Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6011 E. 2025/7554 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6011
Karar No
2025/7554
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/524 E., 2025/592 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/226 E., 2021/1049 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde Ağustos 2008 ayından itibaren bilgi teknolojileri uzmanı olarak çalıştığını, işverene e-ticaret güvenliği, şifreleme, bilgi teknolojileri hususlarında müşavirlik hizmeti sunduğunu, hizmetin telefon, e-posta veya diğer iletişim araçları ile danışma, seminer ve konferans tertibi, yayın hazırlama şeklinde olduğunu, Haziran 2013 ayından itibaren ödeme yapılmadığını, davalının müşavirlik talepleri azalmış olmakla birlikte davacının akademik birikimi ve tecrübesini davalıya hizmete hazır hâlde devam ettiğini, sigorta kaydı bulunmadığı için ödeme yapılmadığının söylendiğini ancak davacının çalışan olarak sigorta kaydının devam ettiğini, sözleşmesinin de feshedilmediğini, 2013 yılında davacıya net 6.137,00 TL ücret ödendiğini, buna ilave olarak ikramiye ödendiğini ileri sürerek dava tarihine kadar ödenmeyen ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 31.05.2013 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla davacının iş sözleşmesinin 10.06.2013 tarihinde feshedildiğini, işten ayrılma yasal hakları açıklamasıyla 28.06.2013 tarihinde davacının banka hesabına ödeme yapıldığını, bundan sonra da davacı ile bir iş ilişkisinin kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından keşide edilen ...Noterliğinin 11.06.2013 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinde iş sözleşmesinin 10.06.2013 tarihinde feshedildiğinin bildirildiği, ekli mazbatada ihtarnamenin, muhatap yurt dışında bulunduğundan birlikte sakin ...’ye tebliğ edildiğinin yazılı olduğu, ...’ye ait 28.06.2013 işlem tarihli dekontta “işten ayrılma yasal haklar tutarı” açıklamasıyla davacıya 43.425,11 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar davacı vekilince tebligatın usulsüz olduğu iddia edilmişse de fesih iradesinin bozucu yenilik doğuran irade olduğu ve feshin gerçekleşmesi için tebliğin gerekmediği, davalı işverence iş sözleşmesinin 2013 yılı Haziran ayında feshedildiği, kaldı ki davalı tarafça son altı yıldır davacıya aylık ücret ödemesinin yapılmadığı ve yine 28.06.2013 tarihinde davacının banka hesabına "işten ayrılma yasal hakları" açıklamasıyla toplu miktarda ödeme yapıldığı ve söz konusu ödemenin davacının uhdesine geçtiği, bu hâliyle davacının feshi öğrenmemesinin mümkün olamayacağı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği ve fesihten sonra taraflar arasında iş ilişkisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Delillerin değerlendirilmediğini, fesih bildiriminin kendilerine ulaşmadığını, tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshedilip edilmediği buna göre davacının dava konusu ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6011, K. 2025/7554, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6011-e-2025-7554-k-14da0fe61032