Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6437 E. 2025/7052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6437
- Karar No
- 2025/7052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/25 E., 2025/1826 K. DAVA TARİHİ : 04.08.2021 Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üniversitesi (...) Rektörlüğüne bağlı ... Hastanesinde hizmet ihalesi alan Şirketlerde aralıksız olarak çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile kadroya geçirildiğini ve hâlen Hastaneye bağlı kadrolu işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren Şirketlerde çalışırken Şirketler ile asıl işveren arasında yapılan ihalede ödenecek çıplak ücretin asgari ücretin en az % fazlası olarak düzenlendiğini ve işçilerin mevcut ücret ve sosyal hakları korunarak sürekli işçi kadrosuna geçişlerinin yapıldığını, davacının davalı Kurumla belirsiz süreli iş sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin 4. maddesinin (a) bendinde ücretinin asgari ücret+ (varsa) % fazlası şeklinde hüküm altına alındığını, davacının ücretlerinin belirtilen şekilde tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 ve 24. maddeler uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alım sözleşmelerinin, öngörülen geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla feshedilmiş sayılacağının hüküm altına alındığını, davacının ücret ve sair hakları bakımından Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığını, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Denizli 3. İş Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçişi aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde aylık ücretin açıkça asgari ücretin % fazlası olacak şekilde kararlaştırıldığı, anılan düzenlemenin her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, her ne kadar bilirkişi raporunda arabuluculuk tarihi aşılarak hesaplama yapılmış ise de davacının arabuluculuk tarihi ile sınırlı olarak davayı ıslah ettiği, bu nedenle davanın ıslah edilmiş hâliyle davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 4. maddesinde bulunan düzenleme ile ücretin asgari belirli bir fazlası olarak ödeneceğinin ve bu şekilde hesaplanacak ücrete asgari ücrette yapılması muhtemel değişikliklerin aynen yansıtılacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle fark ücret alacaklarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, seri davalara ilişkin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu belirtilerek davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği; ancak Yüksek Hakem Kurulu kararıyla bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin, davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yararlandığı bir toplu iş sözleşmesi olmadığı, bu nedenle 01.11.2020 tarihine kadar hesaplanan fark ikramiye alacağı yönünden en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 19.01.2023 tarihli karar ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından sonra sendika üyesi olduğu, bu nedenle sendika üyeliğinin davalıya bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği, Mahkemece bu husus gözetilmeksizin fark alacakların hesaplanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 9.12.2023 tarihli kararı ile; bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 22.02.2024 tarihli karar ile; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının davalı Kurum ile ... ... Sendikası arasında bağıtlanan 01.09.2020-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 15.12.2020 tarihinden sonra 11.01.2021 tarihinde sendika üyesi olduğu ve üyeliğinin 29.01.2021 tarihinde işverene bildirildiği, bu hâlde bozma kararında açıkça belirtildiği üzere davacının toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükmünden bildirim tarihinden itibaren yararlanabileceği belirtilerek Mahkemece fark ücret alacağı yönünden bu husus gözetilmeksizin bozma kararı öncesi gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli kararı ile; bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 21.11.2024 tarihli karar ile; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının 2020/11 ve 2020/12 dönemi yönünden ücretinin düşürülerek fark alacakların hesaplanmasının hatalı olduğu ve Dairemizin 22.02.2024 tarihli bozma kararı sadece fark ücret alacağının hesaplanmasına ilişkin olmasına rağmen Mahkemece bozma sonrası fark ilave tediye alacağı yönünden de yeniden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının üçüncü kez bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklı yapılan fark ödemeler dikkate alınarak mahsup işleminin yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, b. 2021 yılından sonrası için ilave tediye alacağı çıkartılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, c. Bozma kararının fark ücret alacağına yönelik olduğunu, ilave tediye ve ikramiye alacağına yönelik olarak tekrar hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, d. Davacı işçi aleyhine vekâlet ücretine ve arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin ve hukuki dinlenilme ile işçi lehine yorum ilkeleri gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hukuk devleti ilkesinin özüne aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Asgari ücretin % fazlasının üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde belirtilen %4 oranında ücret zammı uygulanmasının talep edilmesinin mükerrer zam yapılması sonucunu doğuracağını, b. Mevzuat hükümlerinin ve Bakanlık görüşlerinin dikkate alınmadığını, c. Davacıya tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını, d. Mahkeme kararının açık ve anlaşılır olmadığını, e. Aleyhlerine bu konuda açılan yaklaşık 340 dosya olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte ilgili dosyaların birleştirilmesi veya birleştirilmese bile AAÜT'nin 22/1 hükmü uyarınca seri dosyalar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükmünden davacının hangi tarihten itibaren yararlanabileceği, buna göre ücretin tespiti ile fark alacakların hesabı ve vekâlet ücreti ile yargılama giderine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.