Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1214 E. 2026/3688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1214
Karar No
2026/3688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/178 E., 2025/2261 K. DAVA TARİHİ : 25.12.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2024/153 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.06.2004-31.12.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin bir parçası olduğu ... Grubu bünyesinde makine mühendisi, şantiye şefi, şantiye müdürü ve yöneticisi pozisyonlarında çalıştığını, ... Grubu bünyesinde ... ... Ltd. Şti.nin kurulmasıyla 01.04.2009 tarihinde bu Şirketin bordrosuna geçirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ücret, prim, asgari geçim indirimi ve maddi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, işe işçi alıp işten işçi çıkarma, çalışma saatlerini belirleme, işyerini yönetme dâhil en geniş yetkilerle yetkilendirilmiş işveren vekili sıfatını haiz olduğunu, davacının fazla çalışma başta olmak üzere dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hiçbir alacağı talep etme ve huzurdaki davayı açmaya hakkının olmadığını, davacının davalı Şirketin devralmış olduğu ... ... ... Tesisler İml. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.nde 17.12.2004 tarihinde işe başladığını 31.01.2018 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacıya bütün hak ve alacaklarının fazlasıyla ödendiğini, 31.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasında davalı Şirkette çalışmış olduğunu, 11 aylık dönemde herhangi bir kıdem veya ihbar tazminatına hak kazanamadığını, ödeme dekontlarından da açık bir şekilde görüldüğü üzere bütün hak ve alacakların kendisine eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dava dilekçesi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının aylık ücrete ilaveten Şirket kârının %5'i oranında prim esası ile çalıştığının anlaşıldığı, davacının 2015-2016-2017 yılları için talep edebileceği prim toplamının 46.506,60 TL olduğuna ilişkin tespitin davacının dava dilekçesindeki talebine ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, davacının hesabına yatırılan ücretin mahsubuyla davacının bakiye ücret alacağı olduğu, bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, şantiye şefi olarak çalışmış olan davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanamayacağı, asgari geçim indiriminin bordroda tahakkuk edilerek ödendiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; prim alacağı talebinin reddinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan belgelerin incelenmediğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının dava dilekçesi ile davalı Şirketten net kâr üzerinden pay aldığını ikrar ettiğini, eğer kâr üzerinden pay alacağı varsa talep edeceği prim miktarının 127.586,54 TL olduğunu, buna rağmen davacının 235.288,46 TL fazladan para aldığını, b. Davacının işveren vekili olarak işbu davayı açma hakkı bulunmadığını, c. İş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davalı Şirketteki çalışmasının 11 aylık döneme denk geldiğini, tüm haklarının da eksiksiz olarak ödendiğini, d. Davacıya yapılan fazladan ödemelerin Şirket işleri için gönderilmediğini, aksini ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, e. Davacının davalı Şirkete verdiği zararların dikkate alınmadığını, f. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, prim, ücret, yıllık ücretli izin alacaklarına kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1214, K. 2026/3688, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1214-e-2026-3688-k-3fd889c8ab3f