İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/595 E. 2022/802 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2010/595
- Karar No
- 2022/802
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2010/595 KARAR NO : 2022/802 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - .... VEKİLİ : Av. .... - ... DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 02/12/2010 KARAR TARİHİ : 21/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin serbest muhasebecilik işini yaptığını, işi gereği bir çok yere imzası ile birlikte belgeler sunduğunu, ancak müvekkilinin sunduğu bu belgelerden birinin bono şekline dönüştürüldüğünü, bu belgede müvekkilinin adının dahi matbu olarak yazıldığını, bunun üzerine davalı aleyhine Adana 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/... E. Sayılı dosyası ile sahtecilik suçundan dava açıldığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, aralarında herhangi bir ticari ilişki veyahut başkaca bir ilişki olmadığını, müvekkili tarafından Adana 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/... E. Sayılı dosyası ile borçlu olmaması, imza itirazı, çifte vade ve sahte senet iddiası ile dava açıldığını, ancak davanın Ticaret Mahkemesi nezdinde açılacak menfi tespit davasına konu edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddedildiğini belirterek, Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı takip dosyasına konu edilen 03/05/2010 tanzim 28/07/2010 vade tarihli 87.000 TL bedelli senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve haksız takip nedeniyle davalının %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilini hiç tanımadığı ve hiçbir ticari ilişkisi olmadığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkili ile davacının 2 yılı aşkın bir süredir tanışıklık içinde olduğunu ve bu tanışıklık neticesinde müvekkili ile davacının ortak arsa alımı işine girdiklerini, müvekkilinin takibe konu edilen miktarı davacıya elden ödediğini, ancak tapuda bir kısım sıkıntılar olduğundan ve vergi borçlarından bahisle satış yapılmadığını, ödenen meblağın da müvekkiline iade edilmediğini, sonradan bu taşınmazı davacının kendi adına satın alıp tescilini sağladığını öğrendiklerini, davacının müvekkiline bu meblağı ödemek konusunda verdiği protokol başlıklı ve taahhütname mahiyetindeki belgeden de anlaşılacağı üzere, davacının senedin vadesinde ödeneceğini ayrı bir vesika ile kabul ve beyan etmiş olduğundan takibe konu edilen senetle ilgili olarak sahtecilik iddialarının bir temeli ve gerçekliği kalmadığını belirterek, davacının haksız ve hukuksuz davasının reddi ile %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı, Adana 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/... E. (Yargıtay bozma sonrası 2017/... E.) Sayılı, Adana 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/... E. Sayılı, Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/... E. sayılı dosyaları celp edilmiştir. Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı dosyasında; alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... aleyhine 87.000 TL bedelli bonodan dolayı toplam 87.228,82 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi açıldığı anlaşılmıştır. Adana 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/... E. Sayılı dosyasında; müştekinin ..., sanığın ... olup, Adana C.Başsavcılığınca 12/11/2010 tarihinde sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile dava açıldığı, 10/02/2014 tarihinde sanık hakkında "Resmi Evrakta Sahtecilik" suçundan mahkumiyet kararı verildiği, yapılan temyiz incelemesi sonrası kararın bozulduğu ve dosyanın 2017/... esas numarasını aldığı, bozma kararı doğrultusunda dosyanın Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/... E. (Bozma öncesi 2013/... E .) Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bekletici mesele yapılan Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda; Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 08/11/2010 tarih ve 2010/ ... No'lu Ekspertiz Raporuna göre; suça konu senedin orjinal senetlerden olmadığı ilk tanziminde üst kısmında yazılar bulunan ve “...” tarafından imzalanmış A4 kağıdı belgenin üst kısmında yazıları içeren bölümünün kesilerek belgeden koparılmasına müteakip kesilen kısım ile imza arasındaki bölümün bilgisayar yazıcısı yardımı ile senet halinde düzenlendiği, buna uygun olarak A4 kağıdının alt kısmının da kesildiği ve böylece farklı amaç için düzenlenmiş belgeden sahte olarak bono senedi oluşturulduğu tespit edilmekle sanık hakkında "kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın 06/04/2022 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava, İİK 72. Maddesine dayanan menfi tespit davasıdır. Somut olayda; Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/... E. 2021/... K. Sayılı dosyasında davalı hakkında yapılan yargılama sonucu davalının, davaya konu Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı takip dosyası ile takibe koyduğu, borçlusu davacı ..., alacaklısı davalı ... olan 03/05/2010 tanzim 28/07/2010 vade tarihli 87.000 TL bedelli bonoyu, davacı tarafından imzalanmış belgenin üst kısmında yazıları içeren bölümünün kesilerek, belgeden koparılmasından sonra kesilen kısım ile imza arasındaki bölümün bilgisayar yazıcısı yardımı ile senet halinde düzenlendiği ve böylece farklı amaçlar için düzenlenmiş belgeden sahte olarak davaya konu bononun oluşturulduğu tespit edildiğinden, davanın kabulü ile davacının Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı takip dosyası ve dayanağı olan 03/05/2010 tanzim 28/07/2010 vade tarihli 87.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takip tarihi de dikkate alınarak haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %40'ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının tazminat talebinin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davacının Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı takip dosyası ve dayanağı olan 03/05/2010 tanzim 28/07/2010 vade tarihli 87.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 34.800,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 2-Alınması gereken 5.942,97 TL karar harcından, peşin alınan 1.291,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.651,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 13.920,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.291,95 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 17,15 TL başvuru harcı ve 95,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 112,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 21/09/2022 Katip ... Hakim ...