Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6853 E. 2025/6819 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6853
Karar No
2025/6819
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1036 E., 2025/644 K. DAVA TARİHİ : 09.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/198 E., 2022/25 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2006-06.01.2020 tarihleri arasında davalı Şirkette icra kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı vasıfları ile her iki işi birden yaptığını, fazla çalışma yaptığını, yurt dışındaki işler nedeniyle ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, müvekkilinin davalı Şirket ile yıllardır sorunsuz bir şekilde çalıştığını ancak son dönemdeki yeniden yapılanma ile üst yönetimin değişmesi ve salt olarak yeni yönetimin kendi kadrosunu kurmak istemesi sebebi ile işten uzaklaştırılmak istendiğini, üzerinde ağır şekilde psikolojik baskı kurulduğunu ve müvekkilinin haksız ithamlarla karşı karşıya bırakıldığını, müvekkiline bezdirme kastı ile psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, yapılan psikolojik tacizin sistematik bir şekilde uzun süre devam ettiğini ve müvekkilinin üzerinde kurulan bu baskıyı yetkili kişilere ilettiğini ancak cevap alamadığını, davalı Şirketin müvekkilini istifaya zorlama kastı bulunduğunu, müvekkilinin yapılan baskılara dayanamadığını ve bu nedenle üzerinde kurulan baskıya istinaden 06.01.2020 tarihinde istifa dilekçesini davalı işverene sunduğunu, davalı işverenin müvekkili aleyhinde haksız asılsız dayanaksız iddialar ile olumsuz beyanlarda bulunduğunu ve müvekkilinin yeni çalışma ortamı bulmasına engel olmaya çalıştığını, birikmiş yıllık izin alacağının bulunduğunu, Gaziosmanpaşa 4. Noterliği kanalıyla işveren Şirketin temerrüde düşürüldüğünü ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunarak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacının psikolojik taciz iddiasının tamamen asılsız olduğunu, davacının savcılığa intikal etmiş olan soruşturma nedeniyle istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini kendi rızası ile feshettiğini bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkili Şirket ile imzalamış olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesinin 9 ve 10. maddelerini açıkça ihlal ederek müvekkili Şirketteki iş sözleşmesi ve imza yetkileri devam ederken müvekkili şirketin başka çalışanı olan ve yine istifa ederek ayrılan dava dışı O.A. tarafından müvekkili Şirket ile aynı faaliyet konusunda kurulan Türkiye'de ... Danışmanlık İnş. San. ve Dış Tic. AŞ ünvanlı Şirkette Yönetim Kurulu Başkanı, ...'da ise ...Ltd. ticari ünvanlı Şirkette %100 hissedar olduğunun, müvekkili Şirketin kendisine tanıdığı yetkileri kötüye kullanarak, O.A. ile birlikte işbu Şirketlere muvazaalı şekilde para aktarımı gerçekleştirmiş olduklarının ve haksız kazanç elde ettiklerinin tespit edildiğini, müvekkili Şirket tarafından henüz disiplin kurulu toplanmamışken 06.01.2020 tarihinde davacıdan konu ile ilgili olarak savunma vermesinin talep edildiğini, davacının savunma vermekten imtina ederek aynı gün içinde soruşturma konusu iddialardan duyduğu muhtemel utanç ve korku sebebiyle istifa dilekçesini sunduğunu, davacının kendisinden savunma vermesinin talep edilmesiyle birlikte haklı sebeple iş sözleşmesinin feshedileceğini anladığını ancak yönetici pozisyonunda çalışması nedeniyle siciline kayıt geçmemesi için kendi iradesiyle ve istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini sonlandırdığını bu nedenle kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının kendisine psikolojik baskı ve psikolojik taciz uygulandığı yönündeki iddialarının tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının yeni yönetim ile sadece 5 gün çalıştığını, davacının üst düzey yönetici olduğundan fazla çalışma alacağı talep edemeyeceğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını, davacının hak ettiği hâlde tahsil edemediği hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketin tebligat adresinin yetki alanı içerisinde olduğu, davacıdan, yurt dışında Şirket kurarak bu Şirketlere para aktarıldığı iddiası ile 06.01.2020 tarihinde önce sözlü sonrasında yazılı olarak savunmasının istendiği, davacının savunma vermekten imtina ederek aynı gün kendi el yazısı ile istifa dilekçesi yazarak işyerinden ayrıldığı, davacı taraf istifa dilekçesinin baskı altında alındığını iddia etmiş ise de işyerinde icra kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olarak çalışan, verdiği istifa dilekçesinin sonuçlarını bilebilecek nitelikte bir çalışan olup dilekçede iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine ilişkin bir ibare olmadığı, dinlenilen davacı tanığının fesih günü işyerinde olmadığından görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, davalı tanıklarının ise davacıdan savunma istenmesi üzerine savunma vermediğini, istifa ederek işyerinden ayrıldığını, kendisine istifa etmesi için baskı yapılmadığını beyan ettikleri, işyerinde üst yönetimin 01.01.2020 tarihinde değiştiği, davacının 06.01.2020 tarihinde istifa ettiği, bu kadar kısa bir sürede psikolojik taciz yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, davacının istifa dilekçesinin baskı ile alındığını ispatlayamadığı, haklı bir fesih nedeni de ileri sürülmediğinden iş sözleşmesinin davacının istifası ile işçi tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağı taleplerinin reddi gerektiği, davacının üst düzey yönetici olduğundan fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispat edemediği, banka kayıtlarıyla uyumlu olan bordro tahakkuklarına göre asgari geçim indirimi alacağının ödendiği, yeminli beyanına göre kullanılmayan 70 gün için yıllık izin alacağı bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının tazminatlarını almaksızın kendi isteğiyle işten ayrıldığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işyerinde yeniden yapılanma süreci olduğundan davacıyı uzaklaştırmak için baskıyla istifa ettirildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının reddinin hatalı olduğunu, b. Davacının görev ve sorumluluklarına göre gerekli ücretin ödendiğinden bahisle fazla çalışma alacağının reddinin ve davalı tanık beyanlarına göre ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddinin yerinde olmadığını, davacının asgari geçim indirimi alacağının da bulunduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yıllık ücretli izin yönünden kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshine, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6853, K. 2025/6819, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6853-e-2025-6819-k-b18e81b959ca