İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/741 E. 2022/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/741
- Karar No
- 2022/534
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/741 Esas - 2022/534 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/741 Esas KARAR NO : 2022/534 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 01/10/2021 KARAR TARİHİ : 31/05/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyası ile 27.11.2020 düzenleme tarihli 44.172,00TL miktarlı ve 28.01.2021 düzenleme tarihli 52.012,80 TL miktarlı olmak üzere 2 adet faturadan dolayı toplam 96.184,80 TL miktar üzerinden müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak ilamsız icra takibi açıldığını, ilgili faturalardan dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız ve yerinde olmayan alacak ve Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra takibi hakkında dava sonuna kadar İhtiyati tedbir kararı verilmesini, takip dosyasından ve takip dayanağı faturalardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davalı alacaklıların dava meblağının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafa karşı başlatılan takipte ödeme emrinin 17.05.2021 tarihinde e-tebligat yoluyla açıldığını ve karşı tarafça söz konusu ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde borca ve imzaya herhangi bir itiraz olunmadığını, takip kesinleştikten sonra ve takipten yaklaşık 5 ay sonra müvekkili şirkete karşı açıldığını, davacı tarafça dava dilekçesinde imza itirazı yapılmış olsa da davacı tarafa ait şirkete ait faturalar, senetler, sözleşmeler, her türlü ticari belgeler incelendiğinde takibe dayanak fatura ile diğer imzaların birebir örtüştüğü, imzaların bizzat şirket yetkilisi tarafından atılmış olduğu açıkça anlaşılacağını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, kötü niyetli olan davacının İİK m.72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosya içerisine konulmuştur. İslahiye Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden dava konusu bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Dosya, mali müşavir bilirkişisine tevdi olunarak, uyuşmazlık hakkında bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, menfi tespit davasıdır. Taraflar asındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davalının, takip dayanağı faturalara konu malları davacıya teslim edip etmediği, uyuşmazlık konusu faturaların kapalı fatura niteliğinde olup olmadığı ve dolayısıyla fatura bedelinin peşin ödenmiş sayılıp sayılmaması gerektiği, davacının, takip dayanağı faturalar sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı ile borçlu olmadığı alacağın tutarı, inkar ve kötüniyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı ile tazminatın oran ve tutarı tarihi hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır. Dosyamız arasına getirtilen Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısı ... Limited Şirketi vekili tarafından takip borçlusu ... aleyhine takip talebiyle, 96.184,80 TL fatura alacağı, 96.184,80 TL toplam alacağın tahsili tarihine kadar %16,75 reeskont avans ticari faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsilinin talep edildiği, söz konusu dosyada düzenlenen 07/05/2021 tarihli örnek-7 ilamsız takiplerde ödeme emrinin takip borçlusuna 22/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Taraflara dayandıkları ticari defterlerini ve bu defterlerin dayanak belgelerini sunmaları bakımından usulüne uygun olarak ihtarlı kesin süre verilmiş, davalı tarafça anılan hususta defter ya da belge sunulmamış, davacı tarafça sunulan ticari defter ve belgeler ile tarafların kayıtlı oldukları vergi dairelerinden bildirmiş oldukları bilanço satış (BS) ve bilanço alış (BA) formları dosyamız arasına alındıktan sonra Mali Müşavir Bilirkişi ...'den alınan 04/04/2020 tarihli raporda, davacı ... 2020 yılında işletme hesabına göre defter tuttuğu, işletme defteri kapanış tasdikine tabi olmadığı, uyuşmazlık konusu fatura bedelinin ödenip ödenmediğini mahiyeti itibari ile bu deftere yazılmadığı, 2021 yılı defterlerin 213 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ancak yevmiye defterinin TTK'nın 64. ve 222. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmamış olduğu, bu defterlerin VUK'nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulmadığı, davalı şirket tarafından davacı tarafa takip ve dava konusu, 27.11.2020 tarih ve ... numaralı 44.172,00-TL fatura ile 28.01.2021 tarih ve ... numaralı 52.012,80-TL faturanın düzenlenmiş olduğu, davacı taraf yasal defterlerinde sözkonusu faturaların muhasebe kayıtlarının bulunduğu, dava dosyasında, davaya konu faturalara davacı tarafın TTK.'nun 21. maddesi gereği 8 gün içinde fatura içeriği hizmetleri almadığı yönünde bir itirazına rastlanmadığı, ayrıca tarafların Form BA/BS bildirimlerinde takip ve dava konusu edilen faturaların bildirimlerinin yapılmış olduğu, davacı yasal defterinde davalı tarafa yapılan kredi kartı ödemelerine ait kredi kartı ekstresini ya da davalı şirket tarafından imzalanmış tahsilat makbuzlarını dava dosyasına sunması gerektiği, aksi halde bu ödemelerle ilgili tevsik edici belgesi olmaksızın muhasebe kayıtlarının fiktif yapılmış olduğunun kabul edileceği düşünülmekle birlikte takdirin mahkemede olduğunu, davalı şirket yasal defterlerini sunmamış olduğundan inceleme imkanının bulunmadığı ve davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin belgeleri sunulmadığından dava dosyası kapsamından taraflar arasındaki alacak ve borç miktarının net olarak tespiti mümkün olmadığı düşüncesinde olmakla takdirin mahkemede olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Toplanan deliller, alınan ve mahkememizce hükme elverişli bulunup benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, davalı şirket tarafından Adana Genel İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı ilamsız icra takip dosyasında verilen takip talebiyle 28/01/2021 tarih ve ... nolu ve 27/01/2020 tarih ve ... nolu 2 adet faturaya dayanılarak 96.184,80 TL alacağın davalıdan tahsilinin talep edildiği, söz konusu takip dosyasında düzenlenen 07/05/2021 tarihli örnek-7 ödeme emrinin 22/05/2021 tarihinde eldeki davanın davacısı olan takip borçlusuna tebliğ edilmiş olduğu, takip borçlusu davacının eldeki menfi tespit davasında takip dayanağı faturalara konu malların davacıya teslim edilmemiş olduğu ve faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğinden bedelinin peşin ödendiğinin kabulü gerektiğinden bahisle bu faturalardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, konusunda uzman mali müşavirden alınan bilirkişi raporu ile takip dayanağı faturaların davacı ...'in 2020 yılı GİB defter beyan sisteminden print edilen işletme defterinin GİDER kısmında 27/11/2020 tarih ve 143 sıra numarasıyla kayıtlı olduğu, yine tarafların kayıtlı oldukları vergi dairelerinden getirtilen bilanço satış (BS) ve bilanço alış (BA) formlarında her iki tarafın takip dayanağı faturaları kendi vergi dairelerine beyan etmiş olduğu, Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik uygulaması da nazara alındığında borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı ve bilanço alış (BA) formu ile kendisinin kayıtlı olduğu vergi dairesine beyan etmiş olduğu ve takip borçlusu davacının faturalara TTK'nın 21.maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz etmemiş olduğu ve fatura konusu malların teslim alınmadığına dair davacı tarafça başkaca delil sunulmadığı göz önüne alındığında faturalara konu malların takip borçlusu davacı tarafından teslim alındığının kabulü gerektiği, davacı vekilince faturalardaki imzaların müvekkiline ait olmadığı savunulmuş ise de davacı tarafın ticari defterlerine kaydettiği ve (BA) formu ile kendisinin kayıtlı olduğu vergi dairesine beyan etmiş olduğu faturalardaki imzanın kendisine ait olmadığına dair savunmasına itibar edilemeyeceği, bu durumda takip alacaklısı davalının takip dayanağı faturalara konu malları takip borçlusu davacıya teslim ettiği hususunun kabulüne göre takip borçlusu davacının söz konusu faturalara konu bedeli takip alacaklısı davalıya ödediğini ispat yükü altında bulunduğu, davacının ticari defterlerinde takip dayanağı faturalar sebebiyle ödeme kaydı bulunmakta ise de bu kayıtların dayanağı olan belgelerin bulunmadığı, mahkememizce duruşmanın 26/04/2022 günlü 2 nolu celsesinde verilen 2 nolu kararla davacı vekiline uyuşmazlık konusu fatura bedellerinin davalıya ödendiğine dair kredi kartı ekstreleri ya da davalı tarafın imzası ile onaylanmış ödeme belgelerini sunması bakımından usulüne uygun olarak ihtarlı kesin süre verildiği halde davacı tarafın bu konuda herhangi bir belge sunmadığından 4721 sayılı T MK'nın 6.ve 6100 sayılı HMK'nın 190/1.maddesi gereğince ödeme iddiasını ispat yükü altında olan davacı bu iddiasını ispatlayamamış, sonuç olarak davacının ispatlanamayan davasının reddine, mahkememizce 01/10/2021 günlü tensip tutanağının 9 nolu ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulüne ve icra veznesindeki paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş her ne kadar davacı davasında haksız bulunmuş ise de davacı tarafın söz konusu ara kararda belirtilen teminatı yatırmamış olduğu, dolayısıyla davalının takibine devam ederek alacağına kavuşma imkanının bulunduğu kabul edilerek davalının İİK'nın 72/4 maddesinde belirtilen yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 1.642,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.561,90 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 13.087,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2022 Katip ... Hakim ...