Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7932 E. 2025/9117 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7932
Karar No
2025/9117
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2660 E., 2025/1468 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi SAYISI: 2023/129 E., 2023/680 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 04.09.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 1. fıkrasının (11) numaralı bendinde "İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim" tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu tüzel kişiler arasında sayılmış olup sözü edilen maddede, uygulamaya ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği belirtilmiştir. Buna göre Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 6. maddesi gereği, elektronik tebligat adresini almak için gerekli işlemlerin ilgili Kurum tarafından yapılması gerekmekte olup Yönetmelik'in 8. maddesine göre ise bu başvuru sonrasında elektronik tebligat adresinin, ... AŞ tarafından oluşturularak Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ne (UETS) kaydolması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Belediyenin UETS adresine tebliğ edilmesi gerekirken, davalı vekilinin UETS adresine yapılan usulsüz olduğu ve buna göre temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 04.09.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işe iade davasının lehine sonuçlandığını, başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını, kanuna ve toplu iş sözleşmesine göre haklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve sorumluluk zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının Belediyeden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, talep edilen alacakların ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kesinleşen işe iade davası sonucunda başvurusuna rağmen işe başlatılmadığı, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yapılan ödemelerin mahsup edildiği, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya talep edilen alacakların ödendiğini, 2. İhbar tazminatının hatalı değerlendirme ile hesaplanıp hüküm altına alındığını, 3. Yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini ve davacının bu hususta beyanının alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, ihbar tazminatının hesabı, yıllık ücreti izin alacağının ispatı ve hesabı ile karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 04.09.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Asıl karar yönünden aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7932, K. 2025/9117, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7932-e-2025-9117-k-8ff049669d5b