İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/866 E. 2022/852 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/866
- Karar No
- 2022/852
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/866 Esas - 2022/852 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/866 Esas KARAR NO : 2022/852 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... A.Ş - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/11/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;06/09/2017 tarihinde çift taraflı kaza meydana gelmiş olup, yolcu konumunda müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeni ile yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, oluşan maluliyet nedeni ile ... A.Ş'ye başvuru yapılmış ancak davalı sigorta şirketi yasal süre geçmesine rağmen başvuruyu sonuçlandırmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın ... A.Ş'den sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, HMK.6.madde gereği yetkili mahkemenin, davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, HMK.b16'ya göre haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiil işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın ortak ve kesin yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi, zorunlu mali mesuliyet sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, SGK7dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığı, alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durum ve maluliyetin kaza ile illiyeti bakımından rapor alınmasını, dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşımasına dair Yargıtay içtihadı uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini, hesaplama yapılabilmesi için aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanından rapor alınmasını belirterek açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlı dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır. Kusur bilirkişi tarafından 11/11/2020 tarihli raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunu, yolcuların kusurları olmadığını mahkememize bildirmiştir. Davacı tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2 İhtisas Kurulu Başkanlığının 27/05/2022 tarih ... karar sayılı raporunda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğunu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğini, iyileşme süresi içerisinde veya sonrasında başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir. Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu 22/08/2022raporunda, olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet raporu ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 4.242,04 TL olduğu, sürekli iş gücü kaybı tazminatının bulunmadığını mahkememize bildirmiştir. Davacı vekili tarafından 05/09/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 4.15204TL'ye yükseltmiştir. Dava trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi tazminat talebine ilişkin olup, 06/09/2017 tarihinde çift taraflı kaza meydana gelmiş olup, yolcu konumunda müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeni ile yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını,kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 17/10/2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurunda kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasıda gerekebilir. Davacı ... plakalı otomobilde yolcu konumunda olup, emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, araçtan fırlama olayının yaşanmadığı, sürücünün B sınıfı sürücü belgeli olduğu, alkol ölçümüne ilişkin bilgi bulunmadığı, Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu anlaşıldığından davacının müterafik kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Hatır taşıması ise, bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki soruşturma dosyası ve trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde; davacının ... plakalı otomobilde yolcu konumunda olup sürücü ile davacının akraba oldukları anlaşıldığından aktüerya bilirkişisi tarafından belirlenen zarardan hatır indirimine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının geçici işgöremezlik tazminatının 4.242,04 TL olduğu, sürekli işgücü kaybı tazminatının bulunmadığı anlaşıldığından; Davanın kısmen kabulüyle; geçici iş göremezlikten kaynaklanan 4.242,04 TL olan maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüyle; geçici iş göremezlikten kaynaklanan 4.242,04 TL olan maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 290,00 TL karar harcından, peşin alınan 44,40 TL ve ıslah ile alınan 80,70 TL olmak üzere toplam 125,10TL harcın mahsubu ile bakiye 164,90TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 4.242,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL peşin harç ve 80,70 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 125,10 TL harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 193,60 TL, posta gideri, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 1.035,00 TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 2.173,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 29/09/2022 Katip ... Hakim ...