Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6186 E. 2025/8461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6186
- Karar No
- 2025/8461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/507 E., 2025/28 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 2004-2012 yılları arasında net 2.500,00 USD sabit ücret ile çalıştığını, işyerinde haftanın yedi günü 07.00-19.00, 20.00 saatleri arasında çalıştığını, barınma, üç öğün yemek, aydınlanma, temizlik gibi giderlerinin işverene ait olduğunu, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iş görme borcunu yabancı bir ülkede ifa etmesi sebebiyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsurunun bulunduğunu, uyuşmazlığa yabancı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, iddia edilen ücretin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışı projelerinde 27.04.2004-01.12.2012 tarihleri arasında dönemler hâlinde kesintili olarak toplam 4 yıl 4 ay 21 gün çalıştığı, davacının iş sözleşmesi işveren tarafından haksız feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 29.06.2022 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 29.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı işçinin, 27.04.2004 - 07.06.2005, 19.08.2005 - 25.10.2005 tarihleri arasındaki çalışma döneminde mutad işyerinin öncelikle tespit edilmesi gerektiği, hukuk seçimi anlaşması bulunan üçüncü çalışma döneminde ... hukuku, hukuk seçimi anlaşması bulunmayan dördüncü çalışma döneminde Umman hukuku, birinci ve ikinci çalışma dönemleri yönünden de belirlenecek olan mutad işyeri hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davacının birinci ve ikinci çalışma dönemlerinde ...'da çalıştığının tespit edildiği, ... çalışma döneminin 26.09.2009 tarihinde, Umman çalışma döneminin ise 01.12.2012 tarihinde son bulduğu, ... Federasyonu İş Kanunu ve Umman İş Kanunu düzenlemelerine göre davanın açıldığı tarih itibarıyla alacakların zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresi konusunda Türk kanunlarının uygulanması gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.