İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/327 E. 2022/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/327
Karar No
2022/812
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/327 Esas KARAR NO : 2022/812 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2018 KARAR TARİHİ : 22/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil şirket halinde komisyonculuk işiyle iştigal ettiğini, şirketin temsil ve imza yetkisi her iki ortak tarafından birlikte ve müştereken olduğunu, birlikte atılmayan imzalardan dolayı şirketin sorumlu tutulması düşünülemez olduğunu, alacaklı gözüken ... ile şirket ile aralarında herhangi bir senet ya da bono imzalanmamasına rağmen Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takibine konu bono işleme konulduğunu, söz konusu bono incelendiğinde şirketin kaşe bilgileri mevcut gözükse de şirketi temsile tek başına yetkili olmayan şirket ortağı ... tarafından imzalandığını, ticari defterlerinin ve alacaklı tarafın defterleri incelendiğinde şirketten hiçbir suretle alacaklı olmadığının gözükeceğini, alacaklı gözüken ... tarafından imzalandığı, alacaklı gözüken ... şirketin çift imza ile temsil edildiğini bildiğini, müvekkil şirket ile davalı arasında herhangi mal alış verişi gerçekleşmediğinden, müvekkil şirketin söz konusu bonolardan dolaya davalıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek; müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tesptine söz konusu bonoya istinaden açılmış olan Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takibin iptaline, henüz icraya konulmamış olan her biri 8.000,00 TL bedelli toplam 12 adet 26/02/2018 ile 26/01/2019 tarihleri arasında aylık olarak keşide edilen bonoların iptaline, müvekkil şirketin daha fazla mağdur olmasının engellenmesini için takiben tedbiren durdurulmasına, davalının haksız icra nedeni ile %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiftçilik, davacının ise sebze meyve alım satım işi yaptığını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin müvekkilinin davacı şirket nam ve hesabına tarla kiralamakta, kiralanan tarlalarda masrafları davacı şirket tarafından karşılanmak üzere müvekkilinin kendi ekipmanlarını kullanarak sebze meyve üretmekte, üretilen ürünler davacı şirkete ait olmakta, müvekkilin de ürünlerin ekiminden, yetişmesine ve hasatına kadar emek sarf ettiğinden, davacı şirketle olan şifahi anlaşmasına göre dönüm başı 300 TL ücret aldığını, müvekkilinin 2017 yılında davacı şirket nam ve hesabına 800 dönüm sebze ekilişi yapmış, bunun karşılığında müvekkilinin dönüm başına alması gereken 300,00 TL davacı şirket tarafından müvekkilinin dönüm başına alması gereken borç karşılığında toplam 240.000 Tl olan 5 adet çek vermiş, çekler karşılıksız çıkmış ve 30/12/2017 keşide tarihli, 40.000,00 TL meblağlı bir çek için borçlu şirket aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş, borçlu şirketin gayrimenkul, araç ve sera tellerinin haczedildiğini, borçlu şirket, bu davada borçlu olmadığına ve takip konusu 104.000,00 TL meblağlı bonodaki imzanın yetkili şirket temsilcileri tarafından atılmadığını iddia ettiğini, borçlu şirketin, daha önce müvekkiline verdiği ve karşılıksız çıkan çekler, borçlu şirketle yapılan 03/11/2017 tarihli protokol, Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı dosyasından, Karataş İcra Müdürlü'nün 2017/... talimat sayılı dosyası ile borçlu şirketin haczedilen sera teli üzerindeki haczin kaldırıldığı ve borçlu şirket yetkilisine teslim edildiğini, 09/11/2017 tarihli tutanaktaki şirket yetkilisinin kaşe ve imzası, borçlu şirketin müvekkiline verdiği 8.000,00 TL'lik diğer bonola, müvekkilinle borçlu şirket arasında bir ticari ilişki olduğunu ve bu ticaretten dolayı şirketin borçlandığını açıkça gösterdiğini belirterek, haksız ve kötü niyetle açılan menfi tespit davasının ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, icra takibinin devamına, kötü niyetli borçlunun tarafına %20 tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava İİK 72. Maddesine dayanan menfi tespit davasıdır. Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ....Ltd.Şti.aleyhine 30/09/2017 keşide tarihli 40.000,00 TL miktarlı ... numaralı çekten kaynaklı açılan icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile iş bu dava açılmıştır. Dosyanın mali müşavir ve sözleşmeler konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 21/08/2019 tarihli raporlarında; davacı ticari defterlerine göre davalı ile herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, davalıya verilmiş çek ve senet olmadığı, ...'ın davacı şirketi temsil yetkisinin 10/10/2017 tarihli yönetim kurulu kararıyla kaldırıldığı ve 19/10/2017 tarihinde bu durumun ilan edildiği, dolayısıyla davaya konu bonoların düzenlendiği, 03/11/2017 tarihi itibariyle bonoları imzalayan ...'ın şirketi temsil yetkisinin olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun m.678 hükmü uyarınca davaya konu bonolar sebebiyle davacı şirketin değil, senedin imzalayan ...'ın şahsen borç altına girdiği, davacı şirketin menfi tespit talebinin mevzuata uygun olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında imzalayan 03/11/2017 tarihi sözleme geçersiz olduğuna göre, davacı şirket ile dava arasında sözleşme öncesi ticari ilişkiden kaynaklanan alacak olup olmadığı bilinmemekte olup, mevcut davanın konusu olmadığını mahkememize bildirmişlerdir. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/... esas 2020/... karar sayılı ilamında, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçundan; ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, 05/03/2022 tarihinde ilamın kesinletiği, üç yıldır ticari faaliyet içinde bulunduğu ve 10/10/2017 tarihinde müdür seçimi gündemi ile toplanan ortaklar kurulu toplantısında ağabeyi ve şirketin diğer ortağı olan sanık ... ile müşterek imza ile şirketi temsile yetkili kılındıkları yönünde karar aldıkları, sanık Murat'ın bu durumu(şirketi tek başına temsil edemeyeceğini) bilmesine rağmen üç yıldır ticari faaliyet içinde bulunduğu ve bu değişiklikten haberdar olmayan katılan (Davacı ...) ile önceki dönemlerden olan borçlarına karşılık olarak 03/11/2017 tarihinde yaptıkları protokole istinaden ve protokolle aynı tarihte davaya konu 12 adet 8.000,00 Tl bedelli bonoları şirket kaşesini basarak, şirket adına tek imza ile imzaladığı, şeklen geçersiz olan bu bono bedellerini vadesinde ödemediği gibi bonolarla ilgili icra takibi başlatan katılanın yasal takibini neticesiz bırakmak için şirketi tek başına yetkili olmadığından bahisle menfi tespit davası açtığı, şirket yöneticisi olan sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülerek adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesince belirlenen maddi olguların ve mahkumiyet kararlarının hukuk hakimini de bağlayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, Davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 80,70 red harcından, peşin alınan 3.434,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.353,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT maddesi uyarınca hesap olunan 31.156,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı . 22/09/2022 Katip ... Hakim ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/327, K. 2022/812, T. 22.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-327-e-2022-812-k-b8f142c97c09