Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7082 E. 2025/7099 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7082
Karar No
2025/7099
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2479 E., 2025/1147 K. DAVA TARİHİ : 04.04.2019

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren olan davalı ... Güç Sistemleri Mühendislik ve Taahhüt AŞ'nin (... Şirketi) yurt dışı şantiyelerinde, alt işveren olan diğer davalı ... (... Şirketi) nezdinde 03.05.2016-14.04.2018 tarihleri arasında, aylık net 2.500,00 Amerikan doları (USD) ücret karşılığı elektrik ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir gerekçe olmaksızın işveren tarafından sona erdirildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının iddiasının aksine 13.08.2016- 13.04.2018 tarihleri arasında Irak ve Libya şantiyelerinde elektrik tesisat ve pano montörü olarak çalıştığını, aylık ücretinin banka kayıtlarında görüleceği üzere net 1.780,00 TL olduğunu, tüm ödemenin banka hesabına yatırıldığını, müvekkili işyerinde 08.00-18.00 saatleri arasında ara dinlenmelerle çalışıldığını, haftalık 45 saati aşan çalışma yapılmadığını, hafta tatili günleri ile bulunulan Ülkenin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, istisnai olarak çalışma yapıldığı hâllerde ise aylık hesap pusulalarında tahakkuk ettirilerek ödendiğini, iş sözleşmesinde normal çalışma saatleri üzerinde yapılan çalışmalara ilişkin ücretlerin aylık maktu ücretin içinde olduğunun düzenlendiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, davacı adına tahakkuk eden tüm alacak kalemlerinin iş sözleşmesinin feshi esnasında nakden ve eksiksiz olarak davacıya ödendiğini, davacının imzasını havi iki ayrı ibraname alındığını, herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 01.07.2016- 09.04.2018 tarihleri arasında elektrik teknisyeni olarak diğer davalının yurt dışında bulunan işyerinde çalıştığını, diğer davalı ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, asıl işten bağımsız nitelikteki bazı yardımcı işlerin bölünerek anahtar teslimi şeklinde verildiğini, kendilerince işçi çalıştırılmadığını, diğer davalının bağımsız işveren olduğunu, davacıya ilişkin tüm belgelerin diğer davalı Şirkette bulunduğunu bununla birlikte davacı iddialarının gerçek olmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen aylık ücret miktarı, görevi, sosyal hakları, çalışma tarihleri ve çalışma koşulları ile fesih şekline itiraz ettiklerini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, yapıldığı hâllerde ise aylık hesap pusulalarında tahakkuk ettirilerek ödendiğini, herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli kararı ile; davacı işçinin 13.05.2016- 14.04.2018 tarihleri arasında aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşılan davalılar bünyesinde çalıştığı, dosya kapsamı uyarınca davacının net 2.500,00 USD ücret aldığı, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektir şekilde feshedildiğinin davalı işverenlerin de kabulünde olmasına göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, fazla çalışmayı ispat hususunda davacı tarafça yazılı belge sunulmadığı, tanık anlatımlarına göre ise davacının haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığının, dinî bayramlarda bir gün dışında diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayı sürdürdüğünün anlaşıldığı, yanı sıra mevcut puantaj kayıtlarına göre haftanın 6 günü çalışma yaptığının belirlendiği, yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığının davalı işverenlerce ispat olunmadığı gerekçeleriyle 11.03.2020 tarihli kök ve 22.05.2021 tarihli ikinci ek raporlar doğrultusunda hafta tatili ücret alacağı reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli kararı ile; giydirilmiş brüt ücret belirlenirken sosyal yardımın 200,00 USD olarak kabulü gerekirken 250,00 USD eklenmesinin hatalı olduğu, puantaj kayıtlarının matbu olarak yazılan rutin mesai saatlerine ilişkin üstteki kaydın işçilerce topluca imzalanması şeklinde düzenlenmiş olduğu, tüm işçilerin giriş çıkış saatlerinin aynı olduğu ve rutin mesai saatlerine göre düzenlendiği izlenimi verecek şekilde hep aynı ya da yakın saatlerin yazılı olduğunun tespit edildiği; işe gelmeyen işçinin o gün için de imzasının bulunması gibi çelişkili durumların bulunduğu gibi tanık beyanları da dikkate alındığında puantaj kaydına itibar etmek mümkün olmadığından tanık beyanları uyarınca hesaplamaların yapıldığı 17.11.2020 tarihli ek rapordaki fazla çalışma hesabına göre karar verilmesi gerekirken hatalı ve çelişkili değerlendirme ile sonuca gidilmesinin isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ile davalı ... Şirketinin istinaf itirazlarının ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf iddiaları, tanık beyanları, banka kayıtları dikkate alındığında aylık temel ücretin net 2.300,00 USD olarak kabulü gerektiği; davacının normalde 08.00-18.00 arası çalıştığı ancak iş yoğunluğu durumunda çalışmanın gece 21.00'e dek sürebildiği yönünde beyanda bulunduğu dikkate alındığından davacının her zaman akşam 21.00'e dek çalıştığı kabulüyle yapılan fazla çalışma ücreti alacağı hesabının öncelikle taleple bağlılık kuralına aykırılık oluşturduğu, tanık beyanları emsal dosya içerikleri dikkate alınığında davacının haftanın 4 günü 08.00-21.00 saatleri arasında, haftanın 2 günü de 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftanın 7 günü çalışılan haftalarda da haftanın 7. günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı, ayda 1 hafta tatili izni kullandığı; ayrıca iş sözleşmesindeki fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu düzenlemesi gereğince, haftalık 5,2 saat fazla çalışma süresinin de mahsubu gerektiği kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağının hesabı gerektiği; diğer yandan 13.04.2018 tarihli ibranamenin geçersiz olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de sözü edilen ibranamede davacıya 1.978,47 USD ödeme yapıldığının yazılı olduğu ve davacının banka hesabına iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra 18.10.2018 tarihine dek "ücret açıklaması" ile ödemeler yapıldığı dikkate alındığında, davacı asılın bu husustaki beyanı alındıktan sonra dosya kapsamına göre ödenen tutarın mahsup edilmesi gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca davacının ücretinin aylık net 2.300,00 USD olduğu ve haftalık 14,55 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile resen hesaplama yapılmış olup davacı asılın beyanı doğrultusunda davalı tarafça yapılan ödemelerin talep konusu alacaklara ilişkin olmadığı anlaşıldığından mahsup yapılmaması gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Şirketi vekili; a. Somut uyuşmazlığa Irak hukuku uygulanması gerektiğini, b. Davacının aylık ücretinin net 1.650,00 TL olduğunu, c. Ücret bordroları ve ihtirazı kayıt bulunmaksızın alınan ödemeler dikkate alındığında davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, davacı ile menfaat birliği içerisinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, söz konusu alacaklara ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, puantaj kayıtlarının dikkate alınmadığını, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, d. Hesaplamalarda ücretin hatalı brütleştirildiğini, e. İbraname ile yapılan ödemelerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, f. Kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının USD üzerinden hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, g. Davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, h. Alacaklara yürütülen faizin hatalı olduğunu, ı. Müvekkili lehine istinaf vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş; müvekkili davalı lehine hükmedilen faizin ise eksik olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa Irak hukukunun uygulanması gerektiğini, Irak hukuku uyarınca davacı talepleri zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, b. Kıdem ve ihbar tazminatı alacağından ibraname ile yapılan ödemelerin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, c. Davacının ücretinin net 1.780,00 TL olduğunu, d. Yıllık 270 saatlik fazla çalışmanın fazla çalışma ücreti alacağından mahsubu gerektiğini, puantajların dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, yazılı delil karşısında tanık deliline itibar edilmesinin mümkün olmadığını, e. Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hatalı hesaplandığını, f. Davacının yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığının Türkiye'ye giriş çıkışı kayıtları incelenmek suretiyle tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, g. Alacaklara hükmedilen faizin türü ile başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, h. Taraflarınca ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma ücretinin hesap yöntemi ile geçersiz kabul edilen ibranamede yapılan ödemelerin talep konusu alacaklara ilişkin olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7082, K. 2025/7099, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7082-e-2025-7099-k-dd73be353d1b