Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9780 E. 2026/4403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9780
Karar No
2026/4403
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2675 E., 2025/1316 K.2. M/T ... ... Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.05.2013 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/918 E., 2023/335 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.05.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat ... ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili 27.05.2013 tarihli asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin ... gemisi donatanı olan ... ... Nak. Ltd. Şti. (... ... Şirketi) ile ... ... gemisi donatanı olan ... ... Nak. Ltd. Şti. (... ... Şirketi) nezdinde 06.06.2009-01.03.2013 tarihleri arasında gemiadamı olarak çalıştığını, son ücretinin 4.750,00 USD olduğunu, her iki davalı arasında organik bağ bulunduğunu, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin alacağı ve bakiye süreden kaynaklı tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 14.08.2013 tarihli birleşen dava dosyasında, davalılar ... ... Şirketi ile ... ... Turizm ve Tic. AŞ (... ... Şirketi) nezdinde 06.06.2009-01.03.2013 tarihleri arasında gemiadamı olarak çalıştığını, son ücretinin 4.750,00 USD olduğunu, her iki davalı arasında organik bağ bulunduğunu, işçilik alacaklarının ödenmediğini, işverenlerin iş görme edimini yerine getirmesine kusuru ile engel olduklarını ileri sürere kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin alacağı ve bakiye süreden kaynaklı tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacı vekili 17.08.2022 tarihli birleşen dava dilekçesinde; davalılar ... ... Şirketi ile ... ... Şirketi nezdinde çalıştığını, daha öncesinde işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açtıklarını, söz konusu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 8.248,00 USD ihbar tazminatı ile 20.000,00 USD yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... Şirketi ile ... ... Şirketi vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davalı Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı ile izin ücreti dâhil anlaşma yapıldığını, yasal süreler dolmadığından davacının kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin feshine davalıların sebebiyet vermediğini, davanın usulüne uygun olmadığını, davacı taleplerinin açık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ... Şirketi ile ... ... Şirketi vekili birleşen 14.08.2013 tarihli davaya ilişkin cevap dilekçesinde; görev, yetki, derdestlik ve ... ... Şirketi yönünden de husumet itirazlarında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... ... Şirketi ile ... ... Şirketi vekili 17.08.2022 tarihli birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve derdestlik itirazında bulunduklarını, ... ... Şirketi yönünden husumet itirazında bulunduklarını, işbu dava ile daha öncesinde TL olarak talep edilen alacakların USD olarak talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, davacının çalışma süreleri dikkate alındığında yıllık ücretli izin alacağına hak kazanmadığını, davacının işten kendisinin ayrıldığını, ihbar tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılar nezdinde 06.06.2009-19.06.2009 tarihleri arasında 14 gün, 16.07.2009-08.01.2010 tarihleri arasında 5 ay 23 gün, 11.03.2010-28.03.2010 tarihleri arasında 18 gün, 18.06.2010-17.01.2011 tarihleri arasında 7 ay, 24.03.2011-07.04.2012 tarihleri arasında 1 yıl 14 gün ve 26.06.2012-01.03.2013 tarihleri arasında 8 ay 6 gün olmak üzere toplam 2 yıl 10... gün çalıştığı, davacının ücretinin 5.000,00 USD olduğu, iş sözleşmesinin işverenlerce haksız şekilde feshedildiği, asıl ve birleşen 14.08.2013 tarihli dava yönünden kıdem ve ihbar tazminatlarının, 17.08.2022 tarihli birleşen dava yönünden ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği; davacının 854 sayılı ... İş Kanunu hükümlerine göre 75 gün yıllık izne hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağı bakımından fesih tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı mevcut olduğundan 17.08.2022 tarihli birleşen dava yönünden yıllık ücretli izin alacağının zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı; ancak 14.08.2013 tarihli birleşen dava yönünden birleşen davanın dava açılış tarihi dikkate alındığında zamanaşımına uğramadığından söz konusu alacağın hüküm altına alınması gerektiği kanaati ile asıl dava yönünden kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerin kabulüne, diğer taleplerin reddine; 17.08.2022 tarihli birleşen dava yönünden kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının kabulüne, bakiye ücret tutarında tazminat talebinin reddine; 17.08.2022 tarihli birleşen dava yönünden ise ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulüne, yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılara ait gemilerde gemiadamı olarak 06.06.2009-25.02.2013 tarihleri arasında çalıştığı, tanık anlatımları, sunulan işyeri kayıtları, ... Kurumu ve ... sicil kayıtları ile davacı tarafça sunulan hizmet belgeleri ve iş sözleşmeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalılar arasında fiilî ve organik bağ olduğu, davacının her üç davalıya da hizmet verdiği, birlikte istihdam hükümlerine göre davalıların davacının alacaklarından sorumlu oldukları, dosyada yer alan davacı tarafça imzalandığı anlaşılan 25.02.2013 tarihli fesih bildiriminde sözleşmenin davacı tarafça ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi nedeniyle feshedildiğinin belirtildiği, buna ilave olarak 28.02.2013 tarihinde Marmara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruda yine işçilerce sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiği ve dilekçede davacının da imzası bulunduğu, davacının davalı işverenlerden ücret alacağının bulunduğu anlaşıldığından feshin haklı olduğu, davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerinde ise de ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği; davacının hak kazandığı izinlerin kullanıldığına ilişkin belge bulunmadığından çalışma süresine göre yıllık ücretli izin alacağına da hak kazandığı, asıl davanın "kısmi/ve veya belirsiz alacak" şeklindeki açıklama ile açıldığı görülmüş olup davanın açıldığı tarihlerdeki Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararları da gözetilerek dava türü belirsiz alacak davası olarak kabul edildiğinden yıllık ücretli izin alacağının 03.04.2017 tarihli dilekçedeki arttırılan miktarlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, asıl dava dilekçesinde talepler TL cinsinden istendiğinden seçimlik hakkın kullanılması nedeniyle talep arttırım dilekçesiyle talebin USD cinsinden talep edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden asıl dava davalılarına karşı açılan kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin 03.04.2017 tarihli talep artırım dilekçesine göre kabulüne, diğer taleplerin reddine; 14.08.2013 tarihli birleşen dava bakımından ise davalı ... ... Şirketi yönünden asıl davaya konu talepler bakımından davanın derdest olduğu kanaatine varılmış olmakla bu husus gözetilerek hükümde aynı talepler yönünden derdestlik nedeniyle reddine, diğer davalı ... ... Şirketi yönünden ise 02.09.2014 tarihli talep arttırım dilekçesi de gözetilerek ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasına; 17.08.2022 tarihli birleşen dava yönünden ise davalılar ile taleplerin 14.08.2013 tarihli birleşen davayla aynı olup 14.08.2013 tarihli birleşen davanın belirsiz alacak davası olması ve taleplerin yargılama sırasında 02.09.2014 tarihinde belirlenmesi karşısında belirlenen alacaklar hakkında aynı taleplerin ileri sürülmesinin mümkün olmayacağı gözetilerek (ayrıca esasa girilmesi hâlinde dahi davacının ihbar tazminatı hakkı olmayıp zamanaşımı def'i nedeniyle yıllık ücretli izin alacağı talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle) 17.08.2022 tarihli birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, 2. Yıllık ücretli izin alacağı bakımından zamanaşımının hatalı değerlendirildiğini, 3. Davalı lehine takdir edilen vekâlet ücretinin asıl alacağı geçecek şekilde belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yıllık ücretli izin alacağı bakımından uygulanacak zamanaşımı süresinin belirlenmesi ile davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9780, K. 2026/4403, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9780-e-2026-4403-k-1da36473b78b