Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9406 E. 2026/1604 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9406
- Karar No
- 2026/1604
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1924 E., 2025/4318 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/230 E., 2025/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.07.2009-18.03.2024 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde muhasebe görevlisi olarak çalıştığını, tüm çalışma döneminde yasal çalışma sürelerinin çok üzerinde çalıştığını, bu hususun çalışma çizelgelerinden, fazla çalışma ödemelerinden ve bordrolardan açıkça görüleceğini, bu durumun müvekkilinin sosyal ve ailevi hayatını olumsuz olarak etkilediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı olarak sona erdirildiğini belirterek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fazla çalışma yapmadığını, istisnai olarak fazla çalışma yapması hâlinde fazla çalışma yaptığı süreler ücret hesap pusulasına da yansıtılarak fazla çalışma ücreti olarak mevzuatta belirtildiği şekilde ödendiğini, davacının banka kanalı ile yapılan ödemeleri ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca davacının fazla çalışmaya yönelik muvafakatname verdiğinin görüldüğü, davacının işe ilk girdiği tarihten itibaren aynı çalışma düzenine tâbi olarak çalıştığı, başka bir anlatımla baştan itibaren çalışma düzeninin aynı olduğu ve fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı, bu itibarla çalışma şartları uzun yıllar aynı şekilde devam eden davacının çalışma koşullarının değiştirilmesini işverenden talep ettiği ancak talebinin kabul edilmediği, bu durumun tarafların ortak tanığı ...nin beyanından anlaşıldığı, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin kanuna aykırı, kanuni fazla çalışma süresi olan 270 saati aşan çalışma yapacağına ilişkin muvafakatnamesi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, böyle bir belge bulunsa 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen amir hükümlerin aksine işçinin mevcut durumunu ağırlaştıracak şekilde sözleşme yapılamayacağından geçersiz olacağını, b. Kararın gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının fazla çalışma yapması hâlinde fazla çalışma yaptığı süreler ücret hesap pusulasına yansıtılarak fazla çalışma ücreti olarak mevzuatta belirtildiği şekilde ödendiğini, davacının banka kanalı ile yapılan ödemeleri ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, b. Davacının ödenmemiş fazla çalışma ücretinin bulunmadığını, c. İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine dair kabulün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.