Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6909 E. 2025/9067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6909
Karar No
2025/9067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/213 E., 2025/1572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2023/474 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.01.2013-18.01.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde bilişim teknolojileri süpervizörü olarak, 28 gün çalışıp 28 gün dinlenerek 08.00-18.00 saatleri arasında ve günlük net 250,00 USD ücretle çalıştığını, 18.01.2019 tarihinde iş sözleşmesine son verildiğini, bu süreçte hiç ücretli izin kullanmadığını ve yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 07.01.2013-18.01.2019 tarihleri arasında müvekkili şirketin Irak'ta bulunan işyerinde 28 gün çalışma 28 gün dinlenme esasına göre çalıştığını ve çalıştığı günlerde günlük ücret aldığını, davacının son günlük net ücretinin 250,00 USD olduğunu, davacının ücretine ek olarak aldığını iddia ettiği fazla çalışma ve bonus ödemelerinin yıllık izin hesabında dikkate alınamayacağını, 28 gün çalışıp 28 gün dinlenen ve bu şekilde "back to back" olarak adlandırılan rotasyon sisteminde çalışan işçilerin, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2019/4496 Esas, 2019/12355 Karar sayılı ilâmına göre, yıllık izinlerini kullandığının kabul edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "back to back" olarak adlandırılan vardiya sistemine göre 28 gün kesintisiz çalışıp ardından 28 gün kesintisiz dinlendikten sonra bir sonraki 28 günlük vardiyasına başladığı ve böylelikle 28 gün çalışma ve 28 gün dinlenme şeklindeki çalışma sisteminde yılda 6 kez ve her defasında kesintisiz 28 gün dinlendiği; dinlendiği bu sürelerde de ücretinin kendisine ödendiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu durumda davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığının kabul edilmesi gerektiği nitekim Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2019/4496 Esas, 2019/12355 Karar sayılı ilâmının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının 28 gün şantiyede kalıp 28 gün yurda dönmesi şeklindeki çalışma düzeninin ücretli izin kullanımı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, b. Davacının çalışmadığı günler için herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığa Türk hukukunun değil Irak hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Sözleşmenin sona ermesi hâlinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin sona ermesinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. 4857 sayılı Kanun'un 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Yine önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan arta kalan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenir. İşçinin yukarıdaki fıkralar ve 55. madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanacağı düzenlenmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre işveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık izin hakkı anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. Somut uyuşmazlıkta; davacının "back to back" olarak adlandırılan vardiya sistemine göre 28 gün kesintisiz çalışıp ardından 28 gün kesintisiz dinlendikten sonra bir sonraki 28 günlük vardiyasına başladığı ve böylelikle 28 gün çalışma ve 28 gün dinlenme şeklindeki çalışma sisteminin uygulandığı ancak davacının dinlendiği ve Türkiye'de olduğu belirtilen sürelerde ücretinin kendisine ödenip ödenmediğinin usulünce araştırılmadan sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla yurt dışı giriş-çıkış kayıtlarının celbi ile bu kayıtların banka kayıtları ve ücret bordrolarıyla karşılaştırılarak davacının çalışmayarak dinlendiği bu sürelerde de ücretinin kendisine ödenip ödenmediğinin tespiti ile davacı asılın mahkeme huzurunda daha önce alınan ve gerekirse tekrar dinlenerek alınacak beyanı birlikte değerlendirilerek sonuca varılmalıdır. Belirtilen sebeple, yazılı gerekçe ile yıllık ücretli izin talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6909, K. 2025/9067, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6909-e-2025-9067-k-27e1e2c58b2a