Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7872 E. 2025/9901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7872
- Karar No
- 2025/9901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2740 E., 2025/969 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/324 E., 2023/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. ve Yapı Malzemeleri San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili ile davalı ... Yapı San ve Turz Yatırımları AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekili, davalı ... Yapı Tasarım İnş. San. ve Tic. AŞ (... Yapı Şirketi) vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ... Şirketinin, davacının, davalı ... Yapı Şirketi ile davalı ... Şirketinin istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ... Şirketi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalı ... Şirketi vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.06.2004-06.02.2012 tarihleri arasında davalı ... İnş. San. Paz Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) ve selefi Şirketlere bağlı şekilde tünel kalıp ustası olarak çalıştığını, davalı alt işveren ... Şirketi çalışanı olarak davalı asıl işverenlere ait toplu konut projelerinde çalıştığını, bazen alt işveren Şirketlerin kaydında bazen de davalı asıl işverenlerin kayıtlarında sigortalı gösterildiğini, son ücretinin 2.500,00 TL olduğunu, yemek ve barınma imkanı sağlandığını, mezkur asıl işverenlere ait işyerlerinin tamamında kalıp işinin son bulması nedeniyle davacının işine son verildiğini, işçilik hak ve alacaklarının ödenmediğini, çalışma süresi boyunca davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil Şirketin 20.11.2009 tarihinde kurulduğunu, bu tarih öncesi taleplerden dolayı sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkil işyeri nezdinde yalnızca davalı ... Şirketi şantiyesinde çalıştığını, yalnızca bu iş için işin bitimine endeksli olarak belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdam edildiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini, şantiyenin dinî ve millî bayramlarda çalışmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin usule aykırı olduğunu, davacının hangi şirketlerde hangi tarihlerde çalıştığının açıkça bildirilmesi gerektiğini, bir çok farklı işveren nezdinde çalışması nedeniyle davaların ayrılması gerektiğini, davacının müvekkili işyerinde çalıştığına dair kayıt olmadığını, işyerinin diğer davalı işyerleriyle hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, husumet itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili Şirketin davalılardan ... Şirketi hariç diğerleriyle ticari ilişkisinin olmadığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığını, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili nezdinde müvekkilinin işçisi olarak hiçbir zaman çalışmadığını, müvekkili Şirketin asıl işveren olarak davacı ile bir ilişkisinin bulunmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili Şirket ile davalı ... Şirketi arasında 25.11.2010-15.04.2011 tarihleri arasında sözleşme yapıldığını, davacının 29.11.2010-25.10.20 11... .12.2011-06.02.2012 tarihleri arasında alt işveren işçisi olarak çalıştığını, müvekkili ile davalı ... Şirketi arasında imzalanan bu sözleşmelerin eser sözleşmesi olduğunu, bu sebeple aralarında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 5. Davalı ... Yapı Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının hiçbir zaman müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 6. Davalı ... Yapı Turizm Tic. ve San. Ltd. Şti (... Yapı Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket ile diğer davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının asıl işverenler değişmesine rağmen aynı alt işverene bağlı olarak çalışması hâlinde işyeri devri ve iş sözleşmesi devrinin söz konusu olmayacağı, davalı ... Şirketinin işverenlik sıfatı tespit edilemediğinden bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği, davacının davalı ... Yapı Şirketinde 14.07.2007-20.02.2008 tarihleri arasında 7 ay 6 gün çalışması nedeniyle bu davalının kıdem tazminatı sorumluluğu bulunmadığı, davalı ... Yapı Şirketi yönünden bu davalının asıl işveren sıfatını taşıdığı dönemdeki alacaklar da zamanaşımına uğradığından bu davalı yönünden de davanın reddine karar verildiği, davalı ... Şirketinin alt işveren olduğu ve tüm çalışma döneminden sorumlu olduğu, diğer davalıların asıl işveren olduğu, son asıl işverenin ... Şirketi olduğu, asıl işverenler arasında işyeri devri söz konusu olmadığından davalı ... Şirketi ve ... Yapı Şirketi hariç diğer Şirketlerin kıdem tazminatından kendi dönemleriyle sınırlı olarak sorumlu oldukları, feshe bağlı alacaklar olan ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin yönünden son asıl işveren ... Şirketi ve alt işveren ... Şirketinin birlikte sorumlu olduğu, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, asgari geçim indirimi alacakları yönünden davalı ... Şirketi ve ... Yapı Şirketi hariç diğer davalıların kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu oldukları, davalı ... Şirketinin ihbar tazminatının bölünmezliği ilkesi gereği, ihbar tazminatından tüm çalışma döneminden sorumlu bulunduğu, yıllık ücretli izin ücretinin niteliği gereği de bu alacağın tamamından sorumlu olduğu, işçilik alacaklarının hesaplandığı bilirkişi raporuna itibar edilerek, ispatlanamayan hafta tatili ücreti talebinin reddi ile karşılığı ödenmeyen kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının kabulü suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... Yapı ve davalı ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usule, yasaya ve dosya içeriğine uygun olduğu, aksine itirazların hiçbirisinin yerinde görülmediği, karara dayanak bilirkişi raporunun dosya içeriği ile uyumlu ve hükme esas alınmaya yeterli olduğu gerekçesiyle davacı, davalı ... Yapı ve davalı ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde: a. Davalı ... Şirketi ile müvekkili Şirket arasında eser sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin 15.04.2011 tarihinde sona erdiğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin asıl işveren kabul edilemeyeceğini, b. Eksik inceleme ile karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketinin temyizi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının fazla çalışma ücretine ilişkin (d) bendinde hüküm altına alınan miktar 8.718,10 TL olmasına rağmen, davalı ... Yapı Şirketinin sorumlu olduğu miktarın 10.000,00 TL ile sınırlı olduğunun belirtilmesi, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olan maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davalı ... Şirketinin Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davalı ... Şirketinin Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Şirketine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.