmuş olan taşınmazların her birinin aynı zamanda satılmasını talep etmek zorundadır. Bu zorunluluk, alacaklının, istediği taşınmazı sattırarak keyfi davranmayı önlemeye yöneliktir (HGK. 27.11.2002. T, 12-823/1020 K. , Yargıtay 12. HD 2021/8455 E. 2021/9900 K., 2020/5852 E. 2020/8111 K.) Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)... E. 2021/... K. Sayılı kararında üst sınır ipoteği hakkında şu açıklamalara yer verilmiştir; Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesine göre miktarı belli olmayan ya da henüz doğmamış bir alacağın ipotekle teminat altına alınması hâlinde, alacağın miktarı henüz bilinmediğinden ipotekte belirlilik ilkesi gereğince ipotekli taşınmazın azami miktarı için teminat teşkil edeceğini alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taraflarca kararlaştırılması ve bu miktarın rehin yükü olarak tapu kütüğüne tescil edilmesi gerekir (Tunç Yücel, s. 164, dn. 69). Üst sınır ipoteğinde taraflarca kararlaştırılan ve tapu kütüğüne tescil edilen yük miktarı ipotekli alacaklının tüm alacak kalemleri için bir üst sınır teşkil eder. Bu miktar sırf ana para alacağı değildir. Taşınmaz satış bedeli tüm alacak kalemlerini karşılasa dahi, üst sınırı aşan bu alacakların satış bedelinden karşılanması mümkün olmaz. Bu alacak kalemleri ipotek teminatı dışında kalan alacak olarak ancak genel haciz yolu ya da iflâs yolu ile takip edilebilir (Tunç Yücel, s. 165). Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesindeki düzenlemeden anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur. Üst sınır (limit) ipoteğinde üst sınır çerçevesinde tescil edilen ipotek, tescil edildiği tarihte mevcut ve miktarı belli olan bir alacağı dayanmamaktadır. Bu nedenle bu ipotek maddi bünyeden yoksun, biçimsel bir ipotek niteliği taşımaktadır. İleride alacak doğup miktarı belli olduğunda başlangıçta şekli bir karakter taşıyan üst sınır ipoteğini, gerçekleşen alacak tutarı ile sınırlı tutarak maddi içeriğe kavuşacaktır. Bu hâlde ipoteğin fer’îlik niteliği tam anlamı ile gerçekleşmiş olur. Rehnin paraya çevrilmesi de bu aşamadan sonra olacaktır (Altay, Sümer/Eskiocak, Ali: Türk Medeni Hukukunda Taşınmaz Rehni, İstanbul 2007 s. 82; Oğuzman, Kemal/ Seliçi, Ömer/ Oktay Özdemir, Saibe: Eşya Hukuku, İstanbul 2005 s. 728). Anapara (kesin borç) ipoteğinde, ipoteğin kurulduğu aşamada ipotekle temin edilmek istenen alacak halen mevcut ve belirli olup bu alacağa karşılık gelen tutar için ipotek tesis edilir. (Yargıtay 12. HD 2020/6202 E. 2021/1834 K.) Üst sınır ipoteğine ait akit tablosunda yer alan akdi faiz, temerrüt faizleri v.s. alacaklar dahi limit dahilinde mütalaa edilmek zorundadır. Aksinin düşünülmesi bir ipotek tablosunda aynı borç için hem kesin borç ipoteği, hem limit ipoteği kurulması gibi imkansız bir durum meydana getirir. Bu nedenle taşınmaz malikinin sorumluluğu akitte yer alan miktarla sınırlıdır. (Yargıtay 12. HD 2007/4316 E. 2007/6852 K. , 2007/2670 E. 2007/5834 K., 11. HD 2006/8151 E. 2007/10454 K. İpotek akit tablosunda limit miktarı saptandıktan sonra, "bu meblağa ilaveten ve ayrıca" ibareleri ile ipoteğin kapsamını genişleten kayıtların eklenmesinin, üst sınır ipoteği olarak tesis edilen ipoteğin türünü anapara ipoteğine dönüştürmesi mümkün değildir. Zira, TMK'nın emredici nitelikteki 851, 881, 875 ve 876. maddeleri hükümlerini bertaraf etmeye yönelik bu kayıtların hukuki sonuç doğurmaları kabul edilemez. (YHGK'nın 24.05.1989 tarih ve 111-294 E., 378 K. , 23. HD 2014/10197 E. 2014/8047 K.) İİK. nun 129/1.maddesi gereğince, muvafakat edilmemesi halinde, ihale bedelinin satış isteyen alacaklının alacağına rüçhanı olan ve o taşınmaz ile temin edilen alacağın(ipotek alacağının) altında olmaması gerekir. Aksi durum ihalenin feshi sebebidir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalıya temlik edilen ipotek, ... ada ... parselde 1,2,3,5,6, ve 7 numaralı bağımsız bölümler üzerinde tesis edilen toplu rehin niteliğindedir. Her bir bağımsız bölüm üzerinde ayrı ayrı alacaklar için tesis edilmiş farklı ipotekler yoktur. Diğer taraftan ipotek, banka tarafından kullandırılan yada kullandırılacak krediler ile doğmuş veya doğacak borçlar için tesis edilmiş limit ipoteği niteliğindedir. Keza rehin tesis edildiği sırada alacağın miktarı belli değldir. İpotek üst sınırı 155.000,00 TL olarak belirlenmiş, bunun 102.000,00 TL' lik kısmı davalıya temlik edilmiştir. Üst sınır ipoteğinde asıl alacak, faiz ve diğer giderler limiti aşamaz. Taraflarca kararlaştırılan ve tapu kütüğüne tescil edilen yük miktarı ipotekli alacaklının tüm alacak kalemleri için bir üst sınır teşkil eder. İpotek akit tablosunda belirlenen faiz oranına göre tespit edilecek faiz dahi asıl alacakla birlikte limiti aşamaz. Şu halde davalının temlik aldığı ipoteğin limiti 102.000,00 TL olup, asıl alacak faiz ve tüm fer'ileri ile birlikte bu limitin aşılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davanın, niteliği gereği maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabi olduğu ve maktu harç yatırıldığı gözetilerek davacı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Adana İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı 1,2,3,5,6, ve 7 numaralı bağımsız bölümler üzerinde bulunan ve 08/05/2012 tarihli ... yevmiye numaralı akit tablosu ile davalıya temlik edilen ipoteğin; aynı borç için birden fazla taşınmaz üzerinde kurulan " Toplu Rehin" niteliğinde ve üst limit ipoteği olduğunun, limitinin 102.000,00 TL olduğunun ve asıl alacak, faiz ve diğer eklerinden oluşan toplam borç miktarının bu limiti (102.000,00 TL) aşamayacağının tespitine, 2-Alınması gereken 80,70 TL karar harcından, peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 44,80 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 280,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/03/2022 Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza