9325 sayılı İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (Tebliğ No: 2005/18)
Madde 25 — Soruşturma ile ilgili diğer hususlar
Madde 25 — Soruşturma ile ilgili olarak ilgili taraflarca gündeme getirilen diğer hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) Bazı ilgili taraflar, zarar inceleme döneminin 2001 yılı ile başlamasının, o yıl yaşanan ekonomik krizden dolayı ithalatta yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesinde yanıltıcı olacağından bahisle, ithalat artışının incelenmesinin 2000 yılı ithalat verileri ele alınarak yapılması halinde daha önce varılan sonuçların aksine bir durumun ortaya çıkacağını iddia etmişlerdir.
Soruşturma konusu ürünün ÇHC menşeli ithalatının gelişimine 2000-2003 dönemi için bakıldığında, söz konusu ithalatın tüm gruplarda ve toplam olarak genel ithalat içindeki payını artırdığı tespit edilmiştir. Şöyle ki, tüm gruplar halinde ve toplam olarak, ÇHC’den yapılan ithalatın genel ithalat içindeki payı yaşanan ekonomik krizin etkisiyle 2001 yılında bir önceki yıla göre düşüş göstermekte, ancak 2002 ve 2003 yıllarında yeniden artışa geçmektedir. Burada önemli olan husus, ÇHC menşeli ithalatın genel ithalat içindeki payının 2003 yılında, 2000 yılındaki seviyesinin de üzerine çıkacak şekilde gelişme göstermesidir.
Diğer taraftan, damping soruşturması sırasında yapılan zarar incelemesinde ithalatın gelişimi ile birlikte pazar payının gelişimi de değerlendirilmektedir. Söz konusu değerlendirme sonucunda, zarar inceleme döneminde ÇHC’nin soruşturmaya tabi ürünün tüketimindeki payının, adıgeçen ürünün genel ithalatındaki artış oranının da üzerinde büyüdüğü tespit edilmiştir.
Dolayısı ile, zarar inceleme döneminin 2000 yılından başlatılmasının, ÇHC menşeli ithalatın seyri bakımından bir farklılık ortaya çıkarmadığı ve bu analizde sadece ithalatın gelişimi değil aynı zamanda soruşturmaya tabi ülkenin pazar payının gelişiminin de dikkate alınması gerektiği için iddianın geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
b) Bazı ilgili taraflar, şikayetçi Türk Pirelli Lastikleri A.Ş. firmasının konvansiyonel lastik üretmediğinden ve bu lastikleri adıgeçen firma için şikayetçiler arasında yer almayan İzmit’te yerleşik Kocaeli Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Kolsan A.Ş.) üretmekte olduğundan bahisle, Pirelli firmasının konvansiyonel dış lastikleri için şikayetçi olamayacağını iddia etmiştir.
Daha önce benzer ürün ile ilgili açıklamalarda da belirtildiği üzere, ÇHC menşeli dış lastikler ithalatına yönelik olarak açılmış olan damping soruşturması kapsamında konvansiyonel-radyal dış lastikler ayrı ayrı ele alınmamış ve her iki grup lastik de soruşturma kapsamında tutulmuştur.
Yapılan incelemeler sonucunda, Kolsan firmasının Pirelli firması ile yapmış olduğu anlaşma çerçevesinde, sadece Pirelli için ve Pirelli markalı konvansiyonel lastiklerin üretimini yaptığı ve tüm üretimini Pirelli’ye sattığı, buna ilave olarak, söz konusu ürünleri Pirelli haricinde herhangi bir üçüncü kişiye satma yetkilerinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Diğer taraftan, soruşturma sırasında yapılan incelemelerde kullanılan, Pirelli firmasından alınan ve yerinde doğrulanan veriler içerisinde Kolsan firmasının Pirelli için yapmış olduğu üretime ilişkin detaylar da yer almaktadır. Bu itibarla, soruşturmanın açılışından bu yana Kolsan firmasının verileri değerlendirmelere dahil edilmiştir.
c) Bazı ilgili taraflar, yerli üreticilerden Petlas Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, soruşturmaya konu maddenin Türkiye’deki en önemli ithalatçılarından bir tanesi tarafından devralınması nedeniyle anılan firmaların birbirleriyle ilişkili olduğu ve birbirlerini kontrol ettiklerini ifade etmiş ve dolayısı ile Petlas’ın şikayetçiler arasından çıkarılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Yukarıda, soruşturma dönemi ile ilgili maddede belirtildiği üzere, damping soruşturmasında zarar inceleme dönemi olarak 2001-2003 yılları, damping belirleme dönemi olarak ise 2003 yılı alınmıştır. Bu nedenle, 2005 yılında yapılan yukarıda bahsekonu devir işleminin soruşturmanın açılışını ve yürütülmesini engelleyici bir yönü bulunmamaktadır.
d) Bazı ilgili taraflar, Türkiye’nin soruşturma konusu üründeki genel ithalatının ÇHC menşeli olanın haricindeki bölümünün önemli oranda dünyanın muhtelif yerlerinde üretim tesisleri olan çok uluslu yerli üretim dalı tarafından yapıldığını ifade etmiş ve bu ithalatın şikayet konusu edilmemesi nedeniyle lastik piyasasında dünyada hakim olan oligopol yapının ülkemizde de oluştuğunu ileri sürmüşlerdir.
Soruşturma sırasında yapılan inceleme sırasında, 2001-2003 döneminde şikayetçi firmaların tüm gruplarda yıllık satışlarının içerisinde ithal ürünlerin payının oldukça düşük düzeylerde kaldığı tespit edilmiştir.
e) Bir ilgili taraf, zarar incelemesi sırasında ÇHC’den gerçekleştirilen ithalatın oransal olarak çok önemli miktarlarda arttığının gösterilerek, bunun önlem alınmasına dayanak olarak sunulması hususuna değinmiş ve otomobil dış lastikleri grubunu ele alarak, bu grupta ÇHC’den yapılan ithalatın diğer ülkelerden yapılan ithalatın onda biri seviyesinde olması nedeniyle oransal verilerden hareket edilemeyeceğini iddia etmiştir.
Damping soruşturmaları kapsamında yapılan zarar incelemesinde, ele alınan değerlerin inceleme dönemindeki eğilimlerinin ortaya konulması amaçlandığından mutlak verilerin yanısıra oransal verilerin de incelenmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, adıgeçen grupta 2001-SD aralığında üçüncü ülkelerden yapılan ithalat miktar bazında %109,5 oranında artarken, anılan dönemde ÇHC’den yapılan ithalatın miktar bazında %1.483 oranında artmış olması yapılan değerlendirme bakımından önem taşımaktadır.
Ayrıca, 2003 yılında ÇHC’den yapılan otomobil dış lastik ithalatı genel otomobil dış lastik ithalatı içinde %11,3’lük bir yer tutmakla birlikte, tek bir ülkeden yapılan ithalatın, anılan dönemde ithalat yapılan birçok ülkeden yapılan toplam ithalat ile karşılaştırıldığı da unutulmamalıdır.
Buna ilave olarak, soruşturma konusu ürün "dış lastikler" maddesidir. Dolayısı ile, incelemeyi kolaylaştırmak amacıyla yapılan gruplandırma içerisinde bir tek grubu alarak soruşturma konusu maddeye ilişkin genelleme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
f) Bazı ilgili taraflar, yerli üretim dalını oluşturan şikayetçi firmaların ekonomik durumlarını ayrı ayrı ele alarak dampingli ithalat ve zarar arasında nedensellik bağının oluşmadığını ileri sürmüştür.
Bu çerçevede, bahsekonu ilgili taraflar, Petlas firmasının 1990 yılından bu yana zarar etmekte olan bir kuruluş olduğundan bahisle, bu zararın ÇHC’den gerçekleştirilen ithalata bağlanmasının gerekçesinin bulunmadığını ifade etmiştir.
Damping soruşturması çerçevesinde yapılan zarar incelemesi tek boyutlu olmayıp, dampingli ithalatın hacmi, bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli üretim dalı üzerindeki etkilerinin nesnel olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Bu itibarla, söz konusu zarar incelemesinde sadece yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri dikkate alınmadığı gibi yerli üretim dalını oluşturan firmalardan sadece bir tanesinin ekonomik göstergeleri de belirleyici olmamaktadır. Dolayısı ile zarar incelemesini, detayları Üçüncü Kısımda açıklanmış olan bir bütün olarak görmek gerekir.
Diğer taraftan, adıgeçen kuruluşun daha önceki yıllarda karşı karşıya kaldığı belirtilen zararın dampingli ithalat ile zarar arasındaki nedenselliği kesici bir yönü bulunmamaktadır.
Aynı şekilde, yukarıdaki açıklamalar ışığında, Pirelli firmasının İstanbul Sanayi Odası’nın her yıl yaptığı Türkiye’de ilk beş yüz sanayi kuruluşu sıralamasındaki yeri ya da Brisa firmasının mali tablolarından elde edilen göstergelerin damping ile zarar arasındaki nedensellik bağını koparıcı niteliği bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
g) Bir ilgili taraf, fiyat kırılmasının zarar için bir kriter olamayacağını, zira, fiyat kırılmasının çeşitli nedenlerden dolayı gerçekleşebileceğini ileri sürmüş, ayrıca, geçici önleme ilişkin 2005/6 sayılı Tebliğ’de, yerli üretim dalında yaşanan olumsuz gelişmelerin neler olduğunun belirtilmediğini iddia etmiştir.
Söz konusu damping soruşturması sırasında gerek geçici önlem aşamasında gerek kesin önlem aşamasında yapılan zarar incelemesinde fiyat kırılması İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat çerçevesinde yapılmıştır.
Diğer taraftan, 2005/6 sayılı Tebliğ’de, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi açık bir şekilde yapılmış olduğundan söz konusu iddia geçerli bulunmamıştır.
h) Bir ithalatçı firma, salt Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verileri ile hesaplama yapılmasının gerçeği ortaya koyamayacağını belirtmiş ve ağır vasıta dış lastikleri grubundan örnek rakamlar vererek, bu grupta iki ithalatçı firmanın toplam ithalat içindeki payının %75 olduğu varsayımı ile soruşturmada kullanılan verilerin gerçeği yansıtmadığını iddia etmiştir.
Söz konusu iddia, soruşturma sırasında kullanılan verilerin kaynağı olan DİE’nin, Türkiye’de veri toplama ve istatistik yayımlama konusundaki tek resmi yetkili organ olması, ayrıca, iddia içerisindeki hesaplamanın dayandığı varsayımın ve rakamların kaynağının da anlaşılamaması nedeniyle geçerli bulunmamıştır.
BEŞİNCİ KISIM
Sonuç