Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7057 E. 2025/8534 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7057
Karar No
2025/8534
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2718 E., 2025/1755 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/323 E., 2024/324 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 27.06.2016 tarihinde imzalanan 5 yıllık sözleşme gereğince müvekkilinin pazarlama satış müdürü olarak görev yaparken ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ödenmeyen ücret, %7 prim alacağı ve yıllık prim ortalaması alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasındaki iş sözleşmesi gereği davacının sadece prim alarak çalıştığını, bunun dışında ücret ödenmesi hususunda anlaşma yapılmadığını, davacıya yapılan prim ödemelerinin fazladan ödendiğini, anlaşmada yer almadığı hâlde ücret ödemelerinin yapıldığını, bu durumun haksız kazanç oluşturduğunu, davacı ve eski yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının ücret karşılığı çalıştığına dair bir hüküm öngörülmediğinden ücret alacağı talebinin reddi gerektiği, davacının ödenmemiş prim alacağı bulunduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde yıllık prim ortalaması ödenmesinin davalının davacıyı işten çıkarması şartına bağlandığı, somut olayda iş sözleşmesinin davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile feshedildiğinden davacının yıllık prim ortalaması alacağına hak kazanmadığı, sözleşmenin 13. maddesi, tanık anlatımları ve ticari defterlere göre yapılan tespit ve hesaplamalar dikkate alındığında, davacının çalıştığı dönemde KDV dâhil toplam hasılatın 159.882.430,03 TL olduğu, bu tutarın %7 'sinin prim olarak davacıya ödenmesi gerektiği buna göre davacının çalıştığı dönemle sınırlı 11.191.770,10 TL prim alacağının bulunduğu, taleple bağlı kalarak davacının prim alacağı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini feshettiğine dair ihtarnamesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi dikkate alındığında yıllık prim ortalaması alacağı koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesine göre primin, yapılan satışın %7'si olarak belirlendiği, yargılama sırasında davalı tanığı olarak dinlenen ve davalı kooperatifte muhasebe görevlisi olarak çalışan F.A'nın prim tutarının yapılan total satışın %7'si olarak uygulandığına ve bu şekilde muhasebeleştirilerek ödendiğine ilişkin beyanı gözetildiğinde prim alacağına yönelik kabul kararı ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ödenmemiş prim alacağı bulunduğunun tespit edilmesi karşısında davacı tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedenle yapıldığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesinden önce, davalı tarafından feshedildiğini ve davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre çıkışının verildiğini, bu nedenle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesindeki sözleşmenin davalı tarafından sona erdirilmesi şartının gerçekleştiğini ve davacının yıllık prim ortalaması alacağına hak kazandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği düşünülse bile davacının, davalının hatası nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinden yine yıllık prim ortalaması alacağına hak kazandığını, 2. Davacının prim + ücret karşılığı çalıştığının dosyadaki belgelerden anlaşıldığını, sözleşmede bu hususun düzenlemesine gerek olmadığını, davacının ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yıllık prim ortalaması alacağı ile ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7057, K. 2025/8534, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7057-e-2025-8534-k-b084abb72316