Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/457 E. 2025/149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2022/457
Karar No
2025/149
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1683-570 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.11.2016 tarihli ve 61-284 sayılı hükümlerin, katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 16.02.2017 tarih ve 265-243 sayı ile; İlk Derece Mahkemesinin beraat kararlarının kaldırılmasına, sanıkların nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu hükümlerin sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 29.06.2021 tarih ve 11461-12450 sayı ile; "...Sanıkların ... ile hayvan satımı nedeniyle alacaklarının olduğu ve ... ile ...’in ortak olduklarını duymaları ve ...’ye satılan hayvanlarını ...’in besihanesinde görmeleri karşısında, ... adlı kişinin ortaklık konusunda ifadesi alınmadan ve sanıkların eylemlerinin TCK’nın 150/1. maddesine uyup uymadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise 13.04.2022 tarih ve 1683-570 sayı ile; "...Sanıklar ... ve ... ile katılan ...'ın aralarında hukuki ilişki bulunmadığı bu hususta sanıklar tarafından dosyaya delil ibraz edilmediği, savunmalarında katılan ...'ın kendilerinden alışveriş yaparak dolandıran ...'ın zararını karşılamak için katılanın parayı aracının anahtarlarını rızası ile verdiğini beyan etmiş ise de, katılanın zorla para ve anahtarlarının alındığı hususundaki beyanı dinlenen tarafsız tanıklar ... ve ...'in anlatımları kapsamından anlaşılmış, paranın rıza ile verildiği kabul edilse dahi teslim tesellüm tutanağında belirtilen araba anahtarı ve ev anahtarlarını katılan tarafından sanıklara verilmesi mümkün olmadığından sanıkların savunmaları kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunma olarak kabul edilmiş, sanıkların katılan ...'a karşı birlikte gasp eylemini gerçekleştirdikleri hususunda tam bir vicdani kanaate varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurmuştur. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2022 tarihli ve 80099 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.10.2022 tarih ve 6361-12937 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında TCK’nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yönelik eksik araştırma ile karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; ... isimli şahıstan alacaklı olduklarını iddia eden sanıkların, katılanın besihanesine giderek katılanı darbetmek suretiyle 25.000 TL'sini aldıkları iddiası ile kamu davası açıldığı, Dosya içerisinde fotokopisi bulunan ve ... tarafından imzalanmış gözüken dilekçede; "Ben ... ve ...'dan koyun aldım. Hayvanlardan kaynaklı ...'a 23.200 TL, ...'a 22.300 TL borcum vardı. Hayvanları gayri resmi ortağım ...'ın hayvan barınağına koyduk. ... hayvanları müşterilere satacak ve borçlarımızı ödeyecektik. ... hayvanların bir kısmını sattı ama boçları ödemedi. Ben ... ve ...'le görüştüm. Hayvanların ...'te olduğunu borcu onun ödeyeceğini, hayvanların bir kısmını sattığını paramın ...'te olduğunu söyledim. Onlar da alacağı ...'ten almak için gittiler. Aralarında geçen diyoloğu bilmiyorum. Bilgim söylediklerimden ibarettir. Kendim kanser hastasıyım. Yatalak durumdayım. Bu sebeple yazılı ifademin kabulünü arz ederim." yazıldığı, Anlaşılmaktadır. Katılan; 06.10.2015 tarihinde 50 adet küçükbaş hayvanını satıp besihanesine döndüğünde yanında çalışan tanık ...'ın; iki kişinin 42 plakalı bir araç ile besihaneye geldiklerini ve kendisini sorduklarını söylediğini, besihaneye gelenin sanık ... olduğunu tahmin edip sanığı arayarak "Benim besihaneme gelmişsin. Beni gelmeden neden aramadın?" diye sorduğunu, sanığın da "...'yi sen saklıyorsun, onun için geldik." diye cevap verdiğini, iki üç kez gelmesine rağmen ...'yi görüp görmediğini sorduğunda da sanığın "Ben geliyorum oraya, sana bunun hesabını sorarım, bu parayı senden tahsil ederim." dediğini, aynı gün saat 15.40 sıralarında sanıkların besihanesine geldiklerini, sanık ...'in araçtan iner inmez "Senin ananı avradını sinkaf ederim, o. çocuğu, ver lan benim paramı, ben seni yaşatmam, seni de burayı da yakarım!" şeklinde tehdit ve hakaret ettiğini, sanıkların beraber üzerine çullandıklarını, sanık ...'in boğazını sıktığı sırada sanık ...'in de ceplerini karıştırdığını ve cebindeki 25.000 TL'yi aldığını, ayrıca aracının ve evinin anahtarları ile cep telefonunu da alarak kaçtıklarını, ... isimli şahıs ile aynı pazarda hayvan alıp sattıklarını, arkadaşlıklarının olduğunu ancak ortaklıklarının bulunmadığını, 29.09.2015 tarihinde ... isimli şahıstan alacağı olan 8.500 TL'yi almak ve elinde olan hayvanlara bakmak için onun besihanesine gittiğini, ...'nin besihanede olmadığını, onun oğlu olan ... ile muhatap olduğunu, ...'dan 36 adet küçükbaş hayvan alarak alacağının haricinde 6.000 TL de nakit para verdiğini, sanık ...'in ...'den aldığı hayvanların 10 tanesinin kendisi tarafından ...'ye satılan hayvanlar olduğunu besihaneye geldiğinde fark edince kendisinin ...'yi sakladığını ve hayvanlarının kendi üzerinden satıldığını değerlendirdiğini, ... ile en son Kurban Bayramı arefesinde hayvan pazarında görüştüklerini, çünkü yerlerinin yan yana olduğunu, bildiği kadarıyla ...'nin piyasaya 120.000 TL borcunun bulunduğunu ve şu an kayıp olduğunu, Tanık ...; katılan ile ...'nin, devamlı mal alıp sattıklarını, pazarda yan yana yer tuttuklarını, yıllardır pazara beraber gelip gittiklerini, katılanın Yeniköy'de besihanesinin olduğunu ve orada hayvan otlattıklarını, katılan ile ...'nin ortak olduklarına kanaat getirdiğini, geçen sene kurban bayramında ...'nin kendisinden mal aldığını, bu alışverişe katılanın aracı olduğunu, parasını hâlâ alamadığını, Tanık ...; katılan ile ...'nin ortak çalıştıklarını, onları sürekli beraber gördüğünden dolayı bildiğini, hayvan pazarında katılan ve ...'nin hayvanlarının yan yana bulunduğunu ve faturalarının beraber olduğunu, katılan ve ...'nin sanık ...'den mal aldıklarını bildiğini ancak parasını ödeyip ödemediklerini bilmediğini, İfade etmişlerdir. Sanık ...; sanık ... ile otuz yıldır aynı pazarda hayvan sattıklarını ancak herhangi bir ortaklıklarının bulunmadığını, arkadaş olduklarını, sanık ... ile birlikte ...'ye toplamda 150 adet küçükbaş hayvan sattıklarını, 04.10.2015 tarihinden beri Denizli'de ...'yi aradıklarını, kime sordularsa katılana sormalarını ve katılan ile ...'nin ortak olduklarını söylediklerini, sanık ... ile birlikte 06.10.2015 tarihinde sabah saatlerinde katılanın besihanesine gittiklerini, besihanede Suriye uyruklu bir ailenin bulunduğunu, katılanın olmadığını, bunun üzerine ordan ayrılarak ... hakkında biraz daha bilgi toplamak ve olabileceği yerleri öğrenmek için Denizli il merkezine döndüklerini, daha sonra katılanın kendisini aradığına ve ulaşamadığına dair mesaj geldiğini, bunun üzerine katılanı arayarak ...'nin nerede olduğunu sorduğunu, katılanın bilmediğini söyleyerek "Sen beni aramadan hangi hakla besihaneme gelirsin?" dediğini, hem ...'yi sormaya hem de diğer hayvan celeplerinin söylediği gibi ...'nin hayvanlarını saklayıp saklamadığını görmeye geldiğini söylediğini, katılanın da ...'nin arkadaşı olduğunu ancak onu saklamadığını, besihanede olduğunu ve inanmıyorsa yanındaki kişiyi de alıp gelmesini bildirdiğini, besihaneye gittiklerini ve burada katılan ile tartışmaya başladıklarını, burada bulunan Suriye uyruklu ailenin çocukları korktuğu için yüksek ses tonuyla buradan uzaklaşmalarını söylediklerini, ardından katılana "Adamın ocağını yıktın. Yetmedi mi? Hem ortağın hem de piyasadan tokatladığı hayvanları ve ...'yi sen saklıyorsun!" dediğini, sanık ...'in de "Burada benim ...'ye sattığım hayvanlardan var. Bunlar burada ne arıyor?" diye sorması üzerine katılanın bunları satın aldığını, ... ile uzun zamandır görüşmediğini ve nerede olduğunu bilmediğini söylediğini, tartışma hararetlenince katılanın "Benim şu an size verebileceğim Acıpayam Pazarı'nda sattığım hayvanların parası var, aynı zamanda bakın bu aracımın ve bazı eşyalarımın anahtarları, bunları size vereyim, akşam üzeri Denizli'deki evime gelin, paranın kalan kısmını da orada size teslim edeyim." dediğini ve cebindeki 18.600 TL'yi verdiğini, daha sonra da arabasının anahtarıyla birlikte bir top anahtar verdiğini, evinin yerini tarif ederek akşam gelmelerini, paranın artan kısmını da verebileceğini söylediğini, para ve anahtarları alarak olay yerinden ayrıldıklarını, katılanın da kendisi gibi hayvan alıp satmasından dolayı tanıdığını, ...'yi ararken konuştukları tüm hayvan celeplerinin; ...'yi saklayacak kişinin sadece katılan olabileceğini, aralarında resmî olmasa da sözlü bir ortaklık olduğunu söylediklerini, katılana da iki gündür ...'yi aradıklarını, herkesin kendisinin onunla ortak olduğunu ve hayvanların onun aracılığıyla satıldığını söylediklerini, ayrıca besihanesinde de ...'ye satılan hayvanların olduğunu söyledikten sonra katılanın, ... ile ortak olduklarını kabul ettiğini, kendilerine yardımcı olabileceğini ancak kendisinin de ...'ten alacağının olduğunu ve ona ulaşamadığını söylediğini, bunun üzerine 2-3 gün içerisinde 400 milyar ödemelerinin olduğunu söylediklerinde katılanın, Acıpayam hayvan pazarından geldiğini ve 18.600 TL'sinin olduğunu beyan ederek bu parayı cebinden çıkartıp verdiğini, katılanın cep telefonuna dokunmadıklarını, Sanık ...; sanık ... ile katılana toplamda 150 adet küçükbaş hayvan sattıklarını, ...'yi aradıkları sırada kime sordularsa "Burdurlu ...'e sorun, o onun ortağıydı." dediklerini, olay günü sanık ...'in katılanı arayarak "...'yi neden saklıyorsun? Tamam ben besihaneye geliyorum o zaman." dediğini ve telefonu kapattığını, daha sonra katılanın besihanesine gittiklerini, burada sanık ...'in katılana "Adamın ocağını yıktın. Yetmedi mi? Hem ortağını hem de piyasadan tokatladığı hayvanları sen saklıyorsun!" dediğini, kendisinin de burada sattığı hayvanların olduğunu söyleyip bu hayvanların burada ne aradığını sorduğunu, katılanın bu hayvanları satın aldığını, ... ile uzun zamandır görüşmediğini ve nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiğini, bu sırada konuşmalarının hararetlenmeye başladığını, katılanın "Benim şu an size verebileceğim Acıpayam Pazarı'nda sattığım havanların parası var, aynı zamanda bakın bu aracımın ve bazı eşyalarımın anahtarları, bunları size vereyim, akşam üzeri Denizli'deki evime gelin paranın artan kısmını da orada size teslim edeyim." dediğini ve cebinden 18.600 TL çıkartıp kendilerine verdiğini, daha sonra da arabasının anahtarlarıyla birlikte bir top anahtar verdiğini ve evinin yerini tarif ettiğini, bunun üzerine olay yerinden ayrıldıklarını, ... isimli şahsı ararken konuştukları tüm hayvan celeplerinin; ...'yi saklayacak kişinin sadece katılan olabileceğini, aralarında resmî olmasa da sözlü ortaklık bulunduğunu ve ...'nin elinde bulunan hayvanları piyasayada satabilecek kişinin katılan olduğunu beyan ettiklerini, bunun için katılanın yanına gittiklerini, bu duyumlarını katılana söyleyip besihanesinde de kendisinin ...'e sattığı hayvanların olduğunu belirttikten sonra katılanın ... ile aralarında ortaklık olduğunu kabul ettiğini, ...'den toplamda 45.000 TL kadar alacaklarının olduğunu, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delilerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu gerekse CMK; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkanı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanıkların; ... isimli şahsa 150 adet küçükbaş hayvan sattıklarını ve 45.000 TL alacaklı olduklarını, ancak alacaklarını tahsil edemediklerini, Denizli'de ...'yi aradıkları sırada görüştükleri tüm hayvan celeblerinin; ...'yi saklayacak ve onun hayvanlarını piyasayada satabilecek kişinin katılan olduğunu, aralarında resmî olmasa da sözlü ortaklık bulunduğunu beyan etmeleri üzerine katılanın besihanesine gittiklerini, katılanın da ... ile aralarında ortaklık olduğunu kabul ettiğini savunmaları, tanıklar ... ve ...'in katılan ile ...'nin ortak olduklarına dair ifadelerinin sanık savunmalarıyla örtüşmesi, ... adına düzenlenen 13.08.2021 tarihli belge sureti ve katılanın; 8.500 TL olan alacağını tahsil etmek için olaydan bir hafta önce ... isimli şahsın besihanesine gittiğini, ancak ...'yi hiç görmeden onun oğlu olan ... ile muhatap olduğunu, ...'dan 36 adet küçükbaş hayvan aldığını, bu hayvanlar için alacağının haricinde 6.000 TL de nakit para verdiğini, sanık ... geldiğinde aldığı bu hayvanlardan 10 tanesinin ...'ye sattığı hayvanlar olduğunu görmesi üzerine kendisinin ...'yi sakladığını ve hayvanların kendi üzerinden satıldığını düşündüğünü, ancak kendisinin ... ile ortaklıklarının olmadığını beyan etmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda, öncelikle tanık ...'ın ve varsa oğlu ...'ın tanık olarak dinlenilerek katılanla aralarında herhangi bir ortaklık bulunup bulunmadığının sorulması ve sonucuna göre sanıklar hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verildiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olmağına ve sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan bahisle bozulmasına karar verilmelidir V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 1683-570 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin, eksik araştırma ile sanıklar hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasına karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/457, K. 2025/149, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2022-457-e-2025-149-k-190e15380fcf