Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2026/540 E. 2026/525 K. – Boşanma

Konu: Boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2026/540
Karar No
2026/525
Karar Tarihi
Konu
Boşanma

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıfatıyla) SAYISI : 2025/89 E., 2025/228 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarihli ve 2024/5121 Esas, 2025/2643 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın gerçekte yeni delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. B. Gerekçe 1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. 2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez. 3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm olarak kabul edilir. 4. Bu açıklamalar ışığında eldeki davaya gelince; taraflar arasındaki boşanma davası nedeniyle yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince gerçekleşen olaylara göre ceza yargılamasına konu olay nedeniyle davacının toplum içerisine çıkmakta zorlandığı gibi davalının çocukları ile arasındaki sevgi bağlarının kopma derecesine geldiği, bunun yanında erkeğin evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülüklere aykırı davrandığı, böyle olunca erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile her bir çocuk yararına 750,00 TL iştirak, kadın yararına 1.000,00 TL yoksulluk nafakası ile 30.000,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece boşanmaya sebep olan olaylarda erkekten kaynaklanan kusurlu bir davranışın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir. 5. Özel Dairenin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada; Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/542 Esas sayılı dosyasında bulunan davalıya ait telefonunun imaj kopyasına bakıldığında pek çok çocuk pornografisi görüntülerinin bulunduğu, bu durumun davalının çocukları ile birlikte yaşayarak aile hayatını devam ettirebilecek ve çocuğun üstün yararı gereği ailede kazanılması gereken ahlaki değerlere ve evlilik birliğinin ahlaki sorumluluklarına aykırı olduğu, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi davalının delil yersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği, sonuç olarak davalının kızına karşı iddia olunan eylemi gerçekleştirmediği değerlendirilse dahi somut olayda sanığın porno görüntüleri izlediği ve bunları telefonuna kaydettiği, annesi ve abisinin yanında karısını dövdüğü gerekçesiyle direnilmiş ve her bir çocuk yararına 3.000,00 TL iştirak, kadın yararına 2.000,00 TL yoksulluk nafakası ile 30.000,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. 6. Yukarıda açıklandığı gibi Özel Daire bozma kararı boşanmaya sebep olan olaylarda erkek eşten kaynaklanan kusurlu bir davranışın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerektiğine işaret etmektedir. İlk Derece Mahkemesi ise bozma kararından sonra erkeğin yargılandığı ceza dosyası içerisinde yer alan "davalıya ait telefonunun imaj kopyasına" bakılarak ve buradaki fotoğraf ve videolar değerlendirerek, önceki kararında yer vermediği yeni bir delil ve gerekçeyle direnmiştir. 7. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, ilk kararda yer almayan delil ve gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğinde olduğu açıktır. 8. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. 9. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 23.09.2026 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2026/540, K. 2026/525, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2026-540-e-2026-525-k-fcedd1f6a801