İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/240 E. 2022/471 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/240
Karar No
2022/471
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/240 Esas - 2022/471 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/240 Esas KARAR NO : 2022/471 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .. İHBAR OLUNANLAR : 1- ... 2- ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/03/2020 KARAR TARİHİ : 26/04/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Tazminat davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/01/2019 tarihinde müvekkilinin eşi ile birlikte ... Mahallesi'nde motosiklet üzerinde seyir halinde iken sürücü ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı Toros marka aracın motosikletlerine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu kazada kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın sürücüsü ...' in asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın kazanın meydana geldiği 06/01/2019 tarihinde geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle müvekkilleri adına 10/07/2019 tarihinde Güvence Hesabı'na başvuruda bulunduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlikten dolayı 50,00 TL, kalıcı iş göremezlikten dolayı ise 50,00 TL ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 23/03/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; taleplerini sürekli iş göremezlikten dolayı 88.311,09 TL, geçici iş göremezlikten dolayı 18.137,20 TL olmak üzere toplam 106.598,29TL 'ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, Güvence Hesabı'nın poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu, SGK'dan yapılan ödemelerin araştırılmasını istediklerine, tazminat hesabının TRH-2010 ve 1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, Güvence Hesabı'nın geçici iş gücü kaybından sorumlu olmadığını, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını ve hatır için taşındığını, müterafik kusur ve hatır taşımasından dolayı tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Kazaya karışan araçların tescil kayıtları,davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, gösterilen diğer deliller toplanmıştır. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. 06/01/2019 tarihinde ... idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması soncu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan davacı ... yaralanmıştır. Bu kaza nedeniyle Nizip CBS'nin 2019/...soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonunda; 21/06/2019 tarihli karar ile ; sanığın eyleminin takibi şikayete bağlı suçlardan olduğu ve sanık hakkındaki şikayet yokluğu nedeniyle TCK'nın 89/5 maddesi gereğince kamu adına kavuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 73/7 maddesinde de "Kamu davasının düşmesinin, suçdan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmesi ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklaması durumunda artık hukuk mahkemesinde dava açamayacağı" düzenlenmiştir. Davacı, kamu davası açılmadan önce soruşturma sırasında şikayetinden vazgeçmiştir. Bu nedenle şahsi haklarından da vazgeçmiş sayılmaz. Nizip Nöbetçi AHM'ne talimat yazılarak, mahallinde keşif yapılması istenmiştir. Bu keşfe katılan bilirkişi ... 14/09/2021 tarihli raporunda; davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'nun tescilsiz motosiklet ile cadde üzerinde seyri sırasında ... plakalı araç sürücüsünün tali yoldan çıkarak sağ ön kısmı ile motosiklete çarparak sebebiyet verdiği kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'in tamamen kusurlu olduğu, ...'nun kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Kazanın görüntülerine ait kamera kayıtları bulunmaktadır. Bu görüntülerde kazanın oluş şekli açıkça görülmekte olup, rapor bu oluşa uygun düzenlenmiştir ve hükme esas alınmıştır. ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS bulunmamaktadır. Dava tarihinden önce 11/07/2019 tarihinde Güvence Hesabına başvuruda bulunulduğu, ancak ödeme yapılmadığı belirlenmiştir. SGK tarafından da davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamıştır. İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 03/11/2021 tarihli ve ... sayılı raporunda; davacının tüm vücut engellilik oranının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'ine göre %4 olduğu ve 9 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici işgücü kaybı oluştuğu, Çalıma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tespit edilen maluliyet oranın %23, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu belirtilmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği 30/03/2013 tarihinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup kaza 06/01/2019 tarihinde ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'in yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşmiştir. Bu nedenle %4 oranı esas alınmıştır. Raporda davacının bakıcıya muhtaçlığı konusunda görüş belirtilmemiştir. Davacı vekili 26/04/2022 tarihli celsede, bakıcı giderleri hususunda yeniden araştırma yapılmasını istemediklerini, mevcut duruma göre karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi ... 21/03/2022 tarihli raporda; TRH 2010 Kadın MortaliteTablosu ve Progressive Rant yöntemi (%10 artırım %10 iskontolama) ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak tespit edilen %4 efor kaybı(kalıcı işgöremezlik ) na göre kalıcı iş gücü kaybı zararının 88.361,09TL olduğunu, Çalıma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tespit edilen %23 maluliyet oranına göre hesaplanan kalıcı maluliyet zararının 508.076,19TL olduğu, geçici işgöremezlik zararının ise 18.187,20TL olduğu, davacının bakım ihtiyacının varlığı ve süresi dosyadaki maluliyet raporundan anlaşılamadığından bu talebe yönelik hesaplamanın yapılamadığı belirtilmiştir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. Davacı ehliyetsiz sürücünün kullandığı araca bilerek binmiş olup, müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından taktiren %20 oranında indirim yapılmıştır. (Yargıtay 4. HD 2021/2477 E. 2021/2949 K., 17 HD 2018/4184 E. 2020/820 K.) Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması varsa 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekir. Ancak yakın akrabalar arasındaki taşıma ahlaki bir ödevin ifası niteliğinde olup, hatır taşıması olarak nitelendirilemez. Ayrıca davacı, davalının sigortaladığı araçta değil diğer araçta seyahat etmekte iken yaralanmıştır. Bu nedenlerle hatır indirimi yapılmamıştır. (Yargıtay 17. HD 2019/1983 E. 2020/5967 K) 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin 5. fıkrasında ; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü bulunmaktadır. 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesi gereğince; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. 5684 sy. Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. Maddeleri gereğince; zorunlu sigortalarla ilgili olarak, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, Sigorta şirketinin ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, KTK uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na gidilebileceği, Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının eşi ... idaresindeki motosiklet ile seyir halindeyken sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçla çarpması sonucunda motorda yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'ine göre %4 oranında kalıcı ve 9 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici işgücü kaybına uğradığı, ATK raporunda bakıcıya muhtaçlık konusunda herhangi bir görüş belirtilmediği, davacının yaralanmasının mahiyetine ve maluliyet oranına göre bir başkasının ömür boyu bakımına muhtaç bulunmadığı, ayrıca davacı veklinin bakıcı giderleri hususunda yeniden araştırma yapılmasını istemediği, mevcut duruma göre karar verilmesini talep ettiği, bu kazada ... plakalı sigortasız araç sürücüsünün %100 oranında ve tamamen kusurlu olduğu, davacının zararlarından 6098 sayılı TBK'nun 53/3, 2918 KTK'nun 85, 91. Ve devamı maddeleri, 5684 sy. Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. Maddeleri gereğince davalının sorumlu olduğu, davacının ehliyetsiz sürücünün kullandığı araca bilerek bindiği, müterafik kusurunun bulunduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı, ev hanımları için AGİ'siz asgari ücret üzerinden geçici iş gücü zararının hesaplanması gerektiği (Yargıtay 4. HD2021/8465 E. 2022/3025 K) anlaşıldığından kalıcı iş gücü kaybından dolayı 88.361,09TL, geçici işgöremezlik nedeniyle 18.187,20TL olmak üzere toplam 106.548,29 TL'den müterafik kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapıldığında bakiye 85.238,63 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, geçici ve kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan fazlaya ilişkin talebin ve bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, temerrütün gerçekleştiği 25/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 85.238,63 TL maddi tazminatın 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 5.822,65 TL'den peşin alınan 419,40 TL harçların mahsubu ile kalan 5.403,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının peşin olarak ödediği 419,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 3.909,30 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına göre 3.125,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 11.881,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici ve kalıcı iş gücü kaybı taleplerinin reddedilen kısımlarının takdiri indirim sebebine dayandığı ve bu kısımlar için davacı aleyhine vekalet ücreti verilemeyeceği gözetilerek yalnızca bakıcı gideri yönünden hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Artan gider avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafına iadesine, 7-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, red ve kabul oranları dikkate alınarak 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre, 1.055,50 TL'sinin davalıdan, 264,50 TL'sinin de davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 8-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/04/2022 Katip ... Hakim ...

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/240, K. 2022/471, T. 26.04.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-240-e-2022-471-k-b49280e81160