Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/334 E. 2026/99 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/334
- Karar No
- 2026/99
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2685-21
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-g, 53... . maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye ilişkin Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.10.2021 tarih ve 82-544 sayılı hükmün, sanık ve müdafii ile katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 12.01.2022 tarih ve 2525-59 sayı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 29/1, 53... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba, bu kararın da sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 07.03.2023 tarih ve 5372-871 sayı ile; "...Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın başından sonuna kadar tek tanığı konumundaki katılan ... ile diğer katılanlar ... ve ...'nin beyanlarının talimat yoluyla alınması için Aksaray Ağır Ceza Mahkemesine yazı yazıldığı, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince 2021/541 sayılı talimat dosyasının duruşmasının 12.01.2022 günü saat 10.00'a bırakılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de duruşmanın aynı gün ve saate bırakılmasına karar verildiği halde Bölge Adliye Mahkemesince 12.01.2022 tarihli duruşmada soyut gerekçeyle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan talimat cevabının beklenilmesinden vazgeçilerek suç vasfını değiştiren ve tahrik hükümlerinin uygulandığı bir hüküm kurulması suretiyle duruşmaya katılma ve delillerini bildirme imkânları ortadan kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasının, 234 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ve 236 ncı maddesinin birinci fıkrasının ihlâl edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 07.06.2023 tarih ve 856-1334 sayı ile; sanığın kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 29/1, 53, 54... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba, bu kararın da katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 10.09.2024 tarih ve 7433-5397 sayı ile; ''...Olayın oluşu sırasında tek görgü tanığı maktulun oğlu ...'ın aşamalarda değişmeyen beyanları, silah sesi ile birlikte kapalı mekâna ilk giren tanık O.Ö ve sonrasında gelen tanıklar M.C. ve M.B'nin beyanları ile kamera inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde herhangi bir saldırı, itiş kakış olmadan sanığın konuşma sırasında maktule silahını doğrultup bir el ateş ettiği, sonrasında boğuşma ve darp eylemlerinin gerçekleştiği, sanığın kendisine ait hayvanların listeye yazılmasına kızıp silmeyeceğini beyan eden maktulü hedef alıp ateş etmesi sonucu ölmesinde maktulden kaynaklanan haksız fiil oluşturacak bir hareket olmamasına rağmen sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 08.01.2025 tarih ve 2685-21 sayı ile; ''...Sanık ile maktul arasında yaşanan tartışma sonrasında maktulün sanığa hitaben 'muhatabım sen değilsin şerefsiz' şeklindeki olay anında tarafsız tanık bulunmaması nedeniyle aksi ispatlanamayan hakaretten ve olay öncesinde katılan ...'ın sanığı darp etmesinden kaynaklanan haksız tahrik altında tabanca ile maktule ateş etmek suretiyle öldürdüğü, sanığın elinden tabanca alınıncaya kadar tetik hakimiyetinin sanıkta olduğu, silahın boğuşma esnasında patladığı yönündeki savunmaya itibar edilmediği, dolayısıyla sanığın TCK'nın 81/1, 29, maddeleri kapsamında haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu işlediği" gerekçesiyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına karar verilmiştir. Direnmeye konu bu hükmün de sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2025 tarih ve 2025/19511 sayılı tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarına kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 01.07.2025 tarih ve 2551-5350 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI ve KONUSU Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ölü muayene tutanağına göre; maktul ...'un ateşli silah mermi çekirdeğinin yol açtığı büyük damar hasarına bağlı gelişen masif iç kanama nedeniyle öldüğü, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığınca düzenlenen 09.05.2019 tarihli rapora göre; maktule ait mont üzerindeki delinme bölgesi çevresinde yapılan fiziksel ve kimyasal incelemeler neticesinde atışın yakın mesafeden yapıldığı, 23.05.2019 tarihli kamera inceleme tutanağında; sanığın ofisten içeri girdiği ve yaklaşık üç dakika sonra maktule ateş ettiği, aynı görüntülerin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından izlenmesi sonucu tutulan tutanakta ise; sanığın sakin bir şekilde ve içeride bulunanlara selam vererek ofisten içeri girdiğinin belirtildiği, Anlaşılmıştır. Katılan ... soruşturma aşamasında; olay günü saat 11.45 sıralarında ofiste babası olan maktul ile birlikteyken sanığın selam dahi vermeden içeri girdiğini ve oturur oturmaz maktule "..., benim koyunları yazmışsın!" dediğini, maktulün ise "Evet, yazdım." şeklinde karşılık verdiğini, sanığın "Neden yazdın?" sorusuna ise maktulün "Nasıl neden, herkesin yazılıyor, seninkini de yazdık." diyerek yanıtladığını, sanığın "Ben beş yıldır yazdırmıyorum şu anda da yazdıramam!", babasının da "Ben yazarım" dediklerini, tartışmanın böylece devam etmesi nedeniyle sanığın oturduğu koltuktan kalkarak belinde bulunan silahı çıkartıp doldurduktan sonra "O zaman öl a... k...!" dediğini ve maktule ateş ettiğini, sonra silahı kendisine doğrulttuğunu, ancak sanığın bileğini tuttuğunu, cama doğru sürüklendikleri sırada sanığın elinde bulunan silahın tekrar patladığını, sesi duyan tanık ...'ın içeri girerek silahı tutmaya çalıştığını ve "Yapma, silahı bırak!" şeklinde bağırdığını, boğuşma sırasında içeriye tanıklar ... ve ...'un girdiklerini ve sanığın elinden silahı aldıkları, ardından kalabalık bir grubun içeri girerek sanığı dışarı çıkarmaya çalıştığını, sanık koltuğa takılıp düşünce kendisinin de yerde bulunan sanığa birkaç kez tekme attığını, tanık ...'ın sanığı yerden kaldırdığını ve olay yerinden uzaklaştırdığını, Kovuşturma aşamasında farklı olarak; kimsenin ofiste sanığı darp etmediğini, sanığın ateş etmeden önce sinkaflı şekilde küfür ettiğini, silah ateşlendiği sırada babasının koltukta oturduğunu, silahın çekildiğini görünce ayağa kalkmak istediğini, aslında sanığın, babasının kafasını hedef aldığını ancak ayağa kalkan babasının karnından yaralandığını, Katılan ... soruşturma aşamasında; 2019 yılı yerel seçimlerinde çiftçi malları koruma başkanı seçildiğini, sanığın ise eski başkan olduğunu ve kendisinin seçilmesini hazmedemediğini, olaydan bir gün önce tanıklar ..., ... ve ...'ın ağabeyi olan maktulün yanına gelerek; "Biz hayvanlarımızın korumasını size yazdırmayacağız, sizin korumanıza ihtiyacımız yok!" dediklerini, koruma başkanlığını teslim aldığı sırada eski başkan olarak sanığın 3.292.TL açığının çıktığını, abisi ile bu duruma itiraz ettiklerini, sanığın koruma parasını yatırmamak için abisini tasarlayarak öldürdüğünü, Kovuşturma aşamasında farklı olarak; sanığın olaydan önce gelip ofisi boşaltmalarını, defterleri ve kitapları teslim almalarını istediğini, ayrıca hayvanları daha önce yazdırmadığını, yine yazdırmayacağını söylediğini, aralarında herhangi bir tartışma veya kavga yaşanmadığını, sanıkta bir hazımsızlık olduğunu, sanık ile aralarında bu nedenle husumet bulunduğunu,
Tanık ... soruşturma aşamasında; bir kalabalık oluştuğunu görünce ne olduğunu anlamak için olay yeri olan koruma başkanlığı ofisine girdiğini, içeride bulunan tanıklar ..., ... ile katılan ...'ın sanığın elinde bulunan tabancayı almaya çalıştıklarını, kendisinin de müdahalede bulunarak tabancayı sanığın elinden aldığını ve jandarma ekiplerine teslim etmek amacıyla beline taktığını, ardından vatandaşların içeri girerek sanığa vurmaya başladıklarını, fakat kalabalıkta kimin vurduğunu göremediğini, tanık ...'ın sanığı yerden kaldırıp olay yerinden uzaklaştırdığını gördüğünü, Mahkemede önceki ifadesinden farklı olarak; olay yerine girdiğinde sanığın elinin veya yüzünün kanlı olmadığını, sanığı dışarı çıkardıktan sonra darp ettiklerini, ... ve ... aileleri arasında önceden de husumet olduğunu, Tanık ... kollukta; öğle saatlerinde iki el silah sesi duyduğunu ve olay yerine koştuğunu, ofisten içeri girdiğinde maktulü sırtını duvara yaslamış şekilde gördüğünü, içeride katılan ..., sanık ve tanık ...'nın da bulunduklarını, katılan ... ve tanık ...'ın, sanığın elindeki tabancayı almak için mücadele ettikleri sırada kendisinin de olaya dahil olduğunu ve silahı sanığın elinden aldığını, bu itiş kakış sırasında sanığa vurmadığını, içeri girdiği sırada sanığın başının kanadığını gördüğünü, silahı aldıktan sonra tanık ...'a teslim ettiğini, Tanık ...; koruma başkanlığı ofisinin önünden geçerken maktul ve sanığın içeride sakin bir şekilde oturduklarını gördüğünü, bir süre sonra silah sesi gelince koşarak ofisten içeri girdiğini, maktulün bir eli masada diğer eli ise kasığında olacak şekilde durduğunu, katılan ...'ın ise sanığın arkasından kollarını kavradığını, bu sırada kendisinin "Silahı bırak!" diyerek sanığın elindeki silahı namlusundan kavradığını ve almaya çalıştığını, ancak silahın tekrar patladığını ve camın kırıldığını, arbede devam ederken içeriye tanıklar ... ve ...'un girdiklerini, tanık ...'nın sanığa vurmaya başladığını, sanığın başının kanadığını, katılan ...'ın elindeki demir parçası ile sanığın başına vurduğunu, etraftakilerin de sanığa vurmaya çalıştıklarını ancak kendisinin buna engel olarak sanığı yerden kaldırdığını ve bir araca bindirerek olay yerinden gönderdiğini, İfade etmişlerdir. Sanık savcılıkta; eski çiftçi koruma başkanı olduğunu, hâlihazırda da belediye meclis üyeliği yaptığını, maktülün kendisinden sonraki çiftçi koruma başkanı olduğunu, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, bir gün önce çiftçi koruma malları makbuzunu maktüle iletmek üzere hazırladığını ve olay günü de makbuzu vermek üzere saat 10.00 sıralarında maktulün yanına gittiğini, ofis olarak kullanılan odayı temizleyeceğini söylemesine rağmen neden temizlenmediğini sorduğu maktulün; "S...r lan şerefsiz, sen benim muhatabım değilsin!'' diyerek kendisini ofisten kovduğunu, ardından içeride bulunan oğlu katılan ... ile birlikte kendisini darp ettiğini, seçim sebebiyle kendisine kin duyan maktulün oğlunun elinde silah olduğunu, kendisinde de Canik marka tabanca bulunduğunu, katılan ...'ın kendisinde olan silaha sarıldığını, silahın ikisinin elinde bulunduğu sırada patladığını, kesinlikle hedef gözeterek ateş etmediğini, olayın kazayla olduğunu, olay yerine silahın emniyeti açık olarak gelmediğini, Sorguda; olay anında maktülün koruma başkanı olarak kullandığı odanın kendisine ait olduğunu, ne zaman odayı boşaltacağını sorduğunda, maktulün; "Ne boşaltması lan, şerefsiz!" dediğini, ''Hani iki gün önce çıkacaktın?'' diye sorması üzerine yüzüne yumruk attığını, yanında oturan katılan ...'ın da silahını belinden almaya çalıştığını, aralarında boğuşma yaşandığını, odada bulunan şahısların kendisini dövdüklerini, kafasına demirle vurduklarını, tanıklar ... ile ...'un kendisini odadan çıkararak bir araca bindirdiklerini, Mahkemede ise; ofisin temizlenmemesi üzerine tartıştıkları maktulün; ''Fazla konuşma lan, şerefsiz! '' diyerek gözüne yumruk attığını, maktulün oğlunun da kafasına demir ile vurduğunu, Savunmuştur.
IV. GEREKÇE 1- İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.11.2025 tarih ve 118-479, 15.10.2025 tarih ve 363-407, 01.10.2025 tarih ve 44-366 sayılı içtihadı ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere ile haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için; a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı, d) Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sadır olmalıdır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren TCK'da, 765 sayılı Kanun'da yer alan ağır – hafif tahrik ayırımına son verilerek; tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir. 2- Somut Olayda Hukuki Nitelendirme 2019 yılı yerel seçimlerinden önce ... ili ...beldesinde çiftçi malları koruma başkanı olan sanığın seçimi kaybettiği ve koruma başkanlığına maktulün kardeşi ...'un seçildiği, maktulün ise koruma bekçisi olarak görev yapmaya başladığı, sanığın olaydan önce birkaç defa aynı zamanda özel ofisi olarak da kullandığı ve kendi kiralamış olduğu binanın boşaltılmasını maktulden istediği, olay günü hem bu nedenle hem de canlı hayvanlarının yazılmasını istememesi nedeniyle söz konusu olay yerine giden sanık ile maktul ve maktulün oğlu katılan ... arasında anlaşmazlık çıktığı, sanığın maktule "... benim koyunlarımı yazmışsın" demesi üzerine maktulünde "Evet yazdık" diye cevap vermesi sonucu sanığın ''5 yıldır ben yazdırmadım, yazamazsın!'' diyerek tabancasını çekerek yakın mesafeden ateş ettiği ve maktulün ölümüne yol açtığı, ölü muayene tutanağına göre maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeğinin sebebiyet verdiği büyük damar hasarına bağlı gelişen masif iç kanama olduğu, daha sonra silahı yönettiği katılan ... ile bu sırada ofise giren tanık ...'ın müdahalesiyle silahın ele geçirildiği ve sanığın dışarı çıkarıldığı, ofis dışında vatandaşlar tarafından darp edilen sanığın, tanık ... ve inceleme dışı sanık ...'in yardımıyla olay yerinden uzaklaştırıldığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olayda; Katılan ...'ın özellikle olay yerine ilk giden tanıklar ...ve ...'ın aşamalarda değişmeyen anlatımları ile doğrulanan beyanları dikkate alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tanık ve katılan beyanlarıyla örtüşmeyen savunmalarına itibar edilmemiştir. Diğer yandan Özel Dairenin sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı yönündeki bozma kararının gerekçesini oluşturan delillerden olan görüntü kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sanıktaki yaralanmaların, sanığın maktule ateş edip maktulü yaralaması ve maktulün oğlu katılan ...'a da silahı yöneltmesi sonrası katılan ...'ın sanığa doğru hamle yapması üzerine yaşanan boğuşma sırasında ve sanık olay yeri olan ofisten çıkarıldıktan sonra etraftaki vatandaşlar tarafından meydana getirildiği, ayrıca dosya kapsamı itibarıyla haksız tahrik uygulanmasını gerektirir mahiyette sanığa yönelik bir eylemin de bulunmadığı cihetle sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan direnmeye konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin isabetli olmadığına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu üyesi; haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunduğu görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.01.2025 tarih ve 2685-21 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükmün sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verilmiştir.