İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/350 E. 2022/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/350
- Karar No
- 2022/160
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/350 Esas - 2022/160 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/350 KARAR NO : 2022/160 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... AŞ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 28/03/2018 KARAR TARİHİ : 15/02/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize dava dilekçesinde özetle; 08/10/2017 günü ... plakalı araç sahibi ... sevk ve idaresindeki araç ile ... sevk ve idaresindeki ... aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 20/12/2018 günlü celsesinde imzası ile onayladığı beyanında, dava dilekçesindeki cismani zarar nitelemesi ile talep ettikleri maddi tazminatın, müvekkilinin dava sebebi trafik kazası sonucunda sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı zararın giderilmesine yönelik olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Duruşmanın 20/12/2018 günlü celsesinde davalı vekilinin yetki itirazı değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK nun 15 maddesi gereğince, zararın meydana geldiği ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin Adana olduğu anlaşıldığından mahkememizin yetkili mahkeme olması nedeniyle davalı vekilinin yetki itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Adana CBS, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, ... A.Ş Müdürlüğü, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü, Adana SGK İl Müdürlüğü, Adana Şehir Hastanesi Başhekimliğine yazılan müzekkerelere yanıt verilerek, dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilip dosya içerisine alınmıştır. Dosyamız kusur, maluliyet ve zarar hesabı yönünden ayrı ayrı bilirkişiye tevdi olanarak bilirkişi raporları alınmıştır. Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sonucunda maluliyete uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur durum ve oranları, davacının sürekli iş göremezlik kaybının bulunup bulunmadığı, zararın miktarı ile talep edilen tazminat hakkında uygulanması gerekli faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarında toplanmaktadır. Taraflar usulüne uygun olarak sulhe ve arabuluculuk kurumuna başvurmaya teşvik olunmuş, ancak bundan olumlu sonuç alınamamıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya kusur bilirkişisine tevdi edilmiş Emniyet Müdürü ...'dan alınan 15/01/2019 tarihli raporda; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücü ... ile yaya ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığına ilişkin görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce davacıya ait dosya ve tüm tıbbi evrak ve grafileri ile birlikte İstanbul ATK 2. İhtisas Kuruluna sevki yapılmış ve İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 26/02/2020 tarih ve ... karar sayılı sağlık kurulu raporuna göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğine ilişkin tıbbı kanaat raporu ibraz edilmiştir. Davacı vekilince, söz konusu maluliyet raporuna karşı verilen itiraz dilekçesinde davacı hakkında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre yeniden rapor alınması talep edilmiş ve müvekkilinin maluliyetinin esasen artarak devam ettiği belirtilmiş, yine duruşmanın son celsesinde tutanağa geçirilen beyanında haricen başvurarak aldıkları ve müvekkilinin maluliyetinin sonradan arttığı iddiasına dayanarak başka mahkemede açtıkları dava dosyasına ibraz ettikleri raporda müvekkilinin maluliyetinin %24 oranında olduğunun tespit edildiğini bildirmiş ise de, eldeki davanın davacının dava tarihi olan 26/03/2018 tarihine kadar gerçekleşen sürekli iş göremezlik zararının giderilmesine yönelik olduğu, dosyamızda kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumunun bu konuda rapor düzenlemeye ehil 2. İhtisas Kurulundan davacının tüm tedavi kayıt ve belgeleriyle muayene raporları ve grafileri incelenerek alınan raporda davacının sürekli iş göremezliğe sebep olacak maluliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yeniden rapor alınması talebine itibar edilmemiştir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı sigorta şirketince sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığı, 08/10/2017 günü meydana gelen kazanın oluşumunda sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücü ... ile yaya ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 26/02/2020 tarih ve ... karar sayılı sağlık kurulu raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin 20/12/2018 günlü celsesinde imzası ile onayladığı beyanında, dava dilekçesindeki cismani zarar nitelemesi ile talep ettikleri maddi tazminatın, müvekkilinin dava sebebi trafik kazası sonucunda sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı zararın giderilmesine yönelik olduğunu beyan ettiği, dolayısıyla davacının sürekli maluliyeti olmadığından sürekli iş göremezlikten doğan zararının da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 44,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2022 Katip ... Hakim ...