Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9543 E. 2026/4395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9543
Karar No
2026/4395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/298 E., 2025/2312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 83. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/69 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.05.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.05.2000-23.05.2019 tarihleri arasında davalı nezdinde gazeteci olarak çalıştığını, bir kısım çalışmalarına ilişkin sigorta primlerinin bildirilmediğini, müvekkilinin ...Sendikasına üye olduğunu, Sendikanın işverenlikle toplu iş sözleşmesi imzalamaya kadar ilerlediğini ancak yapılan grev oylamasının olumsuz sonuçlanması sonucunda Sendikanın yetkisinin düştüğünu ve toplu iş sözleşmesi imzalanamadığını, davalı işverenliğin bundan sonra sendika üyesi olan tüm çalışanları Sendikadan istifaya zorladığını ve istifa etmeyen personelin teker teker işten çıkarıldığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin de sendika üyeliğinden ayrılmaması sebebiyle feshedildiğini, ayrıca davalı işverenin 2019 yılı başında sendika üyeliğinden istifa etmiş personeline ücret zammı yaptığını ancak davacı ve davacı gibi sendika üyesi olarak kalmaya devam eden diğer personele aynı ücret zammı yapılmadığını, müvekkilinin sendikal sebeplerle ayrımcılığa maruz kaldığını, fesih sırasında yapılan kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin ödemelerin eksik olduğunu, müvekkiline yılda bir hafta izin kullandırıldığını, bu sebeple bakiye yıllık ücretli izin alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ve tüm bu alacakların yanında 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun (5953 sayılı Kanun) 14. maddesinden kaynaklanan ikramiye ödemesinin de yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ikramiye, ücret zammı farkı ile %5 fazlası, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile %5 fazlası, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinden kaynaklanan sendikal tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerinde sendikal ayrımcılık yapılmadığını, işyerinde hâlen çalışmaya devam eden ve sendika üyesi olan işçilerin de bulunduğunu, işçilerin ücretlerine zam yapılırken sendikalı olup olmadıklarına bakılmadığını, sendika üyesi olmayıp zam yapılmayan başkaca işçilerin ya da sendika üyesi olup zam yapılan işçilerin de bulunduğunu, davacının sigortasız çalıştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının eksiksiz şekilde ödendiğini, yıllık izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 20.09.2000- 30.06.20 14... .07.2014-23.05.2019 tarihleri arasında davalı nezdinde gazeteci olarak çalıştığı, 01.07.2014 tarihleri arasındaki çalışmanın tasfiye edilmiş kabul edilemeyeceği, bu sebeple tüm hizmet süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının bakiye kıdem tazminatına hak kazandığı, işyerinde tüm işçilere uygulanan sabit bir zam oranı tespit edilememekle birlikte davacının ücretine en yakın ücreti alan 2 işçiye yapılan ücret artışının ortalaması esas alındığında davacının bakiye ücret alacağının bulunduğu, ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının da mevcut olduğu; buna karşılık işverenin sendikal nedenle ayrımcılık yaptığı iddiası ispat edilemediğinden sendikal tazminat talebi ile buna dayalı ücret zammı alacaklarının ve işyerinin 2018 yılında zarar etmesi nedeniyle ikramiye alacağının reddi gerektiği gerekçesiyle kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret farkı ve ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacının iki dönem çalışması olduğu, 01.07.2014 tarihinde yeni bir sözleşme yapıldığı, kıdeminin bu süreden başlaması gerektiği, önceki çalışmanın tasfiye edildiği savunulmuş ise de dosyaya sunulmuş olan 2014 yılı öncesi çalışmanın tasfiye edildiğine ve yapılan ödemeye dair belge bulunmadığı anlaşıldığından davacının çalışmasının tüm kıdemi dikkate alınarak hesaplanmasının yerinde olduğu, nitekim işveren tarafından sunulan 2015 yılındaki davalı Şirkete ait banka hesap dökümünde her ne kadar tazminat ödemelerine dair bilgiler var ise de tutarların hangi işçi için ödendiğinin anlaşılamaması sebebiyle kabul edilmemesinin yerinde olduğu; davalı tarafça bir kısım işçilere zam yapılırken diğerlerine yapılmamasının geçerli sebebinin ortaya konulmadığı, buna göre davacının zamlı ücrete göre belirlenen fark ücrete hak kazandığının kabulü gerektiği, 5953 sayılı Kanun hükümlerine göre davacının ulusal bayram ve genel tatil çalışması için %50 zamlı ücrete hak kazandığı, söz konusu alacağın ödendiğinin davalı tarafça ispatlanmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taraflar arasında imzalanan 01.07.2014 tarihli iş sözleşmesinin 4. maddesi hükmü dikkate alındığında işçilik alacaklarının hesabına esas kıdem süresinin başlangıcının 01.07.2014 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, 2. Dosya kapsamına kazandırılan ibranameler, ödeme belgeleri ve dekontlar ile davacının 01.07.2014 öncesi alacaklarının eksiksiz şekilde ödendiğinden bu dönemin bu gerekçe ile de tasfiye kabul edilmesi gerektiğini, 3. Sendikal ayrımcılık durumunun davacı tarafından ispatlanmadığı dikkate alındığında, davalı Şirketin yönetim yetkisi uyarınca belirlenen zam oranına müdahale edilmek suretiyle davacının ücret miktarının yeniden belirlenmesinin hatalı olduğunu, 4. Bireysel iş sözleşmesinin imzalandığı tarih ile iş sözleşmesinin sonlandığı tarih arasında beş yıllık hizmet süresi bulunmadığından davacının kıdem tazminatı talep hakkının mevcut olmadığını, 5. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğini, yapılan hesaplamanın 5953 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.07.2014 tarihi öncesi çalışmalarının tasfiye edilip edilmediği, bu dönem dikkate alınarak işçilik alacaklarının hesaplanmasının yerinde olup olmadığı, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret farkı alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9543, K. 2026/4395, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9543-e-2026-4395-k-a8caac6bc423