|
Bakanlık Adı
|
:
|
Dış Ticaret Müsteşarlığından:
|
|
Tebliğin
Adı
|
:
|
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ
(Tebliğ No: 2004/1)
|
|
Tebliğ No
|
:
|
2004/1
|
|
R. Gazete Tarihi
|
:
|
29/1/2004
|
|
R. Gazete Sayısı
|
:
|
25361
|
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2004/1)
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
Soruşturma
Madde 1- Elpa Elastiki İplikler Sanayi ve İhracat A.Ş. (ELPA) tarafından
yapılan ve diğer yerli üreticiler Şahin Lateks
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Şahin Lateks) ile Koza
İplik ve Dokuma San. Tic. Ltd. Şti. (Koza İplik)
tarafından desteklenen başvuru üzerine, Malezya menşeli “vulkanize
edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” (kauçuk iplik) için 11/04/2003 tarih ve
25076 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin 2003/5 sayılı Tebliğ ile başlatılan damping soruşturması
Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.
Halen, 31/07/2003
tarih ve 25185 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin 2003/15 sayılı Tebliğ ile alınmış geçici önlem yürürlükte
bulunmaktadır.
Kapsam
Madde 2- Bu tebliğ, 4412 sayılı Kanunla Değişik 3577 Sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 30/10/1999
tarihli ve 23861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen damping
soruşturması sonucunda alınan kesin karara esas teşkil eden bilgi ve
bulguları içermektedir.
Bilgilerin
toplanması ve değerlendirilmesi
Madde 3- Soruşturma açılmasını müteakip, söz konusu ürünün bilinen
yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça tespit edilen ithalatçılarına, Malezya’da
yerleşik bilinen ihracatçılarına ve anılan ülkede yerleşik diğer
ihracatçılara erişilebilmesini teminen soruşturmaya
taraf ülkenin Ankara Büyükelçiliğine soru formları gönderilmiştir.
Tarafların soru
formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre tanınmış, süre
uzatımı yönündeki makul talepler karşılanmıştır.
Şikayet sahibi yerli
üretici, yerli üretici soru formuna usulüne uygun şekilde yanıt vermiştir.
Ayrıca, soruşturma süresi boyunca Müsteşarlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
Soruşturma konusu
maddenin ithalatını yaptığı tespit edilen ve kendilerine soru formu
gönderilen firmalardan 24 tanesi ithalatçı soru formuna cevap vermiştir.
Kendilerine soru
formu gönderilen üretici-ihracatçılar Rubberflex Sdn Bhd, Heveafil
Sdn Bhd ve Filmax Sdn Bhd,
Filati Lastex Sdn Bhd, Rubber
Thread Ind. (M) Sdn Bhd tespit edilen bazı
eksikliklerle beraber ihracatçı soru formunu cevaplandırmıştır. Soru formuna
birlikte cevap veren ve aynı holding grubuna mensup olan Heveafil
Sdn Bhd ve Filmax Sdn Bhd
(Heveafil ve Filmax Sdn Bhd) birlikte ele alınmış
ve tek bir firma olarak kabul edilmiştir.
Yerinde doğrulama
soruşturmaları
Madde 4- Yönetmelik’in 21 inci maddesi çerçevesinde
üretici/ihracatçı Rubberflex Sdn
Bhd ile Heveafil ve Filmax Sdn Bhd
firmalarının Malezya’daki tesislerinde, Rubberflex
şirketinin İstanbul şubesinde ve İstanbul’da yerleşik şikayetçi firma nezdinde yerinde doğrulama soruşturmaları
gerçekleştirilmiştir.
İlgili tarafların
bilgilendirilmesi ve dinlenmesi
Madde 5- Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu
ülke Büyükelçiliğine ve bilinen üretici-ihracatçı firmalara şikayetin gizli
olmayan metni gönderilmiştir.
Ayrıca, ilgili
taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden
bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.
Yönetmelik’in 24
üncü maddesi çerçevesinde, ilgili tarafların görüşlerini karşılıklı olarak dile
getirebilmesini teminen yerli üretici, talepte
bulunan soruşturma konusu ihracatçı-üreticiler ve ithalatçıların katılımıyla
16/06/2003 tarihinde bir kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
Öte yandan, kolon
lastiği üretiminde kullanılan ürün tipi hakkında, ürünün kullanıcısı Simiteks firmasının görüşlerinin değerlendirilmesi
maksadıyla 2/10/2003 tarihinde ayrı bir toplantı düzenlenmiştir.
Yönetmelik’in 25
inci maddesi çerçevesinde, nihai karara esas teşkil eden nitelikteki bilgi ve
bulguları içeren “Nihai Bildirim”, yerli üreticilere, soru formuna cevap
veren ithalatçılara, bilinen üretici-ihracatçılara ve soruşturmaya konu
ülkenin Ankara’daki Büyükelçiliğine iletilmiştir.
Nihai Bildirimin
ilgili taraflara gönderilmesini müteakip talep üzerine Rubberflex
firması için 22/12/2003 tarihinde dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
Tarafların
soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş,
mezkur görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara raporun
ilgili bölümlerinde cevap verilmiştir.
Soruşturma dönemi
Madde 6- Damping belirlemesi için 01/03/2002–28/02/2003
tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir. Zarar
belirlemesi için ise veri toplama ve analiz için 01/01/2000-28/02/2003
arasındaki dönem esas alınmıştır.
Soruşturma konusu
ürün ve benzer ürün
Madde 7- 4007.00 gümrük tarife pozisyonu (GTP) altında
sınıflandırılan soruşturma konusu ürün, tabii lateks
ve çeşitli boya-kimyeviler karışımının ince hassas cam tüpler vasıtasıyla
basınçla çekilmesi suretiyle üretilmektedir. Kullanım alanları genel olarak
dar dokuma, örme, gipe, çorap, mobilya
endüstrisinde kalın dokuma, bebek bezi ile yiyecek endüstrisi olan ürünün 20
ile 112 arası ölçülerde tipleri bulunmaktadır. Ürün ölçüsü (count) her bir tel kalınlığına ilişkin olup, yan yana
getirildiği zaman 25,4 mm olarak ölçülen tel sayısını ifade etmektedir. Ürün
esas itibariyle kalın mallar (20-44 count arası),
orta mallar (50-64 count arası) ve ince mallar
(90-112 count arası) şeklinde üçe ayrılmaktadır.
Ölçü, tel sayısı,
renk, modül ve benzeri faktörlere bağlı olarak ürün çeşidi çok fazla olmakla
beraber bu çeşitliliğin üretim sürecinde yapılan birtakım küçük ayarlamalarla
gerçekleştirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Ürünün bütün
tipleri, kullanım alanlarına göre ayrılmaksızın, aynı GTP kapsamında yer
almaktadır. Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli
olup, uygulamaya esas olan GTP ve karşılığı eşya tanımıdır.
Yönetmelik’in 4 üncü
maddesi çerçevesinde soruşturma konusu ülkeden ithal edilen ürün ile yerli
üreticiler tarafından üretilen ürünün benzer ürün olup olmadığı
incelenmiştir. Anılan madde uyarınca benzer ürün, dampinge veya sübvansiyona
konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir mal, böyle bir malın bulunmaması
halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir mal şeklinde
tanımlanmaktadır.
Bu bağlamda, yerli
ve ithal ürünlerin “benzer ürün” olup olmadığı hususu tespit edilirken,
öncelikle aynı özelliklerin olup olmadığı, daha sonra da kullanım alanları ve
özellikleri itibariyle benzer olup olmadığı hususu incelenmiştir.
Bu kapsamda yapılan
incelemelerde, yerli üretici tarafından üretilen ürünler ile soruşturmaya
konu ülkeler menşeli ürünler arasında fiziksel özellikler, ürün çeşitliliği
ve kullanım alanları arasında “benzer ürün” tanımı açısından ayrım yaratan
herhangi bir farklılık gözlemlenmemiştir.
Ürünün kullanıcısı
durumundaki sanayiciler ihtiyaç duydukları kauçuk ipliği ya
doğrudan üreticilerden ya da kauçuk iplik ticareti
yapan aracı firmalardan temin etmektedir. Dağıtım kanalları yerli ve ithal
ürünler için farklılık arz etmemektedir.
Sonuç olarak,
yapılan araştırmalar neticesinde, yerli üretim dalı tarafından üretilen ürün
ile soruşturma konusu ülkelerden ithal edilenlerin, temel özellikleri,
çeşitleri, dağıtım kanalları ve kullanım alanları itibariyle benzer
özelliklere sahip olduğu ve soruşturmaya konu ülkeden ithal edilen ürünlerin
gerek birbirleriyle gerekse yerli üretim dalının ürünleriyle doğrudan rekabet
içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
Bazı ilgili taraflar
kolon lastiği üretiminde kullanılan ürün tipinin istenilen nitelikte yerli
üretiminin olmadığını, silikon kaplı kauçuk iplik ve bebek bezinde kullanılan
ürün tipinde ise yerli üretim bulunmadığını, dolayısıyla bu tiplerin soruşturma
dışı bırakılması gerektiğini iddia etmiştir.
Kolon lastiği
üretiminde kullanılan yüksek modüllü ürün tipinin istenilen nitelikte yerli
üretiminin bulunmadığı iddiası soruşturma boyunca müteaddit defalar ürün
kullanıcı-ithalatçısı Simiteks firmasınca beyan
olunmuştur. Yerli üretici ise söz konusu ürün tipini üretim sürecinde
yapılacak bazı değişikliklerle istenilen nitelikte üretmenin mümkün olduğunu,
dolayısıyla bu yöndeki görüşün geçerlilik taşımadığını karşı iddia olarak
ortaya koymuştur.
Soruşturma süresince
yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, yerli üreticinin kolon
lastiği üretiminde kullanılan ürün tipini önemli miktarda üretip muhtelif
kolon lastiği üreticilerine satmış olduğu belirlenmiş, bu itibarla
Yönetmelik’in 4 üncü maddesi hükmü gereğince yerli ürünün, kullanım alanları,
temel özellikleri, dağıtım kanalları ve ithal ürünün yokluğu halinde yerine geçebilme özelliği açısından herhalükarda
benzer ürün niteliği taşıdığı ve dolayısıyla mezkur ürün tipinin soruşturmaya
dahil tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, silikon
kaplı kauçuk ipliğe ilişkin yapılan araştırmada ölçü, tel sayısı, diğer
teknik özellikler açısından yerli üretici tarafından üretilen pudralı kauçuk
ipliğin silikon kaplı ürün ile benzer özellikler taşıdığı ve kullanım
alanlarının birebir örtüştüğü belirlenmiştir. Ayrıca, silikon kaplı ürün
kullanıcısı muhtelif firmaların aynı zamanda pudralı ürün de tedarik
ettikleri tespit olunmuştur. Bu tespitler ışığında, yerli üretici tarafından
üretilen pudralı kauçuk ipliğin silikon kaplı ürünün yerine geçebildiği ve Yönetmelik’in 4 üncü maddesi kapsamında
benzer ürün tanımına girdiği anlaşılmış, bu itibarla soruşturma dışı
bırakılması talebi uygun görülmemiştir.
Diğer taraftan,
şikayet sahibi yerli üreticinin ürüne ilişkin satış faturalarından soruşturma
konusu ürünün bebek bezinde kullanılan tipinin yurtiçinde üretilmekte ve
satılmakta olduğu belirlenmiştir. Bu husus, yerli üreticinin üretim tesisinde
yapılan incelemede de teyit olunmuştur.
İKİNCİ
KISIM
Dampinge
İlişkin Belirlemeler
Genel
Madde 8- Yönetmelik’in 27 nci
maddesi çerçevesinde, ihracatçı, ithalatçı, ürün çeşidi ve işlem sayısının
fazlalığı nedeniyle dampinge ilişkin belirlemelerde örneklemeye gidilmiştir.
Buna göre Türkiye’ye ihracatta toplam %89,49’luk paya sahip Rubberflex Sdn Bhd (%62,96) ile Heveafil ve Filmax Sdn Bhd
(%26,53) firmaları örneklemeye dahil edilmiş, bu firmalar için bireysel
olarak hesaplanan damping marjlarının ağırlıklı ortalamasının diğer
ihracatçı-üreticilere (Filati Lastex
Sdn Bhd ve Rubber Thread Ind. (M) Sdn Bhd) teşmil edilmesi öngörülmüştür. Bu husus, söz konusu
ihracatçı firmalara önceden bildirilmiş ve konu hakkında mezkur firmaların
görüşlerine başvurulmuştur.
Kendisi için ayrı
bir damping marjı hesaplanması talebinde bulunan Filati
Lastex firmasının bu talebi soruşturma için hayati
önemi haiz bilgi ve belgeleri kendisine verilen süre uzatımına karşın
zamanında ve yeterli düzeyde sağlamamış olması nedeniyle uygun görülmemiştir.
Örneklemeye dahil
edilen üretici-ihracatçı firmaların damping belirlemelerinde, soru formuna
verdikleri cevaplarda beyan ettikleri iç piyasa satış fiyatları ve
maliyetleri esas alınmış, Rubberflex firmasının
İstanbul şubesine satışları haricinde yine beyan edilen ihraç fiyatları
kullanılmıştır.
Soru formuna
birlikte cevap veren ve aynı holding grubuna dahil olan Heveafil
ve Filmax firmaları tek bir firma olarak kabul
edilmiş, maliyetleri ayrı ayrı dikkate alınmakla
beraber iç piyasa satış fiyatları ve ihraç fiyatları işlem bazında birlikte
ele alınmıştır.
BİRİNCİ
BÖLÜM
Normal
Değer
Temsil testi
Madde 9- Yönetmelik’in 5 inci maddesi hükmü gereğince, menşe
ülkenin iç piyasasında yapılan benzer mal satışlarının miktar bazında
Türkiye’ye satışların %5’ini veya daha fazlasını oluşturduğu hallerde, iç satışlar
normal değerin tespit edilmesi için yeterli miktarda sayılmıştır. Bu testin
olumlu sonuçlanması halinde normal değer, ihracatçı ülke iç piyasasında
normal ticari işlemler çerçevesinde gerçekleşen satışlar esas alınarak
belirlenmiştir. Aksi durumda, normal değer oluşturulmuş değer esasında
belirlenmiştir.
Normal ticari
işlem testi
Madde 10- Yönetmelik’in 5 inci maddesi hükümleri gereğince,
soruşturmaya konu firmalardan sağlanan bilgiler elverdiği ölçüde, menşe
ülkenin iç piyasasındaki satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp
kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari
işlem testi uygulanmıştır. Buna göre;
a) Benzer ürünün
ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin
üzerinde olduğu durumlarda normal değer;
1) Birim maliyetin
üzerindeki satışların maddenin toplam satışlarının %80’ini veya daha
fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa
satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı
ortalaması esasında,
2) Birim maliyetin
üzerindeki satışların ürünün toplam satışlarının %80’inden daha azını
oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı
iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında
belirlenmiştir.
b) Benzer ürünün
ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin
altında olması halinde normal değer, oluşturulmuş değer esasında
belirlenmiştir.
İç Piyasa
satışlarına dayanan normal değer
Madde 11- Yönetmelik’in 5 inci maddesi hükmü gereğince, iç
piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç
pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız
alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında
belirlenmiştir.
Oluşturulmuş
değer
Madde 12- Oluşturulmuş değer, maddenin imalat maliyetine
satış, genel ve idari (SGİ) giderler ile makul oranda bir kârın eklenmesi
suretiyle hesaplanmıştır.
Üretim maliyetine
paketleme ve yurtiçi taşıma giderlerinin dahil edilmemesi şeklindeki Rubberflex firmasının talebi, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
Anti-Damping Anlaşması (Anlaşma) Madde 2.2.1 hükmü ile Yönetmelik’in 5 inci
maddesi çerçevesinde söz konusu giderlerin birer maliyet kalemi olması
nedeniyle uygun görülmemiştir.
Kâr oranı
Madde 13- Oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında esas
alınan kâr oranı Yönetmelik’in 6 ncı maddesi hükmü
çerçevesinde, firmaların normal ticari işlemler çerçevesinde gerçekleşen
benzer ürün satışlarından doğan kârlarının ağırlıklı ortalaması alınarak
belirlenmiştir.
İKİNCİ
BÖLÜM
İhraç
Fiyatı
İhraç fiyatının
belirlenmesi
Madde 14- İhraç fiyatı, Rubberflex
firmasının İstanbul şubesine yaptığı satışlar dışında ihracatçı firmaların
Türkiye’ye satışlarında fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
Rubberflex firmasının İstanbul şubesine yaptığı satışlarda ise
Yönetmelik’in 9 uncu maddesi hükmü çerçevesinde ihraç fiyatı bağımsız ilk
alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak oluşturulmuştur. SD’de malın bağımsız bir alıcıya yeniden satışının
olmadığı ihraç işlemlerinde yeniden satışı olan malların beyan edilen CIF
ihraç fiyatları ile buna ilişkin oluşturulmuş CIF ihraç fiyatları arasındaki
ağırlıklı ortalama fark oranı üzerinden işlem yapılmıştır. Rubberflex firmasının bağımsız bir alıcıya yeniden
satışın olmadığı ihraç işlemlerinin hariç tutulması talebi Anlaşma’nın 2.3
üncü maddesi ile Yönetmelik’in 9 uncu maddesi açık hükmü çerçevesinde uygun
görülmemiştir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Damping
Marjları
Fiyat
karşılaştırması
Madde 15- Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı fabrika çıkış
aşamasına getirilerek aynı aşamada karşılaştırılmıştır.
Yönetmelik’in 10
uncu maddesi hükmü gereğince, normal değer ile ihraç fiyatını aynı ticari
aşamaya getirme ve bu suretle adil bir karşılaştırma yapabilme amacıyla,
ilgili taraflarca ileri sürülen ve fiyat karşılaştırmasını etkileyen taşıma,
paketleme, sigorta, ödeme koşulları, indirim, geri ödeme, banka masrafları vb.
gibi hususlardan belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar
yapılmıştır.
Rubberflex firmasının, normal değerin oluşturulmuş değer
temelinde tespit edildiği hallerde, söz konusu değerin fabrika çıkış
aşamasına getirilmesi maksadıyla yukarıda belirtilen ayarlamaların ağırlıklı
ortalama değer bazında yapıldığı, bu itibarla paketleme ve yurt içi ulaşım
giderlerinin üretim maliyetine eklenmesinin de tip bazında gerçekleşen
rakamlar olarak değil, ağırlıklı ortalama değer bazında gerçekleştirilmesi
gerektiği şeklindeki nihai bildirim sonrası ileri sürdüğü görüş makul
bulunmuş ve paketleme ve yurtiçi ulaşım giderleri firma tarafından önerilen
yöntemle üretim maliyetine eklenmiştir.
Damping marjları
Madde 16- İncelemeye alınan her iki üretici-ihracatçı
firmanın da ihraç fiyatlarının değişik alıcılar veya zaman süreleri
bakımından önemli ölçüde farklılık göstermesi nedeniyle Yönetmelik’in 11 inci
maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları; ağırlıklı ortalama normal değer
ile ağırlıklı ortalama ihraç fiyatının karşılaştırılması yöntemi zamana ve
müşteriye göre fiyat farklılaştırmasından kaynaklanan dampingi belirlemede
yetersiz kaldığından, dampingin büyüklüğünün tam olarak ortaya konulabilmesi
ve varsa gizli dampingin etkisiz kılınması için ağırlıklı ortalama normal
değerin, işlem bazında ihraç fiyatı ile karşılaştırılması suretiyle tespit
olunmuştur.
Damping marjının
belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, nihai bildirim
aşamasında firma özel bildirimlerinde ve ekindeki bilgisayar dosyasında
ayrıntılı şekilde gösterilmiştir.
Rubberflex firmasınca, tarafımızdan kullanılan yöntemin
istisnai bir yöntem olduğu, soruşturma konusu ürün gibi bir endüstriyel ara
malın fiyatlarının değişik alıcılar ve/veya zaman dilimlerinde aynı
kalamayacağı, bu durumun kauçuk fiyatlarının her gün değişmesi nedeniyle
kauçuğun hammadesi olduğu tüm endüstriyel ara
ürünler için geçerlilik taşıdığı, sonuç olarak söz konusu yöntemin
kullanılması şartlarının gerçekleşmemiş olduğu iddia olunmuştur. Söz konusu
iddia üzerine yapılan inceleme sonucunda, SD içerisinde firmanın ihraç
fiyatları ile lateks fiyatlarının gelişimi
arasında, firma iddiasının tam tersine, bilhassa SD’nin
ilk ayları ile son ayları mukayese edildiğinde önemli oranda ters yönde
ilişki bulunduğu, lateks fiyatlarındaki önemli
artışa karşın ihraç fiyatlarının düşüş gösterdiği belirlenmiş, bu husus
esasen mezkur yöntemin seçiminin zamana ve müşteriye göre fiyat
farklılaştırmasından kaynaklanan dampingi belirlemede gerçekte ne kadar
gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Öte yandan, Malezya
Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MITI) ile yine Rubberflex
firması damping marjı hesabında “sıfırlama” olarak bilinen uygulamanın
kullanılmış olduğunu, söz konusu hususun AB-Hindistan arasındaki pamuklu
çarşaflara ilişkin anlaşmazlıkta DTÖ nezdinde
gündeme getirildiğini ve konuya ilişkin DTÖ Panel Kararı çerçevesinde mezkur
uygulamanın Anlaşmaya aykırılık teşkil ettiğini, Kararın müteakiben Temyiz
Organınca da onandığını, bu nedenle marj hesabında gerekli düzeltmelerin
yapılması gerektiğini iddia etmiştir. Muhtelif vesilerle
söz konusu firma temsilcilerine de bildirildiği üzere;
1.
Konuya ilişkin söz konusu Panel ve
Temyiz Organı Kararları, münhasıran, Anlaşma’nın 2.4.2 nci
maddesi ile Yönetmelik’in 11 inci maddesinde öngörülen damping marjı hesap
yöntemlerinden ağırlıklı ortalama normal değerin, mukayese edilebilir tüm
ihraç işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatları ile mukayesesi yöntemine
ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere tarafımızdan kullanılan yöntem ise
Anlaşma’nın aynı maddesinin ikinci cümlesinde öngörülen şartlar gerçekleşmiş
olduğundan ağırlıklı ortalama normal değerin işlem bazında ihraç fiyatıyla
karşılaştırılması yöntemidir.
2.
Mezkur uygulamaya ilişkin mevcut Panel
Kararı’nın “hedefe yönelik damping” ile mücadeleyi engelleyeceği şeklindeki
AB’nin Temyiz Organı’na yaptığı itiraz karşısında Temyiz Organınca, dampingin
belli alıcıları, belli bölgeleri veya belli zaman dilimlerini hedef almış
olması şartıyla tarafımızdan kullanılan ağırlıklı ortalama normal değerin,
işlem bazında ihraç fiyatı ile karşılaştırılması yöntemine işaret edilmekte,
ancak söz konusu hükmün AB uygulamasında olduğu gibi belli ürün tiplerini
hedef alan dampingi içermediği ifade olunmaktadır. Tarafımızdan söz konusu
yönteme başvurulmasının nedeni yine yukarıda açıklandığı üzere ihraç
fiyatlarının değişik zaman süreleri ve/veya alıcılar bakımından önemli ölçüde
farklılık göstermesidir.
Yukarıda maruz
gerekçelerle söz konusu talepler uygun görülmemiştir.
Örneklemeye dahil
edilen firmalar için CIF ihraç fiyatının yüzdesi olarak hesaplanan damping
marjları aşağıda belirtilmektedir:
Rubberflex SDN BHD için %14,83
Heveafil ve Filmax SDN BHD için
%23,69
Örneklemeye dahil
edilmeyen firmalar için Yönetmelik’in 27 nci
maddesi çerçevesinde örneklemeye dahil edilen firma belirlemelerinin
ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanmış olan damping marjları ile soruşturma
konusu ülkedeki diğer üretici-ihracatçılar için Heveafil
ve Filmax firması için tespit edilen oran
nispetinde tesis olunan marj ise şu şekildedir:
Filati Lastex SDN BHD için %16,9
Rubber Thread Ind. (M) SDN BHD %16,9
Diğerleri %23,69
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Zarara
İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Dampingli
İthalat
İthalatın hacmi
ve gelişimi
Madde 17- Yönetmelik’in 17 nci
maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın hacminde
mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla
önemli ölçüde bir artış olup olmadığı incelenmiştir. İthalat verileri Devlet
İstatistik Enstitüsü’nce yayınlanan verilerdir.
a) Maddenin Genel
İthalatı
Maddenin genel
ithalatı, miktar bazında 2000 yılı ile SD arasında %4, 2001 yılı ile SD
arasında %59 oranında artarken, anılan dönemlerdeki değer artışı sırasıyla
%16 ve %61 oranında gerçekleşmiştir.
b) Maddenin
Soruşturma Konusu Ülkeden İthalatı
Maddenin soruşturma
konusu ülkeden ithalatı, miktar bazında 2000 yılı ile SD arasında %20, 2001
yılı ile SD arasında %135 oranında artmış, anılan dönemlerdeki değer
artışları ise %22 ve %109 oranında gerçekleşmiştir. Söz konusu ithalatın
ihmal edilebilir oranların çok büyük ölçüde üzerinde olduğu görülmüştür.
c) Maddenin Üçüncü
Ülkelerden İthalatı
Maddenin üçüncü
ülkelerden ithalatı, miktar bazında 2000 yılı ile SD arasında %18, 2001 yılı ile
SD arasında %4 oranında azalmış, buna mukabil ithalat değerleri ise sırasıyla
%10 ve %23 oranında artış kaydetmiştir.
d) Dampingli
İthalatın Pazar Payındaki Değişim
Maddenin yurtiçi
tüketimi, üç yerli üreticinin yurtiçi satışları ile genel ithalatın toplanması
suretiyle hesaplanmıştır.
Bu çerçevede
belirlenen yurtiçi pazar (toplam tüketim) 2000-SD arasında %15, 2001-SD
arasında %32 oranında genişlerken, Malezya’nın ithalat hacmi aynı dönemlerde
sırasıyla %20 ve %135 oranlarında artış kaydetmiş, diğer ülkelerin pazar payı
büyük çapta azalırken Malezya’nın pazar payı 2001 yılı ile SD arasında %78
oranında artmış, aynı dönemde yerli üretimin pazar payının ise %8 oranında
azaldığı görülmüştür.
Dampingli
ithalatın yerli üretici fiyatları üzerindeki etkisi
Madde 18- Dampingli ithalat nedeniyle yerli üreticinin satış
fiyatlarının maliyetlerini karşılayamayacak düzeyde olması nedeniyle fiyat
bastırılması incelenmiştir. Söz konusu incelemede, ithalatın gümrük çıkış
aşamasındaki fiyatları ile yerli üretim dalının maliyetlerine makul bir kâr
oranı eklemek suretiyle tespit edilen fabrika çıkış aşamasındaki fiyatları
karşılaştırılmıştır. Bu hesaplamalarda soruşturmaya konu malın Türkiye’ye
fiili ihraç fiyatları temel alınmış, Rubberflex
firmasının İstanbul şubesine satışları açısından ise oluşturulmuş CIF ihraç
fiyatlarından hareket edilmiştir. Ayrıca bu fiyatlara ithalatçılardan elde
edilen bilgiler göz önüne alınarak sair gümrük giderleri, gümrük vergisi gibi
gider kalemleri eklenmiştir. Bu şekilde, örneklemeye dahil edilen her iki
firmadan kaynaklanan ithalatın gümrük vergisi ve masrafları dahil Türkiye
piyasasına ağırlıklı ortalama giriş fiyatı yerli üretim dalının olması
gereken satış fiyatı ile mukayese edildiğinde, SD’de
fiyat bastırılmasının %15 düzeyinde bulunduğu görülmüştür. Rubberflex ile Heveafil ve Filmax firmaları için bu oran sırasıyla %16 ve %14
seviyesindedir.
Fiyat bastırılması
hesabında kullanılan kâr marjı, örneklemeye dahil edilen ihracatçı firmaların
normal ticari işlemler çerçevesinde elde ettiği kârlılık oranları dikkate
alınarak belirlenmiştir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Yerli
Üretim Dalının Durumu
Yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri
Madde 19- Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin
incelenmesinde mümkün olduğu ölçüde ilgili ürüne ait veriler esas alınmıştır.
Dampingli ithalatın
yerli üretim dalı üzerinde yarattığı etkinin tespitinde, esasen nihai
bildirim sonrası ilgili taraflarca dile getirilen görüşlere de paralellik arz
edecek şekilde, her üç yerli üreticinin de inceleme kapsamına alınması
hedeflenmiş, bu amaçla şikayet sahibi yerli üretici yanında diğer üreticilere
de soru formları gönderilmiştir. Ancak, mezkur üreticilerden incelemeye esas
teşkil edecek detaylı verileri içeren soru formlarına cevap alınamadığından
inceleme yerli üretimin önemli bölümünü temsil eden şikayet sahibi ELPA’nın sağladığı veriler esasında gerçekleştirilmiştir.
Bununla birlikte, pazar büyüklüğü ve pazar payı değişiminin incelemesi,
gerekli veriler sağlanarak pazarı bir bütün olarak içerecek şekilde
yapılmıştır.
a) Üretim
Yerli üretim dalının
ilgili üründe 2000 yılında 100 olan üretim miktar endeksi SD’de
94’e gerilemiştir.
b) Satışlar
Yerli üretim dalının
ilgili üründe 2000 yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi SD’de 90’a gerilemiştir. Aynı dönemde satış hasılatı ise reel olarak 100’den 74’e gerilemiştir.
c) İhracat
Yerli üretim dalının
ilgili üründe 2000 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi SD’de 175’e ulaşmıştır. Aynı dönemde ihracattan
kaynaklanan hasılat ise reel olarak 100’den 154’e
yükselmiştir.
d) Pazar Payı
Değişimi
Yerli üretim dalının
ilgili üründe yurtiçi pazar payı 2000-SD arasında %5 artmış olmakla birlikte
2001 yılına kıyasla SD’de %8 azalmıştır.
e) Stoklar
Yerli üretim dalının
ilgili üründe 2000 yılı stok düzeyi endeksi 100 olarak alındığında SD’de stok düzeyi 165’e yükselmiştir.
f) Kapasite ve
Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
Yerli üretim dalının
kapasitesinde ilgili ürün için 2000-SD arasında herhangi bir değişiklik
olmamıştır. 2000 yılında 100 olarak alınan KKO endeksi ise, SD’de 94’e gerilemiştir.
g) İstihdam
Yerli üretim dalının
ilgili üründe çalışanlarının sayısı endeks olarak 2000-SD arasında idari
personel açısından 100’den 108’e yükselmiş, işçi sayısı açısından ise sabit
kalmıştır.
h) Ücretler
Yerli üretim dalının
ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret
endeksi 2000-SD arasında 100’den 62’ye düşmüştür.
i) Verimlilik
Yerli üretim dalının
ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2000 yılında
100 iken SD’de 92’ye gerilemiştir.
j) Yurt İçi Fiyatlar
Yerli üretim dalının
ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı 2000 yılında 100
alındığında, bunun SD’de 82’ye gerilediği
görülmüştür.
k) Maliyetler
Yerli üretim dalının
ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2000 yılında
100 iken SD’de 87’ye gerilemiştir.
l) Kârlılık
Yerli üreticinin
ilgili üründe ticari maliyetleri dikkate alınarak hesaplanan üretimden toplam
kârlılık ve birim kârlılık endeksleri 2000 yılında her ikisi için de firma
zararda iken (-) 100 olarak alındığında, zarar artarak SD’de
sırası ile (-) 382 ve (-) 409 değerlerine ulaşmıştır.
m) Nakit Akışı
Yerli üretim dalının
bütün faaliyetleri dolayısıyla yarattığı nakit akışı endeksi 2000 yılında 100
iken bu rakam 2002’de 51’e gerilemiştir.
n) Öz Kaynakların
Kârlılığı ve Yatırım Hasılatı
Yerli üretim dalının
bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2000 yılı itibariyle 100 olan özkaynak kârlılığı (Kâr/Özkaynak)
endeksi 2002 takvim yılı için 50’ye gerilemiştir. Yatırım hasılatı (Kâr/Aktif
Toplamı) endeksinin ise 2000 yılında 100 iken 2002 yılında 81’e gerilediği
görülmüştür.
o) Büyüme
Yerli üretim dalının
bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel
olarak 2000 yılında 100 iken 2002 yılında 92 olmuştur.
p) Sermaye Artışı
Yerli üretim dalının
bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2000 yılında 100 olan öz sermaye
endeksi 2002 yılında reel olarak 149’a
yükselmiştir.
r) Yatırımlardaki
Artış
Yerli sanayinin ilgili
üründeki tevsi yatırımları endeks olarak 2002 yılında 100 iken SD’de 123 olarak gerçekleşmiştir.
s) Ekonomik
Göstergelerin Değerlendirilmesi
Yerli üretim
dalının, 2000-SD arasında ekonomik göstergelerinin incelenmesi sonucunda;
yurtiçi satışlarının, üretiminin gerilediği, kapasite kullanım oranının
düştüğü, stoklarının büyük ölçüde arttığı, satış fiyatlarında ticari
maliyetlerindeki reel düşüşten daha yüksek oranlı
bir azalma gerçekleştiği, 2000 yılı ile SD arasında soruşturma konusu ülke
dışındaki diğer ülkelere karşı pazar payını artırdığı görülmekle beraber
2001-SD arası dönem açısından pazar payında azalma görüldüğü ve bu olumsuz
gelişmeler sonucunda, ticari maliyete göre üretimden zararının yükseldiği,
işgücü verimliliğinin düştüğü, firmanın tüm faaliyetlerini kapsayan nakit
akışı, aktif büyüklüğü, yatırım kârlılığı ve öz kaynak kârlılığı gibi
göstergelerinde gerileme yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca damping marjının
büyüklüğünün de önemli oranlarda olduğu anlaşılmıştır.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Dampingli
İthalat ile Zarar Arasındaki Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
Nedensellik
Madde 20- Yönetmelik’in 17 nci
maddesi hükümleri gereğince, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli
ithalatın miktarı ve fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin yanı
sıra zarara yol açabilecek diğer unsurlar da incelenmiştir.
Dampingli
ithalatın etkisi
Madde 21- Soruşturmaya konu ülkeden yapılan toplam ithalatın
miktar ve değer bazında arttığı, 2001-SD arasında ithalatın birim
fiyatlarındaki düşüş nedeniyle değer bazında yaşanan artışın miktar bazında
yaşanan artışın önemli oranda gerisinde kaldığı, diğer ülkelerden yapılan
ithalatın birim fiyatlarının ise aynı dönemde ciddi oranlarda arttığı
görülmektedir.
Diğer taraftan, SD’de soruşturmaya konu olan ülke menşeli dampingli
ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde bastırdığı
belirlenmiştir. Buna paralel olarak dampingli ithalatın etkisiyle yerli
üretim dalı stoklarının ve ticari maliyete göre üretimden zararının arttığı,
fiyatlarını önemli ölçüde aşağı çektiği halde pazar kaybına uğradığı
anlaşılmıştır.
Bu tespitler
ışığında, SD’de mutlak ve nispi olarak miktar ve
değer bazında artış gösteren dampingli ithalat nedeniyle, yerli üretim
dalının ekonomik göstergelerinde olumsuz gelişmeler olduğu görülmüştür.
Üçüncü ülkelerden
ithalat
Madde 22- Diğer ülkelerden ithalatın SD’de
miktar bazında azaldığı, değer bazında ise artış kaydettiği, toplam ithalat
ve tüketim içindeki payının önemli ölçüde gerilediği görülmüştür. Üçüncü
ülkeler menşeli ithalatta görülen bu değişim, dampingli ithalatın anılan
ülkelerin piyasadaki payını da olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir.
Bu itibarla, üçüncü
ülkeler menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının gerek miktarı ve piyasa
payındaki eğilimi, gerekse fiyatları itibariyle bu aşamada yerli üretime
zarar verebilecek boyutta olmadığı görülmektedir.
Diğer unsurların
etkisi
Madde 23- Yönetmelik’in 17 nci
maddesi hükümleri uyarınca, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli
ithalattaki gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı
üzerindeki etkisinin yanı sıra yerli üretim dalında zarara yol açabilecek
diğer olası unsurlar da incelenmiştir.
a) 2001 yılında
ortaya çıkan ekonomik kriz
Ülkemiz
uygulamalarında zarar incelemesi çerçevesinde dünyada ya
da ülkemizde iç pazardaki normal gidişatı bozacak şekilde gelişmeler tespit
edildiği hallerde bu durum çalışmanın bütünlüğü içinde dikkate alınmaktadır.
Bu çerçevede, 2001 yılında ortaya çıkan ekonomik kriz mercek altına alınmış,
olası etkilerinin SD’ye kadar uzanarak zarar
üzerinde etkisi olup olmadığı incelenmiştir.
Resmi veriler
elverdiği ölçüde değerlendirme doğrudan bu dönem için yapılmış, mümkün
olmadığı durumda ise 2002 yılının tamamı ile 2003’ün ilk çeyreği dikkate
alınmıştır. Buna göre, 2000 yılı Kasım ve 2001 yılı Şubat krizlerinin
etkisiyle 2001 yılında küçülen ekonomi 2002 yılı ve 2003 ilk çeyreğinde hızlı
bir büyüme göstermiş, 2001 yılında son derece yüksek gerçekleşen fiyat artış
hızının SD’de önemli oranda gerilediği anlaşılmış,
döviz kurunun ise nisbi olarak istikrar kazandığı,
faizlerde de önemli düşüş yaşandığı tespit olunmuştur. 2001 yılında yaşanan
ekonomik krizin soruşturma konusu ürün tüketimi üzerinde olumsuz etkisini
gösterdiği, SD’de ise ilgili taraflarca iddia
edildiğinin aksine ülke ekonomisinde görülen genel iyileşmeye paralel olarak
ürün tüketiminin ekonomideki büyümenin de bir hayli üzerinde, %32 oranında
artış kaydettiği tespit olunmuştur. Öte yandan, SD’de
tüketimdeki bu artışa ve yerli üretim dalının dampingli ithalatın baskısıyla
fiyatlarını büyük ölçüde aşağı çekmiş olmasına karşın üçüncü ülkelerle
birlikte önemli oranda pazar kaybına uğramış olması, zarar ile soruşturma
konusu ülkeden yapılan dampingli ithalat arasında doğrudan bir illiyet bağına
işaret etmekte, ilgili taraflarca iddia edildiğinin aksine faiz oranı, döviz
kuru, enflasyon oranı gibi göstergelerde SD’de
yaşanan olumlu gelişmelere karşın ve söz konusu olumlu gelişmelerin tersine
ortaya çıkan zarar üzerinde mezkur göstergelerin etkisinin olmadığını ortaya
koymaktadır.
Yukarıda belirtilen
nedenlerle yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde meydana gelen
olumsuz gelişmelerin 2001 yılında ortaya çıkan ekonomik krize atfının mümkün
olmadığı, faiz oranı, enflasyon, döviz kuru gibi göstergelerdeki gelişmelerin
zarar üzerinde etkisinin bulunmadığı, SD’nin zarar
incelemesinde temsil niteliğini haiz olmadığı iddiasının da geçerlilik
taşımadığı tespit olunmuştur.
b) Tayland ve
Malezya Arasında Yaşanan Rekabet
Rubberflex firmasınca Tayland ve Malezya’da yaşanan üretim
artışının etkisiyle uluslararası rekabetin arttığı ve bu durumun fiyatlarda
düşüşe yolaçtığı, dünya piyasalarında bu iki
ülkenin belirleyici rol oynadığı, fiyatların mezkur rekabet artışı ile
düştüğü bir dönemde zararın tek bir tarafa atfedilemeyeceği iddia olunmuştur.
İddiaya ilişkin olarak yapılan incelemede, 2001 yılı ile SD arasında
Malezya’dan %135 oranında artan ithalata karşılık Tayland’dan ithalatın %40
oranında gerilediği, ithalattaki payını %45’den %67’ye çıkaran Malezya’ya
karşılık Tayland’ın ithalattaki payının %26’dan %10’a düştüğü görülmüş,
fiyatların Malezya’lı ihracatçılar tarafından
önemli oranda düşürülmesi neticesinde yerli üretim dalının yanında Tayland’lı ihracatçıların da önemli oranda pazar kaybına
uğradığı, dolayısıyla Tayland’lı ihracatçıların
Malezya ile en azından ülkemiz pazarında fiyat rekabetine girmesinin söz
konusu olmadığı tespit olunmuş, bu itibarla mezkur iddianın geçerlilik
taşımadığı anlaşılmıştır.
c) Yerli üretim dalı
hakkındaki görüşler
Kamu dinleme toplantısında
ve soruşturmanın çeşitli aşamalarında ilgili taraflarca yerli üretim dalı hakında gündeme getirilen hususlar incelenmiştir.
Söz konusu inceleme
sonucunda şikayet sahibi ELPA şirketinin;
· Soruşturma
konusu ürün ithalatının kısıtlamaya tabi tutulmadığı, uygulanan gümrük
vergilerinin de bir çok ülke için %0, diğer ülkeler için ise yalnız %3 gibi
düşük bir oranda olduğu ve ayrıca yurtiçinde de tek üretici konumunda
bulunmadığı nazara alındığında tekel konumunda olmadığı;
· Çerkezköy’de
yatırım kararını, yenileme ve pazardaki büyük oranlı genişleme doğrultusunda
tevsi amacıyla aldığı, dampingli ithalatın başlamasıyla ortaya çıkan
zararının yanında mezkur yatırımını da erteleme durumunda kaldığı, bu
niteliği itibariyle söz konusu yatırım kararının, Tayland ile Malezya
arasındaki fiyat rekabetine dair Rubberflex firması
iddiasına ilişkin yukarıda yapılan açıklama da dikkate alındığında, zarar
üzerinde bir neden teşkil etmediği, esasen dampingli ithalatın etkisiyle
yatırım kararını ertelemiş olmasının bizatihi mezkur ithalatın yarattığı
zarar unsurları arasında yer aldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, yerli
üretim dalının, Malezya’dan ithalatta yaşanan büyük artışa karşın üçüncü
ülkelerden, bilhassa Tayland’dan ithalatta yaşanan azalma da dikkate
alındığında dampingli olmayan ürünle rekabette bir etkinlik sorununun
bulunmadığı, ortaya çıkan zararda yüksek oranlı damping marjı ve fiyat
bastırılması ile asıl problemin dampingli ithalat olduğu, mezkur ithalatın
esasen etkinliği de artırmaya dönük yenileme-tevsi yatırımının da yukarıda
belirtildiği üzere ertelenmesine yol açtığı tespit olunmuştur. Diğer
taraftan, yerli üretimin dampingli ithalat nedeniyle ertelenen ilave
yatırımın da devreye girmesiyle iç piyasadaki soruşturma konusu ürün
ihtiyacının önemli bölümünü karşılayabilecek durumda olacağı anlaşılmış,
esasen ithalattaki serbesti ve mevcut gümrük vergisi oranları dikkate
alındığında, bu durumun ürün kullanıcısı yerli firmalar üzerinde bir etki
yaratmasının da söz konusu olmadığı belirlenmiştir.
Yukarıda bahse konu
hususların, dampingli ithalatın yerli üretim dalında zarara yol açtığı
gerçeğini ortadan kaldırmadığı sonucuna varılmıştır.
BEŞİNCİ
KISIM
Sonuç
Karar
Madde 24- Soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında
zararın ve her ikisi arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit
edildiğinden, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve
Bakan’ın onayı ile aşağıda tanımı, menşe ülkesi ve üreticileri belirtilen
eşyanın Türkiye’ye ithalatında karşılarında gösterilen oranlarda dampinge
karşı vergi yürürlüğe konulmuştur.
|
GTP
|
Eşyanın Tanımı
|
Menşe Ülke
|
Üreticiler
|
Dampinge Karşı Vergi
(CIF %)
|
|
4007.00
|
Vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler
|
Malezya
|
Rubberflex SDN BHD
|
%14,8
|
|
Heveafil SDN BHD
|
%11,6
|
|
Filmax SDN BHD
|
%11,6
|
|
Filati
Lastex SDN BHD
|
%14,8
|
|
Rubber
Thread Industries (M)
SDN BHD
|
%14,8
|
|
Diğerleri
|
%16,9
|
Geçici önlemlerin
kesin olarak tahsili
Madde 25- Bu Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihe kadar 2003/15
sayılı Tebliğ hükümlerine istinaden alınmış olan teminat şeklindeki geçici
önlem kesin önleme dönüştürülmüş olup, kesinleşen dampinge karşı vergi
Kanun’un 14 ve 15 inci maddeleri çerçevesinde tahsil edilir. Kesinleşen
dampinge karşı verginin daha önce alınan geçici önlemden yüksek olduğu haller
için fark tahsil edilmez, düşük olduğu haller için ise fark geri ödenir.
Daha düşük oranda
vergi uygulama imkanının incelenmesi
Madde 26- Damping soruşturması sırasında, zararın önlenmesi
için damping marjından daha düşük oranda bir kesin önlemin yeterli olup
olmadığı incelenmiş ve mümkün görüldüğü ölçüde daha az oranlı kesin önlem
uygulaması yoluna gidilmiştir.
Uygulama
Madde 27- Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife
pozisyon numarası, tanımı, menşe ülkesi ve üreticileri belirtilen eşyanın
ithalatında, karşılarında gösterilen oranlarda dampinge karşı vergiyi tahsil
ederler.
Yürürlük
Madde 28- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 29- Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın
bağlı olduğu Bakan yürütür.
|