İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/991 E. 2022/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/991
Karar No
2022/797
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/991 Esas - 2022/797 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/991 Esas KARAR NO : 2022/797 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... LTD.ŞTİ. - ... İFLAS İDARE MEMURULARI : ... - ... ... - ... ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... AŞ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2015 KARAR TARİHİ : 20/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın hafriyat dökümü sırasında zeminin kaygan olması nedeniyle uçurumdan yuvarlandığını, aracın pert olduğunu belirterek kaza sebebiyle pert olan aracın bedeli ile serviste bulunduğu sürece ödenen kira bedeli olmak üzere toplam 1.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özele, davacının işleteni olduğu, ... plakalı kamyonun müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi hasar sorumluluk limitinin hasar tarihi itibariyle aracın piyasa rayiç değeri olduğunu, olayın iş kazası olması nedeniyle kasko poliçesi kapsamındaki rizikolardan olmayıp müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 2015/... Esas-2020/... Karar sayılı 25/12/2020 günlü kararı ile, davacının duruşma günü ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmemesi ve herhangi bir mazeret bildirmemesi üzerine 6100 sayılı HMK.nun 150/1 maddesi gereğince dosya işlemden kaldırıldığı, 3 aylık süre geçmesine rağmen dosyanın taraflarca yenilenmediği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi gereğince davanın 25/12/2020 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas-2021/... Karar ve 12/11/2021 günlü ilamı ile; "Dava hukuki niteliği itibarıyla "Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)" davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi nezninde kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, aracın pert olduğunu, sigorta bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.11.2017 tarih 2016/...-2017/... EK sayılı kararı ile davacı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilleri 24.12.2017 tarihli dilekçelerinde davacı şirketin iflas ettiğinden bahisle tüm tebligatların iflas idaresini yapılmasını talep ettikleri görülmüştür. Davacılar vekillerinin 17.06.2020 tarihli dilekçeleri ile davacı şirketin iflasına karar verildiğini, davadan çekildiklerinin iflas idaresine bildirilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince 19.06.2020 tarihli müzekkere ile ikinci alacaklıklar toplantısı yapılıp yapılmadığının iflas idaresinden sorulduğu, Ankara 21.İflas Dairesi'nin 22.06.2020 tarihli cevabi yazısında, ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadığını belirterek, iflas idaresi memurları isimleri ve masa vekilinin Av.... olduğunun mahkemeye bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin 19.03.2020 tarihli duruşmasında Corona Tedbirleri kapsamında duruşmanın ertelendiği ve yeni duruşma gününün taraflara bildirilmesine karar verildiği, yeni duruşma gününün davacı dosyada vekil sıfatı kalmayan eski vekillere tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar başlığından davacı vekili olarak iflas idaresi memuru olarak Av.... adının yazılı olduğu ve gerekçeli kararın bu kişiye tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin iflasına karar verildiği, TBK'nun 513/1 maddesi uyarınca iflas kararı ile birlikte davacı şirket vekillerinin vekilliklerinin sona erdiği, davacı şirketin yönetiminin iflas idaresine geçtiği, Ankara 21.İflas Dairesi'nin 22.06.2020 tarihli cevabi yazısı ile iflas idaresi vekilinin ilk derece mahkemesine bildirildiği, ilk derece mahkemesince iflas idaresi vekiline yeni duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK'nın 194. maddesi hükmüne göre; acele haller hariç olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının duracağı ve alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra davalara devam olunacağı yasal bir zorunluluktur. 24.09.2020 tarihli duruşma sırasında davacı şirketin müflis durumda olduğu ve henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı anlaşılmaktadır. İİK 'nın 194 maddesi hükmü emredici nitelikte bir hüküm olup, bu hükme göre eldeki hukuk davasının durması sözkonusu iken, ilk derece mahkemesince bu emredici hükme uyulmadığı gibi, iflas idaresi vekiline yeni duruşma günü tebliğ edilmeksizin, duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeni duruşma gününün iflas idaresi vekiline tebliği ile ikinci alacaklılar toplantısı sonuna kadar yargılamanın durmasına karar verilerek, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek hüküm fıkrası aşağıdaki şekilde kurulmuştur.." hükmüyle bozma ilamı sevk edilmiştir. İstinafın bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin 2021/991 Esas sırasına kaydı yapılarak usul ve yasaya uygun bulunan istinaf bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama sırasında, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.11.2017 tarih ve 2016/... Esas, 2017/... karar sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verilmişdiği anlaşılmakla 2004 sayılı İİK'nın 194.maddesinin 1.fıkrası uyarınca yargılama durdurularak alacaklıların 2.toplanmasından itibaren 10 günlük sürenin geçmesi beklenilmiş, Ankara 21. İcra Dairesinin 2017/... İflas sayılı ve 08.04.2022 tarihli yazısıyla davalı müflis şirketin mallarının tasfiyesine esas olmak üzere, dosyamızda yapılacak duruşmaya katılmaları için, iflas idare memurlarının Av. ..., Av. ... ve ... olduğu ve dosya masa vekilinin Av. ... olduğu, dosyamızda duruşmalardan vareste tutulmalarını ve masa aleyhine olacak işlemler yönünden seçildiklerine dair yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nden, Adana Ticari Odası'ndan, ... Sigorta A.Ş.'den, Silifke CBS'den, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden, Ankara 21. İcra Dairesinden dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Dosya, makine mühendisi bilirkişisi ve sigorta hukuku bilirkişi heyetine tevdi olunarak, uyuşmazlık hakkında bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyada makine mühendisi bilirkişi ve sigorta hukuku bilirkişi heyetine tevdi edilerek, Prof. Dr. ... ve Av. ...dan alınan 30.12.2016 tarihli raporda, 21.10.2014 tarihinde meydana gelen tek araçlı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı kammyonun sürücüsü ...'ün asli kusurlu ve kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğunun tespit edildiği, kaza sonucu hasar gören ... plakalı kamyonun tamiri için gerekli olan yedek parça ve işçilik KDV dâhil bedelleri aracın piyasa rayiç değerini aşacağı ve tamiri yerine pert edilmesinin daha ekonomik olacağı için dava konusu aracın için pert yapılması gerektiğini, bu tespitle ... plakalı kamyonun hasar miktarı hasarlı aracın davacıda kalması durumunda kaza tarihi itibariyle 150.000,00 TL, hasarlı araçın davalıda kalması durumunda da 170.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, dava konusu olayda davacı sigortalı Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinin 2. fıkrasına göre trafikten çekme belgesi alıp davalı sigorta şirketine ibraz etmediğinden, ibraza ilişkin bir delil mevcut olmadığından, sonuç olarak, davacı tarafın ... plakalı aracın hasarına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinden talep edebileceği kasko sigorta tazminatı sovtaj düşülerek 150.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde 100,00 TL servis kira bedelinin servise bırakıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacı tarafın bu talebinin kazanç kaybı, ikame araç bedeli veya sadece aracın tamir için davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisinde beklediği süreye ilişkin olarak anlaşmalı servis tarafından herhangi bir ad altında alınan bir ücrete ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığını, bu hususun açıklattırılmasının mahkemenin takdirinde olduğunu, 22.03.2016 tarihli duruşmada "aracın serviste bulunduğu süre içerisinde araç kiralama bedelinin” tespitine karar verilmiş olup, bu yönde değerlendirmeler yapıldığını, sonuç olarak, davacı tarafın talebi, kazanç kaybı, ikame araç bedeli veya sadece aracın tamir için davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisinde beklediği süreye lişkin olarak anlaşmalı servis tarafınrdan alınan, bir ücret şeklinde kabul edilir ise, davalı sişorta şirketinin kasko sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafin talebi, kasko sigorta poliçesine göre değil, genel hükümlere göre hasar dosyasının geç neticelendirilmesi nedeniyle ortaya çıkan araç mahrumiyeti bedeli olarak kabul edilir ise, 1.200,00 TL olacağına ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyada makine mühendisi bilirkişisi ve sigorta hukuku bilirkişi heyetine ek rapor için yeniden tevdi edilerek, Prof. Dr. ... ve Av. ...dan alınan 06.10.2017 tarihli ek raporda, dava konusu poliçenin 4.7. maddesinde “hasar ödemesinde aracın damperli/beton pompalı kamyon olduğunun tespiti edilmesi durumunda, aradaki prim farkı belirlenip, ilgili farkın poliçe primine oranı nispetinde kesinti yapılacak ve düzeltme zeyili tanzim edilecektir.” şeklinde özel şart hükmüne yer verildiğini, öncelikle söz konusu poliçe özel şartında aracın damperli/beton pompalı kamyon olarak kullanılması halinde hasarın teminat dışında kalacağı veya muafiyet uygulanacağına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediğini, söz konusu özel şart hükmünde sadece eksik kalan prim hesap edilerek hasar hesabından düşüleceği ve buna ilişkin düzeltme zeyilnamesi düzenleneceğinin belirtildiği, kasko sigortası zorunlu sigorta olmayıp ihtiyari sigortalı olduğunu, her sigorta şirketi kendi prim tarifesini uyguladığını, dolayısıyla eksik prim hesabının yapılabilmesi veya kontrol edilebilmesi için, davalı sigorta şirketinin dava konusu ... plakalı araca ilişkin olarak damperli/beton pompalı kamyon olarak kullanılması nedeniyle alınması gereken eksik prim için düzenlediği düzeltme zeyilnamesini, dava konusu poliçenin başlangıç tarihi olan 05.12.2013 tarihinde dava konusu ... plakalı araçla aynı niteliklere sahip araçlar için (dampersiz ve damperli/beton pompalı hahyle) uyguladığı tasdikli kasko prim tarifesini ve ... plakalı araçla aynı niteliklere sahip araçlar için (dampersiz ve damperli/beton pompalı haliyle) düzenlediği başkaca örmek birkaç kasko poliçesini ibraz etmesi veya celbi gerektiğini, bu belgeler ibraz edilir ise, hesapladığımız tazminattan düşülecek eksik prim tutarı değerlendirileceğini, mevcut dosya kapsamı ile her hangi bir eksik prim hesabı yapılması ve düşülmesi mümkün olmadığını, ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde 100,00 TL. servis kira bedelinin servise bırakıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacı tarafın bu talebinin kazanç kaybı, ikame araç bedeli veya sadece aracın tamir için davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisinde beklediği süreye ilişkin olarak anlaşmalı servis tarafından her hangi bir ad altında alıman bir ücrete ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığını, bu hususun açıklattırılmasının mahkeme takdirinde olduğunu, 22.03.2016 tarihli duruşmada “aracın serviste bulunduğu süre içerisinde araç kiralama bedelinin” tespiti yönünde değerlendirmeler yapıldığını, sonuç olarak, davacı tarafın talebi, kazanç kaybı, ikame araç bedeli veya sadece aracın tamir için davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisinde beklediği süreye ilişkin olarak anlaşmalı servis tarafından alınan bir ücret şeklinde kabul edilir ise, davalı sigorta şirketinin kasko sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın talebi, kasko sigorta poliçesine göre değil, genel hükümlere göre hasar dosyasının geç neticelendirilmesi nedeniyle ortaya çıkan araç mahrumiyeti bedeli olarak kabul edilir ise, 1.200,00 TL olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, taraflar arasında düzenlenen ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın 05/12/2013-05/12/2014 dönemine ilişkin olarak piyasa rayiç değeri üzerinden Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalandığı, sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu dönem içinde olmak üzere 21/10/2014 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki söz konusu kamyon cinsi aracın kamyona monteli hafriyat römorku ile ... İnşaat alanında dolgu kil malzemesi dolu olarak geri manevra yaptığı sırada zeminin ıslak, yumuşak ve kaygan olması nedeniyle geriye kayarak uçuruma yuvarlanması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucunda adı geçen sürücünün yaralandığı ve sigortalanan aracın hasarlandığı, dosyamızda konusunda uzman makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiden alınan müşterek kök ve ek raporlardan davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 170.000,00 TL olup tamiri için gerekli yedek parça ve işçilik KDV dahil masraflarının rayiç değerini aşacağından pert işlemi yapılmasının yerinde olduğu, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2 maddesine göre tam hasara uğramış sayılması gereken araca ilişkin olarak sigortalının Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39.maddesinde düzenlenen şekilde hurda tescil belgesi alarak sigorta şirketine ibraz etmesi halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri üzerinden zararın tazmininin gerektiği ve bu durumda aracın hurdasının davalı sigorta şirketine bırakılması gerektiği, dava konusu olayda davacı tarafça Kasko Genel Şartlarının bahsi geçen hükmüne uygun olarak araç hakkında trafikten çekme belgesi alıp davalı sigorta şirketine ibraz edildiğine dair bir delil sunulmadığından kazalı aracın rayiç değeri olan 170.000,00 TL'den bilirkişi marifetiyle belirlenen 20.000,00 TL tutarındaki sovtaj bedelinin mahsubundan sonra davacının davalı sigorta şirketinden araç hasarı sebebiyle giderilmesini talep edebileceği zararının (170.000,00 TL - 20.000,00 TL =) 150.000,00 TL olduğu, davacı tarafça kazalı aracın serviste bulunduğu süre içinde ikame araç kiralanması sebebiyle ödediği kira bedelinin tazmini de talep edilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde ve bu poliçenin eki niteliğindeki teminat klozunda sigorta şirketinin ikame araç bedelinden sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığından davacının ikame araç bedeli talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile araç hasarından kaynaklanan 150.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı müflis şirketin iflas masasına ödenmesine, davacı tarafın ikame araç sebebine dayanan tazminat talebinin reddine, kazalı araç hakkında 13/06/2015 tarihli ekspertiz raporunun düzenlenmiş olduğu, aracın hasar durumu dikkate alınarak hakkında pert işlemi yapılması gerektiğinin davalı sigorta şirketince aynı tarihte öğrenilmiş kabul edilmesi gerektiği, kasko sigortacısı olan davalının Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1 maddesine göre 15 gün içinde zararı gidermesi gereken davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, buna göre temerrüt tarihinin öğrenme tarihinden itibaren 15 günlük sürenin dolmasından sonra 30/06/2015-Salı günü olduğu kabul edilerek hükmedilen tazminata bu tarihten itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE, araç hasarından kaynaklanan 150.000,00 TL maddi tazminatın 30/06/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müflis şirketin iflas masasına ödenmesine, davacı tarafın ikame araç sebebine dayanan tazminat talebinin reddine, 2-Alınması gereken 10.246,50 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL peşin harç ile 2.542,84 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.570,54‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 7.675,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı ve 27,70 TL peşin harç, 2.542,84 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.598,24 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.374,50 TL tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabül ve red oranına göre 1.363,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 23.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2022 Katip ... Hakim ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/991, K. 2022/797, T. 20.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-991-e-2022-797-k-28fe68d63f57