Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9146 E. 2026/3187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9146
Karar No
2026/3187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2374 E., 2025/2069 K. DAVA TARİHİ : 12.07.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E., 2025/261 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı ... Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. AŞ (... Sağlık Şirketi) aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... Sağlık Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ vekili Avukat ... geldiler, davalı ... Sağlık Şirketi adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... Sağlık Şirketi tarafından işletilen Özel ... Anadolu Hastanesinde 09.03.2010 tarihinde genel ... branşında doktor olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasında hekim iş sözleşmesi imzalandığını, Hastanenin 01.02.2015 tarihinde diğer davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ'ye devredildiğini, müvekkilinin ara vermeksizin 05.06.2018 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, davacının yersiz ve hukuki menfaatten yoksun davası ile haksız taleplerde bulunduğunu, davacı ile diğer davalı Şirket arasında 20.01.2010 tarihli hekim iş sözleşmesi imzalandığını, davacının çalışmasını bu sözleşme çerçevesinde yürüttüğünü, davacının kendi adına kurulu olan ... Özel Sağlık Hizmetleri Tanı ve Tedavi Merkezi Ltd. Şti. bulunduğunu, davacının müvekkili Şirkette doktorluk hizmeti verdiğini, hiçbir zaman bir işçi statüsünde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeden de bu hususun anlaşıldığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Sağlık Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının hak ediş usulü ile çalıştığını, yaptığı hizmetleri kendi şirketi adına faturalandırdığını, davacının 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamında olmadığını, kıdem ve ihbar tazminatını hak etmediğini, yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, davacının ücretinin 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğini, fazla çalışmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre davacının 09.03.2010 tarihinde ... Sağlık Şirketinde çalışmaya başladığı, 01.02.2015 tarihinden itibaren ise işyeri devri ile ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ'de 05.06.2018 tarihine kadar çalıştığı, fiilî olarak davacının davalılara ait işyerinde 20 16... . aya kadar aylık ücret ve yapmış olduğu hak edişe tâbi aylık ciro üzerinden hesaplanan fatura bedeli ile çalıştığı, 20 16... . ay sonrası ise sadece hak edişinin %30’u oranına tekabülü eden ve davacının ortağı olduğu şirket tarafından düzenlenecek fatura bedeli karşılığı çalıştığının tespit edildiği, ... Kurumu (SGK) ödemelerindeki miktarın 2 katı tutarında yatan hastadan ücret alındığının kabulü ve yatak bedeli mahsup edildikten sonra, sözleşme gereği davacı doktorun payının %30 olduğu, bu oranın karşılığının ise yatak ücretleri mahsup edildikten sonra davacının günlük net 542,56 TL brüt 758,93 TL olduğunun tespit edildiği, iş sözleşmesinin tazminata hak kazanamayacak şekilde sona erdiği hususunda ispat yükünün işverene ait olduğu, dosya kapsamı ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının 4857 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak şekilde davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ tarafından feshedildiği, bakiye yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı ya da ücretinin ödendiğinin davalı tarafça yazılı delil ile ispat edilemediği gerekçesiyle kötüniyet tazminatı reddedilmek diğer talepler kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ortağı olduğu dava dışı şirketi ile davalı ... Sağlık Şirketinin ticari defter ve kayıtları ile banka kayıtları incelenmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, b. Davacının müvekkili Şirket bünyesindeki hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, c. Zamanaşımı hususu gözetilmeden karar verildiğini, d. Davacının kendi şirketi adına işlem yaptığını, bordrosunun olmasının mümkün olmadığını, ücret konusunda hatalı karar verildiğini, e. Davacının 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışması olmadığından kıdem ve ihbar tazminatı hak etmediğini, f. Davacının bir doktor olarak 117 gün kullanmadığı izninin kalmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, g. Davacının ortağı G.Ö'nün açtığı davasında isticvabına başvurulduğunu ve verdiği beyanlar karşısında davacıların haksız taleplerde bulunduklarının anlaşıldığını, h. Davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğini, ı. Davacının ücret ve hak ediş alacağı konusundaki taleplerinin reddi gerektiğini, i. Uyuşmazlıkta ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, j. Ön inceleme zaptının usule uygun olmadığını, k. Faiz başlangıç tarihlerinin ve türünün hatalı belirlendiğini, l. Davacı taleplerinin brüt olarak hüküm altına alınması gerektiğini, taleple bağlı kalınmaksızın net rakamlar üzerinden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Sağlık Şirketi vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; görev, aylık ücret miktarı, hizmet süresi, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması, zamanaşımı ve faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasında davacının aylık ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının iş sözleşmesine göre sabit ücret + hak ediş ücreti alarak çalıştığını iddia etmiş, davalı taraf ise davacının ücrete ilişkin iddialarını kabul etmediklerini beyan etmiştir. Taraflarca imzalanan 20.01.2010 tarihli iş sözleşmesine göre; ayakta tedavi gören hastalarda SGK'nın ödediği muayene ücreti + hastadan alınan fark ücretin %30’u ile yatarak tedavi gören hastalarda Kurumun ödediği paket ücret + hastadan alınan fark ücretin %30’unun hak ediş ücreti olarak hesaplanması gerektiği kararlaştırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Kurum tarafından gönderilen kayıtlara göre davacı doktorun ayakta veya yatarak hasta bakımlarında yaptığı işler/verdiği hizmetler için Kurum tarafından davalı Şirketlere ödenen tutarların %30’u hak ediş ücreti olarak kabul edilmiş; davacı tarafından yapılan hasta tedavilerine ilişkin Kurum ödemesi dışında hastalardan ilave (fark) ücret alındığını gösterir herhangi bir kayıt dosya içerisinde bulunmadığı, davacı doktorun tedavi ettiği hastaların hangilerinin kanunda düzenlenen hastalardan olup olmadığının anlaşılamadığından bu hastalardan ne kadar fark ücret alındığının tespit edilemediği belirtilerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları dışındaki vakıf üniversiteleri dâhil sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmetleri bedeline ek olarak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmeti sunucularının giderleri ve ürettikleri sağlık hizmetlerinin maliyetleri, yapılan sübvansiyonlar gibi kriterler dikkate alınarak bu bedellerin iki katına kadar alınabilecek ilave ücretin tavanını belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. ..." şeklindeki düzenlemesi doğrultusunda Kurum ödemelerinin iki katı tutarında hastalardan fark ücret alındığının kabulü ihtimaline binaen yapılan seçeneğe göre belirlenen aylık ücret miktarı üzerinden dava konusu alacaklar hesaplanmıştır. Dosya kapsamı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi ve taraf beyanları dikkate alındığında davacının yapmış olduğu hasta tedavileri kapsamında çalıştığı Hastane tarafından hastalardan fiilen tahsil edilen fark ücretlerin somut olarak belirlenmesinden sonra hesaplamalara esas aylık ücret miktarının tespit edilmesi ve dava konusu alacakların hesaplanması gerekirken, varsayımsal ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibarla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Ayrıca davacının 20.01.2010 tarihli iş sözleşmesini birlikte imzaladığı ve davalı işyerinde aynı dönemde genel cerrah olarak çalışan ve davacının ortağı olduğu anlaşılan G.Ö'nün aynı taleplerle açtığı alacak davasının Dairemizce 2025/6703 Esas sayılı dosya ile temyiz incelemesinden geçtiği ve G.Ö'nün kendi davasında "... ben sigortalı doktor olarak çalıştım, ücret dışında yaptığım ameliyat ve poliklinik hizmetleri karşılığı ekstradan ücret alıyorum ancak maliyenin zorunlu tutması nedeniyle fatura kesmemiz gerekiyor bu faturaları kesmek içinde ... Özel Sağlık Hizmetleri Tanı ve Tedavi Merkezi Ltd.Şti. Nden kesiyoruz ortağım ... ile bana ait ancak davalılara hizmet veren şirket değil şahıs olarak bizleriz , fatura kesme zorunluluğu olduğu için şirket kurduk serbest meslek makbuzu kestiğimiz zaman kabul olmuyor, 103.269,00 TL'lik 4 adet bono eskiden beri devam eden hakedişlerimiz için ödenen paradır, ben ücretimi bankadan alıyordum bonolar dışında elden para ödemesi yok, bize ücretimiz dışında ... ile benim yaptığım cironun %30 karşılığı olarak ödenmesi gereken paradır ancak sözleşmemizde %30 olmasına rağmen bie %27,5 olarak hesaplanıp ödenmiş, ücret alacağı dediğimiz kısım odur , hakedişlerimiz aylık olarak ödeniyor, bize ne kadar hakediş kazandığımız belirtiliyor biz de ona göre fatura kesiyoruz, onlar ise şirket hesabına bankaya yatıyor, 5-6 aylık hakedişimiz ödenmedi en son çıkışımızdan sonra 3-4 adet bono ile ödendi. ..." şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyana istinaden fark ücreti hesaplanırken hak edişlerin %2,5'luk kısmının ödenmediği kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. Davacının G.Ö. ile aynı iş sözleşmesi kapsamında aynı şartlarda çalıştığı gözetildiğinde davacı asılın G.Ö'nün beyanı çerçevesinde dinlenerek hak edişlerin ne kadarlık kısmının ödenmediği hususunda beyanı da alındıktan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Anılan yönler düşünülmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Sağlık Şirketi Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri AŞ Temyizi Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Davalı ... Özel Özel Sağlık Hizmetleri AŞ yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9146, K. 2026/3187, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9146-e-2026-3187-k-e0cfb8782680