Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1846 E. 2026/4377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1846
- Karar No
- 2026/4377
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/662 E., 2025/1570 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/723 E., 2021/1130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.08.2006-06.05.2019 tarihleri arasında formen olarak davalılardan asıl işveren ... Şirketi bünyesinde diğer davalı ... İnşaat Taşımacılık Sanayi ve ... Anonim Şirketine (....Şirketi) bağlı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, karşılığı ücretin ise ödenmediğini belirterek kısmi dava yoluyle ücret ve yıllık ücretli izin, belirsiz alacak davası yoluyla fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle tazminatsız olarak sona erdirildiğini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunun anlaşıldığı, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işverenler tarafından ispatlanamadığının anlaşıldığı, davacının kıdemine göre hak kazandığı yıllık ücretli izin haklarının kullandırıldığı veya karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işverenler tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacaklara arabuluculuk son tutanağının imzalandığı tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 2. Taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, 3. Zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, 4. Davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, husumet, zamanaşımı, davacının ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.