Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6441 E. 2025/7722 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6441
Karar No
2025/7722
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1207 E., 2025/1760 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/717 E., 2024/422 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.02.2018-04.07.2022 tarihleri arasında çağrı merkezi temsilcisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, haksız fesih tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının iş sözleşmesinin disiplin kurulu kararı uyarınca işverenin davacı çalışana duyduğu güvenin derinden sarsılmasına sebebiyet veren aktif çağrı esnasında çağrıyı bilinçli olarak sonlandırma şeklindeki kural dışı eylemlerinden ötürü 04.07.2022 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, konuya ilişkin davacı savunmasının alındığını, davacı savunmasında yer alan teknik aksaklık bildiriminin gerçeği yansıtmadığını, konuya ilişkin olarak davacının öncesinde de sözlü olarak uyarıldığını, verilen hizmetin niteliği dikkate alındığında davacının çalışırken kendisine gelen aktif çağrıları fiilen karşılamamak ve kasten sonlandırmak şeklinde eylemlerinin kendisine duyulan güveni tamamen yok ettiğinden davacı feshinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bakiye 6 günlük yıllık ücretli izin alacağının da kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 12.02.2018-04.07.2022 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde çağrı merkezi temsilcisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işverence 04.07.2022 tarihli ihtarname ile davacının "aktif çağrı esnasında çağrı sonlandırma şeklindeki eylemlerinizden ötürü" feshedildiği, kapsama alınan görüşme kayıtlarının çözümüne ilişkin teknik bilirkişi raporu ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacının, fesih bildiriminde belirtildiği üzere 136 adet çağrı sonlandırma eylemini gerçekleştirdiğinin kanıtlanamadığı, bu kapsamda feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı; ancak davacının kullandırılmayan yıllık izin süresine karşılık ücretin ödendiği ve haksız fesih tazminatına hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğinin iddia edildiği durumlarda, sözleşmenin kıdem ve ihbar tazminatı doğurmayacak şekilde haklı olarak feshedildiğinin ispat yükünün işverene ait olduğu, davacının işyerindeki iş akışını bozduğu hususunun ve bu konuda öncesinde herhangi bir uyarı yapıldığına ilişkin ispat yükünün yerine getirilmediği, davacı tarafın konuşmasını kasıtlı şekilde sona erdirdiğinin de davalı tarafça ispatlanamadığının kabulüyle kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu; İlk Derece Mahkemesi tarafından davalının tercihine uygun sistemde bilirkişi tespit edilemediği için talimat mahkemesine yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınması yönündeki ara karardan dönülerek çevirisi yapılması istenen kayıtların dijital ortamda dosyaya ibrazının sağlanarak rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının 01.05.2022-23.05.2022 tarihleri arasında almış olduğu toplam 744 adet çağrının 136 adetinin yukarıda yasak olduğu belirtilen çağrı sonlandırma (hang up) şeklinde gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 2. Mahkemece yerinde inceleme olmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, bu sebeple ispat yükünün yerine getirilmediğine ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, 3. Tanık beyanları uyarınca da iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı hususunun ispatlandığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işverence iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, feshe ilişkin ispat yükünün yerine getirilip getirilmediği ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davalı işverence davacı işçiye keşide edilen ... Noterliğinin 04.07.2022 tarihli ve ... keşide numaralı ihtar içeriğinde; iş sözleşmesinin, 01.05.2022-23.05.2022 tarihlerinde davacının almış olduğu toplam 744 adet çağrının 136 adetinin yasak olduğu belirtilen çağrı sonlandırma (hang up) şeklindeki eylemleri ile sonlandırmasından dolayı iş sözleşmesinin feshedildiği ifade edilmektedir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, feshe dayanak teşkil eden söz konusu eylemlerin gerçekleştiğinin davalı tarafça ispatlanmadığı yönünde gerekçe oluşturulmuştur. Davalı tarafça ispata ilişkin ... raporları sunulmuş ve Mahkemece eksik incelemede bulunulduğu ileri sürülmüş ise de, söz konusu eylemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin kabulü hâlinde dahi eylemlerin gerçekleştiği süre aralığı, toplam çağrılar içinde yasak çağrı sonlandırma (...) şeklinde gerçekleştirilen eylemlerin ağırlığı dikkate alındığında işveren feshinin haklı nedenle feshi gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne ilişkin Mahkeme kararı bu gerekçe ile yerindedir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle yukarıda belirtilen ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6441, K. 2025/7722, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6441-e-2025-7722-k-1ef2dadd2caa