İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/257 E. 2022/614 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/257
- Karar No
- 2022/614
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/257 Esas - 2022/614 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA ASLİYE TİCARET 2. MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/257 KARAR NO : 2022/614 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/04/2020 KARAR TARİHİ : 10/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.11.2013 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... ilçesi istikametinden ... istikametine seyir halindeyken, ... ilçesi ... köyü istikametinden gelen ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde çift taraflı, ölümlü, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydan gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkil ...'in de yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH Davacı vekili 05.04.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; toplamda 2.461,82-TL temerrüt tarihi olan 10.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin adresinin İstanbul'da olduğunu yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu olduğunu, davacının uygun yönetmelik kapsamında alınmış sürekli sakatlık kurul raporunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının da poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet tazminatı taleplidir. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakı, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır. SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. Kusur bilirkişisi ...'a ait 02.11.2020 tarihli kusur raporunda; kovuşturma aşamasında, iddianamede kırmızı ışık ihlali yapan ... plakalı Kamyonet sürücüsü ... 'i kırmızı ışık ihlali yaptığı için asli kusurlu olduğu ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de kovuşturma aşamasında 28.01.2015 tarihli İstanbul Trafik İhtisas Dairesi heyetinin raporunda ise ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiğinden tam ve asli kusurlu olduğu tespiti yapılmış olup, kovuşturma sonucundaki gerekçeli karar ve dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesi, İstanbul trafik ihtisas kurulunun bu görüşüne iştirak edilerek ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin ex olan sürücüsü ...'in ise kazaya etken kural ihlalinin olmadığı yönünde rapor sunmuştur. İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 01.09.2021 tarihli raporunda; kurulumuzun 16/07/2021 tarih 12502 sayılı müzekkeresi ile kişinin yeni çekilecek kırık/yaralanma alanını (sol klavikula) içine alan iki yönlü grafilerinin dijital ortamda düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi istendiği ancak dosyada grafi CD si ve raporu mevcut olmadığı, Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 26/09/1992 doğumlu, ...’in 06/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulmuştur. İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 20.12.2021 tarihli raporunda; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 26/09/1992 doğumlu, ...’in 06/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulmuştur. Aktüer bilirkişi ...'a ait 04.04.2022 tarihli raporunda; olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyel oranı ve kusur oranları tüm belgeler ile birlikte değerlendirilerek, davalıların sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde , mevcul belgelere göre; davacının geçici iş göremezlik zararının toplam 2.461,82-TL olarak hesaplandığı, davacının kalıcı malüliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik oranının hesaplanamadığı, kişi başına teminat limitinin kaza tarihinde 250.000.00-TL olduğu. hesaplanan tazminat miktarının teminat limiti dahilinde olduğu, dava konusu olayda davalı, davacının emniyet kemeri takmaması sebebiyle hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş olup, dosya içerisinde davacının yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemeri takıp takmadığı ile ilgili bir tespitin olmadığı, kusur raporu ile davacının alnında sürtünme izi olması ve kalvikula kırığı sebebiyle emniyet kemeri takmadığının değerlendirildiği, maluliyet raporuna göre davacının yaralanmasının alında sürtünme yarası ve sol klavikulada kırıktan kaynaklandığı tespit edilmiş olmakla müterafik kusur değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, dava konusu olayda davacıların hatır için taşındığı bu sebeple hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği savunulmuş olup , davacının beyanına göre babası ...'in kullandığı araç ile seyir halinde kazanın gerçekleşliği, nüfus kayıtları ile bu durumun doğrulandığı ve yakın akrabaların taşınmasının ahlaki bir yükümlülük olduğu, bu halde taşımanın hatir taşıması olarak değerlendirilemeceği yönünde Yargıtay kararları tespit edilmiş olmakla hatır taşımasının değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildiritdiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminati ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde sigaortacının temerrüdünden bahsedilmesi imkanı bulunmaktadır. Dava konusu olayımızda davacı tarafından davalıya yapılan başvurunun 02.03.2020 teslim edildiğine dair gönderi evrakı sunulduğu, bu tarihin temerrüt tarihi olarak kabulü halinde 8 iş günü sonrasının 13.03.2020 tarihine denk geldiği, davalı taralından sigortalı ... plakalı aracın kullanım amacının "HUSUSİ" olduğu yönünde rapor sunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85.1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”, 85.1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85.son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Kısaca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, iptal edilen hükümler yönünden derdest davalar için uygulama alanı bulacak, sigorta genel şartlarının Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Bu cümleden olmak üzere; Zira TBK 54. Maddesinde; haksız fiilden doğan borçlar kapsamında, bedensel zararlar olarak tedavi giderleri ve kazanç kaybı sayılmış, sağlık hizmeti giderlerinin kapsamı KTK 98. Maddesinde de, açıkça hastane ve sağlık kuruluşlarında alınan tıbbi tedaviye yönelik sağlık hizmeti ile sınırlı tutulmuşken, genel şartların A.5/b maddesi ile sakatlık raporu alınıncaya kadar ki süre içindeki bakıcı giderleri ve geçici iş gücü kaybından doğan giderler sağlık hizmeti giderleri kapsamına alınarak SGK sorumluluğuna bırakılmış olması açıkça kanunda düzenlenen bir hususun kapsamını genişletmiş olduğundan uygulanma imkanı kalmamıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; 06.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, araç sürücüsünün ..., davacının ise bu araçta yolcu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki aracın çarpışması neticesinde yolcu konumundaki ...'in yaralandığı, alınan kusur bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ceza dosyasından alınan kusur raporu ile benzerlik arz ettiği, ATK'dan alınan sağlık kurulu raporunda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezliğinin ise 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından sunulan raporda davacının 2.461,81-TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, her ne kadar davalı tarafça hatır taşıması defi ileri sürülmüş ise de, sürücü ile davacının baba-oğul olduğu ve yakın akraba arasında hatır taşımasının söz konusu olmayacağı, müterafik kusur yönünden ise davacının herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığı, sigortalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğu, dava tarihinden önce sigorta şirketine müracaat nedeni ile 13.03.2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile 1-) 2.461,82-TL geçici iş göremezlik tazminatının 13.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-) Fazlaya ilişkin talebin reddine 3-) Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 168,16-TL'den peşin alınan 54,40-TL harcın ve ıslah harcı 81,00-TL olmak üzere toplam 135,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 32,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-) AAÜT gereğince hesaplanan 2.461,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-) AAÜT gereğince hesaplanan 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-) Davacının yapmış olduğu 2.393,30-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 2.345,66-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-)Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 8-) Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/06/2022 Katip ... Hakim ... e- imzalıdır e- imzalıdır