Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/8009 E. 2025/9671 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8009
- Karar No
- 2025/9671
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/838 E., 2025/755 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/314 E., 2021/458 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Gıda AŞ (... Şirketi) ile ... Gıda Dağıtım Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.2005 tarihinde davalılardan ... Gıda ve Meşrubat Pazarlama Ltd. Şti.nde (... Şirketi) çalışmaya başladığını 10.04.2008 tarihinde davalı ... Şirketinin el ve isim değiştirdiğini ve davacının farklı bir firma olan davalılardan ... Şirketinde aynı görevde çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin, ... Şirketi ile ortak depo kullanan ... Şirketinin işlerine yardım ettiğini, ancak sigorta ödemeleri ve aylık ücretinin banka aracılığıyla gönderilen kısmının ... Şirketi tarafından yatırıldığını, 24.03.2017 tarihinde Şirket yetkilisinin firmanın kapatılacağını, çalışanlara kıdem ve ihbar tazminatlarının ödeneceğini söylediğini ancak ödeme yapılmadığını, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılığı ücretlerin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ... Şirketi bünyesinde bir çalışması bulunmadığını, bu nedenle davalı ... Şirketine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müvekkili ... Şirketinde 14.06.2008-31.05.2017 tarihleri arasında dağıtım görevlisi olarak çalıştığını, önceki dönemin davalı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, diğer davalı ... Şirketinin ticari faaliyetini sonlandırdığını, davacının diğer davalı ... Şirketi ile iş ilişkisini sonlandırmasının davacının da beyan ettiği 10.04.2008 tarihinde olduğunu ve davalı ... Şirketi bünyesinde işe başlamasının 2 aydan fazla zaman sonra olduğunu, aralıksız çalıştığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının ... Şirketinin işlerine yardım etmesi iddiasının izinlerin kullanıldığı tarihler göz önüne alındığında mümkün olmadığını, davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacıya ait izin formalarının bir kısmının ... Şirketi tarafından imzalatıldığı göz önünde alındığında davacının davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi tarafından birlikte istihdam edildiğinin anlaşıldığı, davacının 01.08.2005-08.04.2008 tarihleri arası dönem çalışmasına ilişkin olarak tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere çalıştığı işyerinin davalı ... Şirketi tarafından devralındığı ve davacının çalışmasının kesintisiz devam ettiğinin anlaşılmasına göre talep edilen alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarının kabul edildiği, davacının iş sözleşmesinin ihbar öneli kullandırılarak davalı işveren tarafından sona erdirildiğinin anlaşıldığı, davacının kıdem tazminatı isteminin yerinde olduğu, ihbar tazminatı isteminin ise yerinde bulunmadığı, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Şirketi ile ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kullandığı izin dönemi incelendiğinde müvekkili ... Şirketinin faaliyetinin durmasını takip eden dönem olduğu, bu dönemde davacının müvekkili ... Şirketinin işlerine yardım ettiği iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, 2. Müvekkili ... Şirketine husumet yöneltilemeyeceğini, 3. Davacının el yazısı ile düzenlemiş olduğu ibraname kapsamında davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 4. Davalı ... Şirketinin 10.04.2008 tarihinde faaliyetinin sona erdiğinin sabit olduğunu, 14.06.2008 tarihinde faaliyete başlayan müvekkili ... Şirketinin eski dönemden sorumlu tutmasının hatalı olduğunu, 5. Davacının fazla çalışma iddiasının yerinde olmadığını, bu hususta davacının çalışma saatlerinin tespitine ilişkin delilleri toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, 6. Davacının kullanmadığı ücretli izin hakkı bulunmadığını, davacının davalı ... Şirketinde çalıştığı sürenin davacının hak edeceği ücretli izin süresinde esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresinin tespiti, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı ve hüküm altına alınan alacaklardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.