Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1805 E. 2026/4388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1805
Karar No
2026/4388
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2698 E., 2025/2517 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/878 E., 2023/78 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 18.06.2016-30.6.2020 tarihleri arasında bekçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini ve kıdem tazminatına hak kazandığını, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, davalı işyerinde gece vardiyasında çalışması nedeniyle servis hizmetinden yararlanamadığını ve yol ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yol ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının herhangi bir fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, işyerinde çalışan işçilerin servis hizmetinden yararlandığını ve hiçbir işçiye yol parası ödemesi yapılmadığını, davacı hafta tatilinde çalışmışsa bunların karşılığında kendisine izin verildiğini, davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin insan yaşamına aykırı olduğunu ve bu iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı iş sözleşmesini emekliliğe hak kazanması sebebiyle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının tanık beyanlarına göre ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasında ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada bulunan davacıya ait imzalı bordro kayıtları incelendiğinde davacının fazla çalışma ücretine hak kazanamadığının açık olduğunu, 2. Hafta tatili çalışmaları karşılığı verilen izinlere ilişkin imzalı izin kağıtlarının dosyada bulunduğunu, bu nedenle davacının hafta tatili çalışma ücreti alacağı bulunmadığı hâlde bilirkişi raporunda hafta tatili alacağı hesaplanmış olmasının hatalı olduğunu, 3. Davacının fazla çalışma ücretine ilişkin talebinin de kısmi dava olmakla ıslah ile artırılan miktarın zamanaşımına uğradığını, 4. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı, zamanaşımı ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1805, K. 2026/4388, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1805-e-2026-4388-k-4a209ac515dd