Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20109 E. 2023/2562 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20109
Karar No
2023/2562
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/263 E., 2019/569 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince adli yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; görevsizlik kararı verilmiştir. Konya 1. İdare Mahkemesi 2017/690 esas 2017/1945 karar sayılı ilamı ile davanın trafik kazasından kaynaklandığını bu nedenle adli yargının görevli olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 2017/705 Esas 2017/752 Karar sayılı 25.11.2017 tarihli ilamı ile adli yargının görevli olduğuna dair kararından sonra mahkemece yapılan yargılama ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 15.07.2010 tarihinde D300 karayolu Ilgın Toki karşısında saat 00:45 sıralarında Konya istikametinden Afyonkarahisar İstikametine giderken yolda asfaltın çökmesi ve kabarması sonucu kaza yaptığını, yolun bozuk olduğuna, çökme ve kabarma olduğuna dair karayollarına ait hiç bir levha bulunmadığını, müvekkilinin Manisa Sulh Hukuk Mahkemesinde hasarların tespitini yaptırdığını, sonuç olarak müvekkilinin aracındaki hasarları yaptırmak üzere aracını yurt dışına götürmek zorunda kaldığını belirterek bu nedenle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar, işçilik, aracı yurt dışına götürme, hasar tespiti için ödemiş olduğu bedel olmak üzere toplam 18.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu yönden reddinin gerektiğini, yine davacı tarafın iddia ettiği gibi belirtilen yolda herhangi bir çökme, kabarma veya bozukluk bulunmadığını, bu durumun Karayolları 32. Şube Şefliğince yolun devamlı denetlenmek suretiyle kayıtlarla sabit olduğunu, zira aynı yolda günde 8000 araç geçtiğini ve böyle bir durumdan dolayı kazanın meydana gelmediğini, araçtaki hasar ile meydana geldiği iddia edilen kaza arasında illiyet bağının ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/159 Esas-2014/746 Karar sayılı 22.01.2014 tarihli kararı ile adli yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece Yargıtay kararına uyularak yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, dosya idare mahkemesine gönderilmiş, Konya 1. İdare Mahkemesi 2017/690 esas 2017/1945 karar sayılı ilamı ile Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2017/705 esas 2017/752 karar sayılı 25.11.2017 tarihli ilamı ile adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " kaza yeri fotoğrafları ve tanık anlatımı da dikkate alınarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu uyarınca davalının kusuru %75 kabul edilerek, araçtaki hasarın alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği" gerekçesiyle, araçta meydana gelen hasar kaybına ilişkin tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.250,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 15.07.2010 tarihli araç sürücü ve tespit tutanağında aracın sağ ön tarafta bulunan yolcu koltuğunun sağ yan kısmında bulunan üzerinde airbag yazılı siyah renkli plastik kapağının açık vaziyette bulunduğu, kapak ile yolcu koltuğu arasında beyaz şeffaf naylon poşet olduğu, poşetin altında beyaz renkli kumaş (airbag) bulunduğunun tespit edilmesine rağmen bilirkişi tarafından hesaplamaya dahil edilmediğini, davacının vasıtanın götürülme bedelini isteme hakkı olmasına rağmen bilirkişinin aracın yurt dışına götürülme masrafını da hesaplamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; iddia edilen çökme ve kabarmanın bu kazanın oluşumunda birinci derecede etken olduğu varsayıldığında kaza anından sonra yolu kullanan diğer sürücülerin de bu kesimde kaza yapmalarının kaçınılmaz olacağını, bir günde 8000 aracın geçtiği yolda oluştuğu iddia edilen çökmenin, sürücüler ve yolda çalışan müvekkili idare ekipleri tarafından farkedilmemesinin mümkün olmadığını, aracın alttan darbe alıp hasar gördüğü ve müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş ise de ancak alttan darbe alan bir aracın nasıl olup da yolcu yan hava yastığının açıldığına dair hiçbir açıklamada bulunulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının sorumluluk alanında bulunan karayolunda asfaltın çökmesi ve kabarması sebebiyle davacıya ait aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar ve bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosya kapsamında alınan kusur tespiti ve hasarın belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporlarının kazanın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine. 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20109, K. 2023/2562, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20109-e-2023-2562-k-4db6cfab9b8e