Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5700 E. 2026/5293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5700
- Karar No
- 2026/5293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/26 E., 2025/186 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2016 tarihli kararı ile; İzmir iş mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 10.02.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 16.06.2016 tarihli kararı ile; davacının İzmir’de çalışırken Hatay'da görevlendirildiği, davalı görevlendirmenin geçici nitelikte olduğunu savunmuşsa da, davacının davalının Hatay’daki işyerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna sigorta bildirimi yapıldığı, dolayısıyla davacının geçici olarak görevlendirilmediği, son işyerinin Hatay’daki şube olduğu, bu durumda davanın görülmesinde davacının son çalıştığı yer mahkemesi yetkili olduğundan Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 03.04.2018 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 03.04.2018 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli kararı ile; bölge müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından davalının güveni kötüye kullandığı ve hırsızlık yaptığı gerekçesi ile haklı sebeple feshedildiğinin savunulduğu, feshe konu olay ile ilgili davacı ve bir kısım çalışanlar hakkında İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/222 Esas sayılı dosyası ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, verilen karara karşı yapılan itiraz sonucunda davacının, katılanın zararını gidermemesi nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak yeniden yargılamaya devam olunduğu ve davanın henüz neticelenmediği, bu durumda, Mahkemece İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/222 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2019/135 Esas, 2023/483 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 02.10.2024 tarihli ve 2023/4747 Esas, 2024/4463 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek beraat kararının kesinleştiği, davalı işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, en azından geçerli fesih olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, 2. Davacı hakkında delil yetersizliğinden dolayı beraat kararı verildiğini, bu durumun hukuk hâkimini bağlamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin geçerli bir sebeple feshedilip edilmediğinin ispatı noktasında toplanmaktadır. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 7036 sayılı sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren 12. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 21. maddesine eklenen ek dördüncü fıkrada mahkeme veya özel hâkemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği hükmüne yer verilmiştir. 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemenin somut dosya bakımından uygulanması mümkün olmadığından, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının dava tarihindeki ücrete göre parasal karşılığının belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine, "2-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması hâlinde işveren tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının beş aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 3-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması hâlinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin BELİRLENMESİNE," ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.