Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7968 E. 2026/1575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7968
Karar No
2026/1575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/874 E., 2025/1789 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/204 E., 2025/25 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2004-09.03.2020 tarihleri arasında davalı nezdinde kesme bağlama işçisi ve işletme şefi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin ambar düzenine uymama ve işyerinde üçüncü kişilerle alkol aldığı gerekçeleri ile hukuka aykırı olarak feshedildiğini, müvekkiline savunması alınırken herhangi bir süre verilmediğini, fesih bildiriminin fesih usulüne aykırı gerçekleşmesi, müvekkilinin iş barışını ve düzenini bozacak herhangi bir davranışı bulunmaması ve son olarak hak düşürücü süre geçmesi hususları değerlendirildiğinde ortada usule uygun, haklı ve geçerli bir fesih bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca bazı dönemler hafta içi 08.00-16. 00... .00-08.00 şeklinde, bazı günler 08.00-18.00 olacak şekilde haftada 6 gün çalıştığını, kış aylarında ise haftada 7 gün çalıştığını, çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerinin eksik kullandırıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalışmış olduğu işyerleri arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının işyerinde üçüncü şahıslar ile birlikte alkol alması, ambar prosedürlerine uymaması ve çalışma arkadaşlarına psikolojik taciz (mobbing) uygulaması nedeniyle iş sözleşmesine son verildiğini, aylık ücretin net 3.128,40 TL olduğunu, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, fazla çalışma yapıldığı takdirde ücretinin ödendiğini ya da izin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi ortadan kaldırma ilamı sonrasında davacının işyerinde alkol aldığı tarihin belirlenemediği, fotoğraf ve video kayıtlarının ise tarih içermediği, davacının eylemi ile iş sözleşmesinin feshi arasında ne kadar süre olduğunun belirlenemediği, bu durumda işverenden tarafından yapılan feshin haklı olduğunun ispatlanamadığı, bir kısım yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçeleriyle fazla çalışma ve hafta tatili taleplerinin reddine karar verilmek diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 2. Husumet itirazının değerlendirilmediğini, 3. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 4. Davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı ile ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı, hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7968, K. 2026/1575, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7968-e-2026-1575-k-38ef01ea6e5d