Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6405 E. 2025/7145 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6405
- Karar No
- 2025/7145
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2442 E., 2025/1042 K. DAVA TARİHİ : 04.11.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/515 E., 2024/583 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanunu’na (4857 sayılı Kanun) aykırı olarak işten çıkarıldığını, fesih için hiçbir haklı neden bulunmadığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilerek darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde zaruri bazı tedbirler alındığını, bu tedbirler çerçevesinde Banka Yönetim Kurulunun 12.08.2016 tarihli ve 88995 Karar sayılı kararı ile FETÖ/PDY örgütü üyeliği mensubiyeti ya da bağlantısı olan kişilerin iş sözleşmelerinin feshi yönünde karar alındığını ve davacının da buna dayalı olarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İHLAL KARARINDAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli kararı ile; iş sözleşmesinin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile illiyet, irtibat ve iltisakı olduğu kanaatine varılarak feshedildiği, 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (673 sayılı KHK) 7. maddesi nazara alındığında davacı işçiden kaynaklanan nedenlerle güven ilişkisinin ortadan kalktığı, bu durumun işveren yönünden katlanması beklenmeyecek nitelikte olup fesih işleminin haklı ve geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. B. İstinaf İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2017 tarihli kararı ile; fesih bildiriminde atıf yapılan Yönetim Kurulu kararında feshe yönelik iki ayrı nedenin olduğu, bunlardan birincisinin FETÖ/PDY örgüt üyeliği, iltisak ya da irtibat olduğu, diğer nedenin ise performans düşüklüğü olduğu; ancak davacı açısından feshin hangi sebebe dayandığının açıklanmadığı, buna göre geçerli bir fesih bildiriminin söz konusu olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 08.10.2018 tarihli karar ile; Dairece verilen geri çevirme kararı üzerine davalı tarafça gönderilen yazı cevabında, davacının emniyet istihbaratta kaydı olduğu ve ... yoğun olarak işlem yaptığı hususunun belirtildiği, her ne kadar davacı hakkında cezai bir tahkikat olmadığı görülse de açıklanan eylemler ve davalı savunmasına göre davacının FETÖ/PDY ile ilgi, iltisak ya da irtibatı bulunduğu konusunda davalı işveren açısından şüphe feshini gerektirir yeterli delil mevcut olduğu, buna göre 673 sayılı KHK'nın kamu iştiraklerindeki işçilere ilişkin 7. maddesi de dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin yasal düzenleme kapsamında sona erdirildiği ve kamu bankası niteliğinde olan işyerine işe iadesinin mümkün olmadığı, yasal yetki nedeni ile fesihlerde 4857 sayılı Kanun'un 18 vd. maddeleri uyarınca geçersizlik koşulları aranmayacağından işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek yapılan feshin geçerli olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE İHLAL KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi Kararı Kesinleşen karara karşı davacı tarafın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması üzerine Anayasa Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2019/2166 Başvuru numaralı kararı ile; adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilir olduğuna ve kararın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesi Kararı İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yazılı fesih bildiriminde sebebin açık ve kesin şekilde belirtilmediği, davacıdan savunma alınmadığı, davalı tarafın iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiği iddiasına ilişkin ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir. C. İstinaf İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olağanüstü hâl kapsamında yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 673 sayılı KHK'ya bağlı olarak alınacak tedbirler kapsamında yapılacak fesihlerin, yasal yetkiye dayalı olarak işverene geçerli nedenle fesih yetkisi verdiği ve FETÖ/PDY örgütüne üyelik veya iltisak ya da irtibatlı olunduğu gerekçelerine dayanılarak yapılan şüphe fesihlerinde yazılı fesih bildirimlerinde fesih sebebinin yer alması zorunluluğu bulunmadığı, davacının ...da FETÖ terör örgütü ele başının bankayı kurtarın talimatı verdiği tarih ile örtüşen 15.01.2024 tarihinde vadesiz TL hesabı açtığı, aynı gün hesaba para gönderildiği, tutarların katılım hesapları açılarak değerlendirildiği, hesap vadelerinin uzatıldığı, Şubat 2015 döneminden itibaren hesaba para giriş çıkışının olmadığı, buna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/55251 sayılı soruşturma dosyasında bilirkişi raporunun da alınmış olduğu, davacı hakkında yakalama emri bulunduğu, davacının firari olduğu, her ne kadar soruşturma numarası 2022 tarihli ise de 115 ihbar formunda davacı hakkındaki ihbarın 10.08.2016 tarih ve saat 17.51'e ilişkin olduğu, ihbar tarihi ve ihbara ilişkin emniyetçe yapılan araştırmaya göre davacının FETÖ terör örgütünü aklamaya yönelik eylemlerinin fesih tarihinde ve öncesinde de olduğunun anlaşıldığı, davalı işverenlikçe yapılan şüphe feshinin yeterli deliller ile ispatlandığı, feshin geçerli sebeplere dayandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının elinde hiçbir delil olmadan davacının iş sözleşmesini feshettiğini, 2. Dosyada davacının FETÖ'nün bankayı kurtarın talimatına uyarak ...ya para yatırdığına dair somut hiçbir delil bulunmadığını, 3. 2022 yılında açılan soruşturmaya dayanılarak davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, 4. İş sözleşmesinin fesih sebebinin açık ve kesin şekilde bildirilmediğini, davacının savunmasının alınmadığını, 5. Müvekkilinin FETÖ/PDY de dâhil hiçbir terör örgütüyle bağlantısı bulunmadığını, 6. Müvekkili hakkında fesih tarihi itibarıyla açılmış bir ceza soruşturması bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak davacının işe iadesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.