Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6155 E. 2025/7407 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6155
- Karar No
- 2025/7407
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/875 E., 2025/1289 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 71. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/447 E., 2024/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... İlçe Başkanlığında 09.12.2015-24.08.2019 tarihleri arasında çaycı-temizlikçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin hiçbir sebep belirtilmeksizin haksız şekilde sona erdirildiğini, ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 2820 sayılı .... Partiler Kanunu'nun (2820 sayılı Kanun) 71. maddesi ile ...Tüzüğü'nün 75. maddesi uyarınca davacının çalışmasına yönelik ...Merkez Yönetim Kurulunca önceden verilmiş bir yetki veya sonradan verilmiş bir onay bulunmadığından davacı ile kurulan iş sözleşmesinden parti tüzel kişiliğinin sorumlu tutulamayacağını, Yargıtayın güncel kararlarının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2820 sayılı Kanun'un 71. maddesinde " ...partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları hizmet sözleşmeleri de dâhil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzel kişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz...." düzenlenmesinin bulunduğu, davacı işçinin ...... İlçe Başkanlığında çalıştırılmaya başlanmadan önce veya çalışma devam ederken genel merkezden izin/onay alındığına dair dosyada bilgi veya veri olmadığı hususu dikkate alındığında sözleşmenin tarafı olmayan davalı ...Genel Başkanlığı ile ilgili talebin husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2820 sayılı Kanun'un 71. maddesinin 2016 yılında yapılan değişiklik öncesindeki hâlinin “Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzelkişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzelkişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk, sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur.” şeklinde olup 2016 yılında yapılan değişiklik ile ilgili Kanun maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “parti teşkilat kademelerinin yaptıkları” ibaresinden sonra gelmek üzere “hizmet sözleşmesi de dâhil her türlü” ibaresinin eklendiği, buna göre siyasi parti il veya ilçe teşkilatları tarafından yapılan sözleşmelerin merkez karar ve yönetim kurulu tarafından izin veya onay verilmediği sürece siyasi parti tüzel kişiliğini bağlamayacağının ve il veya ilçe teşkilatlarında çalıştırılan işçiler bakımından sorumluluğun Kanun gereği sözleşmeyi yapan ve yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olmasının kabulü gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/2563 Esas, 2020/10703 Karar sayılı ilâmının da bu doğrultuda olduğu, sözleşmenin tarafı olmayan davalı ...Genel Başkanlığı ile ilgili talebin husumet yokluğu nedeniyle reddine dair kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin husumetin doğru yöneltildiğini ve iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispatlayabilecekken İlk Derece Mahkemesince deliller toplanmaksızın karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2820 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca davacının işçilik alacaklarından davalı ...Genel Başkanlığının sorumlu tutulup tutulmayacağına ve buna bağlı olarak husumetten redde ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.