Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5793 E. 2025/6683 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5793
Karar No
2025/6683
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/143 E., 2025/1055 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... AŞ (Eski Ünvanı: ... Güvenlik Hizmetleri AŞ) (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sendikasının üyesi olduğunu, davalıya ait işyerinde alt işverenler bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ... Sendikasının özel güvenlik çalışanları için örgütlenerek toplu iş sözleşmesi yapmak için 30.04.2015 tarihli ve 71106642/103.02/8605 sayılı yetki tespiti aldığını, alınan bu yetki tespitine ... Şirketi tarafından Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde itiraz davası açıldığını, davanın reddi kararının Yargıtay tarafından onandığını, yetki tespitinin kesinleştiğini, alınan yetki belgesine istinaden ... Sendikası tarafından yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonucunda tüm maddeleri Yüksek Hakem Kurulunca 26.02.2019 tarihli ve 2018/1248 Esas, 2019/67 Karar sayılı karar ile uygulamaya konulan 01.03.2015-31.12.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farklarının kendisine ödenmediğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan işçilik haklarından birlikte sorumluluğun söz konusu olduğunu ileri sürerek davacının ödenmeyen ücret farkı, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil, yakacak, silah tazminatı, bayram, çocuk yardımı ve öğrenim yardımı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kısmi dava açılamayacağını, dava şartı eksikliği sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili Şirketin diğer davalı ile güvenlik hizmeti alım sözleşmeleri imzaladığını, davacının da bu hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde, belirli süreli iş sözleşmesi ile özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, bir an için davacının toplu iş sözleşmesinde belirtilen haklardan yararlanması gerektiği düşünülse dahi, bundan kaynaklanan sorumluluğun diğer davalıya ait olacağını, zira toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve sosyal haklardaki bedel artışlarının idare tarafından yükleniciye fiyat farkı olarak ödenmesi gerektiğini, ihale dokümanları incelendiğinde talep edilen bedelle ilgili bir fiyatlandırma tanımlanmadığının ortaya çıkacağını, diğer davalı Kurum ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili Şirketin tüm çalışanlarının ücretlerini banka aracılığıyla ödemekte olduğunu, davacı işçinin de çalıştığı dönem boyunca ücretlerini müvekkili Şirkete bildirdiği aylık ücret hesabı aracılığıyla tam ve eksiksiz olarak aldığını savunarak davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddini istemiştir. 2. Davalı ... Endüstrisi AŞ vekili cevap dilekçesinde; husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davada taraf sıfatlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 47. İş Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile; davacının üye sıfatı ile toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, davalı ... ile davacının üyesi olduğu ... Sendikası arasında Yüksek Hakem Kurulunun 26.02.2019 tarihinde 2018/1248 Esas, 2019/67 Karar sayılı kararı ile bağıtlanan toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu, davacıya ait ücret bordroları ile banka kayıtlarının incelenmesi ile davacı vekili tarafından talep edilen alacakların işveren tarafından eksik ödendiğinin usul ve kanuna uygun denetime elverişli bilirkişi raporunun tespit edildiği, davalı .... Endüstrisi AŞ'nin ise asıl işveren sıfatıyla dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile; davacının davalı Kuruma ait ... Silah Fabrikasında yüklenici firmalar bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, davalılardan birinin ikametgâhı olan Ankara iş mankemelerinin yetkili olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davaya konu taleplerin 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasındaki ... Şirketi bünyesinde geçen çalışma dönemine ilişkin olduğu, işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre alacağın hesaplandığı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklara işletme faizi yürütülmesinde bir hatanın bulunmadığı; ancak davanın kısmi dava olarak açıldığı, ıslah dilekçesinin 15.09.2021 tarihinde ibraz edildiği, davalı tarafın süresinde sunduğu ıslah zamanaşımı def'i nedeniyle 15.09.2016 tarihinden önceki alacaklarının ıslah zamanaşımına uğradığı, İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesindeki talep miktarları ile sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekirken ıslah edilen miktarların tamamının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Yüksek Hakem Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinin "Farkların Ödenmesi" başlıklı geçici 1. maddesinde "Toplu İş Sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarih ile işyerine tebliğ edildiği aya kadar geçen süre için ödenecek farkların tutarı, iş bu Kararın işyerine tebliğ tarihinden itibaren bir (1) ay içinde ödenir." düzenlemesinin yer aldığı, Yüksek Hakem Kurulu kararının davalı işyerine tebliğ tarihi araştırılarak, dava konusu alacakların davalının ıslaha karşı zamanaşımı def'inden etkilenip etkilenmediği yeniden değerlendirilmek suretiyle talep konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca yapılan araştırma neticesinde Yüksek Hakem Kurulu kararının davalı işyerine 22.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu tarih dikkate alındığında talep konusu alacakların ıslah zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklardan asıl işveren olan diğer davalı Şirketin sorumlu olduğunu, aksi kabulün diğer davalı Şirketin sebepsiz zenginleşmesine, müvekkili Şirketin zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı işçinin sendikaya üyelik tarihinin dikkate alınmadığını, 3. Zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep konusu alacakların ıslah zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... Şirketinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5793, K. 2025/6683, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5793-e-2025-6683-k-2f5ea3a6a282