Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6539 E. 2025/6807 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6539
Karar No
2025/6807
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/151 E., 2025/284 K. DAVA TARİHİ : 07.05.2024 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendika Yönetim Kurulunun, kendisine muhalif gördükleri kişileri sendika ve yönetimden uzaklaştırmak için bir araç olarak 08.04.2024 tarihli ve 151 sayılı karar ile Delege Seçim Yönetmeliği'ni kabul ettiğini, dava konusu edilen Delege Seçim Yönetmeliği'ne dair karar ve işlemlerin usul ve kanuna, hukuka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, Kanun'un emredici hükümlerine uygun olmayan sendika tüzük hükümlerinin ve buna dayanılarak çıkarılan delege seçim yönetmeliği hükümlerinin hukuki geçerliliğinden bahsedilemeyeceğini, dava konusu edilen Delege Seçim Yönetmeliği'nin kabul edilmesi kararını alan Sendika Yönetim Kurulunun da usul ve kanuna uygun oluşturulmadığını, Sendika Yönetim Kurulunun usul ve kanuna uygun olarak toplanmadığını, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerinde açık bir şekilde delege seçiminin usul ve esaslarına dair düzenlemelerin tüzük ile yapılması gerektiğinin ortaya konulduğunu, söz konusu yasal düzenlemelerin mutlak emredici nitelikte olduğunu, delege seçimlerine dair düzenlemelerin sendikanın en üst karar organı olan genel kurulda ihdas edilmesinin, demokratik işleyiş için öngörülebilir ve güvence temin eden bir süreç oluşturacağını, Sendika Delege Seçim Yönetmeliği'nin içerik olarak da birçok bakımdan Kanun'a, usule, hukuka, Sendika Tüzüğü'ne aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Sendika Yönetim Kurulunun 08.04.2024 tarihli ve 151 sayılı kararı ile kabul edildiği belirtilen davalı Sendikanın Delege Seçim Yönetmeliği'nin ve buna ilişkin Sendika Yönetim Kurulu kararının geçersiz olduğunun tespitine, aksi kanaat hâlinde ise iptaline, bu talep yerinde görülmez ise ... Delege Seçim Yönetmeliği'nin dava dilekçesinde belirtilen maddelerinde yer alan düzenlemelerin geçersiz olduğunun tespitine, aksi kanaat hâlinde ise iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bütün iddialarının baştan sona soyut iddialar olup somut delillerle desteklenmediğinden yalnızca mahkemede oluşturmaya çalıştıkları algıyla tedbir kararı almaya çalışacaklarını, müvekkili Sendika Yönetim Kurulunun almış olduğu kararın; mevzuata, Tüzük'e, Genel Kurulun verdiği yetkiye, özetle hukuka ve hukukun temel ilkelerine uygun olarak verildiğinden davacı tarafın ihtiyati tedbirin şartları için aranan yaklaşık ispat kuralını da sağlayamadığını, davacı tarafın aksine, yirmi binden fazla üyeye sahip müvekkili Sendikanın korunması gereken hukuki haklarının zedeleneceğini ve Sendika yönetiminin sendikal faaliyetlerini yerine getirmesine engel olacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli kararı ile; yönetmelik düzenleme yetkisinin Sendika Yönetim Kurulunda olduğu, dava konusu kararın usul ve kanuna uygun olarak alındığı, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkeme 10. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, belirtilen kanun hükümlerinde açık bir şekilde delege seçiminin usul ve esaslarına dair düzenlemelerin tüzük ile yapılması gerektiğinin ortaya konulduğu, söz konusu yasal düzenlemelerin mutlak emredici nitelikte olduğu, Mahkemece davanın kabulü ile davalı Sendika Yönetim Kurulunun 08.04.2024 tarihli ve 151 sayılı kararı ile ihdas edilen Seçim Yönetmeliği'nin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Sendika Tüzüğü'nde delege seçimine ilişkin usul ve esasların zaten belirlendiğini, Yönetmelik'in, Tüzük'teki esasları somutlaştıran bir iç düzenleme olduğunu, Kanun'un aradığı usul ve esasların yerini almadığını, Sendika Tüzüğü'nün yönetmelik yapma yetkisine ilişkin hükmü ve Genel Kurulun iradesinin göz ardı edildiğini, Yargıtay kararının uygulanmasının, Sendikayı faaliyetsiz bırakacak bir hukuki çıkmaz doğurduğunu, somut olayda sendika içi demokrasi veya üyelerin haklarının zedelenmediğini, aksine Yönetmelik'in bu ilkeleri güvencelediğini, Kanun hükümlerinin amacı dikkate alınarak yorumlanması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Delege Seçim Yönetmeliği'nin kabul edilmesine ilişkin Sendika Yönetim Kurulu kararının geçersizliğinin tespiti veya iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6539, K. 2025/6807, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6539-e-2025-6807-k-55eb35841161