Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/150 E. 2025/384 K. – Tespit
Konu: Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2024/150
- Karar No
- 2025/384
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2015 E., 2022/2315 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/6558 Esas, 2022/9433 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni delile ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. B. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. 2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez. 3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir. 4. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği, davalılar vekillerinin temyizi üzerine Özel Dairece birinci bozma kararı ile esasa yönelik araştırma ve inceleme yapılması gerektiğine yönelik kararın bozulduğu, bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işveren tarafından düzenlenen tutanağa göre davacı ile dava dışı işçiler ... ve ...’in olay günü eşya taşımak için şantiye alanından çıktıkları ve mesai bitimine kadar gelmedikleri, davacının şantiye dışında yaralandığı, dava dışı ... ve ...’in yargılama sırasında değişmeyen ve davacının iddiasıyla uyumlu olan beyanlarında dava dışı ...’ın kalfa ...’ın haberinin olduğunu söyleyerek kendilerini eşya taşımak için işyeri dışına şantiye aracıyla çıkardığını ifade ettikleri, tanıklardan ...’ın ise ...’ın kendisinden işçi istediğini ancak vermediğini, ...’ın da ...’ın kendisinden üç işçi istediğini beyan ettiği, bu durumda saha kalfası olarak çalışan ...’ın kazadan sorumlu tutulmaktan kurtulmak amacıyla bu şekilde beyanda bulunduğu kanaatine varıldığı, bu itibarla davacının eşya taşımaya gitmek için kendini zorunlu hissettiği, işverenin isteği doğrultusunda işini yaptığını düşündüğü gerekçesiyle 22.02.2018 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. 5. Kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Özel Dairece ikinci bozma kararı ile toplanan delillerden davacının davalı işveren tarafından görevlendirildiğine yönelik davacı beyanından başka delil bulunmadığı, olayın hemen akabinde işten çıkışı verilen ...’ın ev eşyalarının taşınması işi için işverenin işçilerini görevlendirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, görevlendirme yapılmış olsa dahi koltuğun göze çarpması şeklindeki kazanın sübutuna dair bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. 6. Bölge Adliye Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında dava dışı ...’ın açtığı işe iade davasına ilişkin deliller ve karar dosya arasına alınarak gerekçede işe iade davasındaki yargılama süreci ile tanık beyanları ve karar özetlendikten sonra davalı işyerinde işçilerin görevlendirilmesinde yetkili olan saha kalfası ...’ın işe iade davasında ...’ın işçileri bir saat götürmesine izin verdiğini, gecikmeleri üzerine aradığını fakat ulaşamadığını, işçiler geldiğinde de tutanak tutulduğunu beyan etmesi ve bu beyanın işe iade davasındaki tutanaklar ile tanıklar ..., ... ve ...’ın beyanlarıyla örtüşmesi karşısında tanık ...’ın beyanlarının iş kazası nedeniyle kendisine sorumluluk yüklenmemesi için olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca dava dışı ...’ın işten çıkarılma sebebinin de davacı ve diğer işçiler izinsiz şantiyeden çıkarıp davacının kaza geçirmesi olduğunun davalı şirketin düzenlediği ikrar niteliğindeki tutanaklardan anlaşıldığı, bu nedenle vasıfsız işçi olan davacının davalı işveren yetkilisi olan saha sorumlusu ...’ın görevlendirmesiyle yine işe iade davasında görevlendirme yetkisi olduğu belirtilen güvenlik amiri ...’ın emir ve talimatı altındayken yani işyeri dışında başka bir yerde görevlendirilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanda meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı, davacı sigortalının vasıfsız işçi olması nedeniyle görevlendirme silsilesini bilebilecek durumda olmadığı, emir ve talimat aldığı ... ve ...’ın yönlendirmesiyle çıkışlarda emir ve talimat yetkisi olan güvenlik amiri ...’ın gözetiminde şantiyeye ait araçla dışarıya eşya taşımaya gittiği, 5510 sayılı Kanun’un 13/1-c maddesindeki koşulların oluştuğu, davacının olay günü acil ameliyata alındığı, kendi gözüne kasten zarar vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanıkların davacının arkada aracın yanında olduğunu kendilerinin de merdivenden çekyat çıkardıklarını beyan etmeleri karşısında olayın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiğinin sabit olduğu, davalı tarafın illiyet bağına ilişkin savunmalarının kusur değerlendirilmesinde önem arz ettiği gerekçesiyle direnme kararı verildiği anlaşılmıştır. 7. Bu durumda Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan sonra bozma konusuyla ilgili toplanan yeni delillere ve buna bağlı olarak yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu açıktır. 8. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye ait olup yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.